Not Defteri

MÜMTEHİNE

Yazımızın başlığı aynı zamanda Kur’ân-ı Kerim’deki bir sûrenin de ismi. ‘’İmtihan edilen kadın’’ anlamına geliyor. Mümtehine Sûresi de aynen Kur’ân-ı Kerim’deki ‘Kadınlar’ anlamına gelen ‘Nisa’ Sûresi gibi kadınlarla ilgili hükümlerle dolu. İkisi de Medine’de nâzil olmuş. 176 âyet olan Nisa Sûresi gibi uzun değil. 13 âyetten oluşuyor.

Mümtehine Sûresi İslâm’ın ilk yıllarında Müslümanlar için ağır şartlar ihtivâ eden Hudeybiye Anlaşması akabinde meydana gelen hâdiseler üzerine inmiş.  Aynen Fetih Sûresi gibi…

 

Kadınlar, kadınlar…

Mekke müşriklerinin baskısı ile Medine’ye hicret eden Müslümanlar geri dönmeyi, Mekke’yi fethetmeyi hep arzuladılar ve çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirdiler. İşte tam da bu sırada hazırlıkları Mekke müşriklerine bildiren bir mektup Cebrail Aleyhisselâmın haber vermesi üzerine Mekke yolunda yakalandı. Mektubu bir kadın taşıyordu. Araştırma, sorgulama neticesinde mektubu Mekke’de akrabaları bulunan ve müşriklerin onlara zarar vermesinden korkan bir Sahabinin gönderdiği anlaşıldı. Sûrenin başındaki âyetler bu hadise üzerine indirildi. Müslümanlara Hz. İbrahim ve ümmetinin yaşadıkları örnek gösterildi:

“Kıyamet Gününde ne akrabalarınız, ne de evlâtlarınız size bir fayda vermez. O gün Allah onlarla aranızı ayıracaktır… İbrahim’de ve onunla birlikte olan mü’minlerde sizin için güzel bir numune vardır. Onlar kavimlerine ‘Biz sizden ve sizin Allah’ı bırakıp da taptıklarınızdan uzağız’ demişlerdi.” (Mümtehine Sûresi, 3-4.)

 

Kadınların verdiği söz

Mekke müşrikleri ile yapılan Hudeybiye Anlaşması gereğince, Kureyş’ten Müslüman olup da Medine’ye sığınanların geri verilmesi gerekiyordu. Sûrenin 10. âyetinde bu şekilde Müslümanlara sığınan kadınların imtihan edilmesi, eğer mü’min iseler müşriklere geri verilmemesi emredilmektedir. Bu çerçevede kadınların evliliğinde önemli yeri olan mehir hakları üzerinde de durulmaktadır.

“Ey Peygamber! Mü’min kadınlar sana gelip de Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, doğurmadığı çocuğa yalan yere sahiplik iddiâsında bulunmamak ve itaat etmeyi gerektiren bir hususta sana karşı gelmemek üzere biat etmek isterlerse, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan af dile. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Mümtehine Sûresi, 12.)

 

Rabbimiz bizden ne istiyor?

Yazının devamı Bizim Aile dergisi Haziran sayısında.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*