Röportaj

Şifa terapisi: Refleksoloji

Refleksoloji çoğunlukla ayak olmak üzere el ve kulaklara masaj ve baskı uygulanarak yapılan bir alternatif tedavi metodudur. Uzak doğu terapilerinin bir dalı olan refleksolojinin, hangi hastalıklara iyi geldiğini, kimlere uygulanması gerektiğini Mürvet Muratoğlu’na sorduk.

 

Sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim; Mürvet Muratoğlu. 1996 Bolu doğumluyum. Eğitimimi Kocaeli Üniversitesi  İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nde tamamladım. Ardından refleksoloji ile tanıştım. Ankara ve Kanada’da ilgili kurumlardan refleksolog olmak için gerekli belgeleri aldım. Şu an kronik rahatsızlığı olup modern tıpta çare bulamamış bir çok hastaya hizmet vermekteyim.

 

REFLEKSOLOJİ NEDİR?

İnsan vücudundaki sistemler, fizyolojik olarak aynı işlevi gören yapısal organ birlikleridir.
Mükemmel bir organizma olan insan vücudunda, vücudun yaşamsal faaliyetlerini sağlıklı ve yeterli seviyede devam ettirebilmesi için bütün organların sağlıklı olarak çalışması gerekir. Organların sağlıklı ve birbirleriyle uyumlu hareket etmeleri sistemlerin sağlıklı olmasını, vücudumuzdaki sistemlerin sağlıklı çalışması da bütün vücudumuzun sağlıklı olmasını sağlar. Sinir sistemi, insan vücudunun bütünlüğünü kaplayan ve canlıların içsel ve dışsal çevresini algılamasına yol açan, bilgi elde eden ve elde edilen bilgiyi işleyen, vücut içerisinde hücreler ağı sayesinde sinyallerin farklı bölgelere iletimini sağlayan, organların, kasların aktivitelerini düzenleyen bir sistemdir ve vücudumuzdaki sinirlerin tamamı ayaklarımızdan, ellerimizden ve kulaklarımızdan geçmektedir. Bu sayede bu bölgelerde vücudumuzun bir nevi resmini görmüş oluyoruz. Refleksoloji ise bu bölgelere bası uygulanarak sinirleri uyarıp, vücudun canlılığını artırmayı hedefleyen bir geleneksel Çin tıbbı metodudur. Ülkemizde uygulanan refleksoloji terapileri, çoğunluklu klinik refleksoloji olarak adlandırılan batı refleksolojisine aittir. Batı refleksolojisinin tarihi 1900’ler gibi çok yakın bir tarihe dayanır. Halbuki refleksolojinin aslı olan Uzakdoğu refleksolojisi milattan öncelerine kadar dayanamaktadır. Çin refleksolojisi olarak da adlandırılan bu tarz refleksoloji uygulamalarının klinik refleksolojiden farkı uygulamada kullanılan çubuk ve uygulamadaki bası kuvvetinin fazlalığıdır. Duyulan ağrının fazlalığından dolayı Çin refleksolojisine çok fazla talep olmasa da bu uygulama çok daha hızlı cevap verir niteliktedir.

 

Refleksoloji kimlere uygulanmalıdır, kimlere uygulanmamalıdır?

Enfeksiyonu olan, ateş yüksekliği olan, kronik kalp hastalığı olan uygulama alanında yara olan ve gebeliğinin ilk 3 ayında olan hastalarda refleksoloji uygulanmaz.

 

Refleksoloji hangi hastalıklara iyi gelir?

Şeker, tansiyon hastalıkları, kronik baş ağrıları, vertigo, kronik bronşit, astım, kronik faranjit, alerjik rinit, kabızlık, safra kesesi iltihabı, siroz, felç, anemi, obezite, kronik omuz ve sırt ağrıları, siyatik, kısırlık gibi bir çok hastalığa  iyi geliyor.

 

Ne kadar sıklıkla yapılmalıdır ve ne kadar süre yapılır?

Seans aralıkları hastaların durumuna göre farklılık gösterse de genel olarak seanslar haftada bir şeklindedir. Seans süreleri otuz kırk dakika arasındadır. Tedavinin süresi de yine hastalığa ve kişiye göre değişkenlik gösterir. Mesela boyun fıtığı olan bir danışanım haftada bir refleksolojiyle beş seansta bütün ağrılarının ortadan kalktığını ve kendisini çok iyi hissetmeye başladığını söylemişti. Ama yine de hastanın yaşı, hastalığın şiddeti tedavi sürecini bazen bir seneye kadar bile uzatabiliyor.

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*