Kapak Röportaj

Düşünce yoluyla tedavi mümkün mü?

Hayatımız boyunca yaşadığımız üzücü olaylar, beynimizde bazı izler bırakabiliyor. Bu hadiseler hatırlandıkça tetikleniyor ve bir takım hastalıkları beraberinde getirebiliyor. Bunların üstesinden gelmek için, içe yönelerek beynimizi geçmişte yaşanılan problemlerden arındırmamız gerekiyor.

Hastalıkları konu aldığımız bu sayımızda, Neuro Format Kurucusu Barış Muslu ile hastalığa götüren sebeplerden biri olan travmaların, düşünce yoluyla nasıl ortadan  kaldırılacağını konuşacağız. Böylece iyileşme yolculuğumuzda bir adım atmış olacağız. İyi okumalar..

 

Kendinizden biraz bahseder misiniz? NeuroFormat’la ne zaman ve nasıl tanıştınız?

1975 yılında doğdum. Tarsus Amerikan Koleji’nde lise eğitimini sürdürürken ABD’ye giderek lise ve üniversiteyi bitirdim. 20 yaşında genç bir elektrik-elektronik mühendisi olarak Türkiye’ye döndüm. Profesyonel olarak çalışırken Koç Üniversite’nde işletme mastırını tamamladım. 2001 yılında kendi şirketimi kurdum ve farklı projelerde Türkiye’de ilk kez yüz binlerce kişinin kullandığı teknoloji servislerini kurdum.

Aslında  bu konuyla 1994 yılında Amerika’da tanıştım. 1994 yılından beri, beynin işleyişi ve beynin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki etkileri üzerine araştırmalara devam ediyorum.

Bu konuya geçişim ise biraz sağlık konusunda yaşadığım bir sorunu çözebilmek adına 2005 yılından sonra geçtim. Çok fazla gitar çalan biriydim bir gün kolumda bir uyuşma başladı ve geçmediği gibi yayılarak şiddetli bir ağrıya dönüştü.  Birçok sistemi inceleyip, işe yarayıp yaramadıklarını, nasıl ve neden işe yaradıklarını bulmaya çalıştım. Aslında bunu sistem geliştireyim değil, beni çok rahatsız eden kendi sorunumu çözmek için yapmaya çalıştım ve ilk format atmam da bu şekilde gelişti. 2010 yılından beri de sadece bu konuda çalışıyorum.

 

Ruhî ve bedenî hastalıkların temelinde neler var? Yaşanılan travmalar hastalıklara mı götürüyor?

Beynimizin ana amacı sadece hayatta tutmaktır. Bunu da bazen yanlış şekilde yapabilir. Aslında bilinçaltımız travmalar sırasında yaşadığımız çaresizliğe, yani hayatta kalmamıza yardımcı olabilmek için vücudumuzda bir takım kapasite artışları gerçekleştiriyor. Tamamen iyi niyetli ama mesela anlık heyecanlandığımızda kalbimizi daha hızlı çarptırarak, savaşmamız ya da kaçmamız için kol ve bacak kaslarına daha fazla kan göndermesi gibi.

Kilolu olmaktan fibromiyaljiye, sindirim sorunlarından migrene, panik ataktan sinüzite yaşadığımız sağlık ve psikolojik sorunlarının çoğu yaşadığımız travmalarla ilgili.

Bir kelebeğin kanat çırpması bir çığ gibi büyüyerek kasırgaya sebep oluyorsa, sadece kasırgaya müdahale etmek sorunu çözer mi? Bu benzetmede kasırga yaşadığımız psikolojik ya da sağlık sorunuyken, kelebekse onun sebebi olan travmatik olay.

Beynimiz kötü olaylar sırasında sadece kalp değil ilgili tüm organlar üzerinden tepki veriyor. Ne yazık ki kelebeklerse bu travmalar hafızamıza kazındığı için sonsuza kadar kanatlarını çırpmaya devam ediyorlar.

Patronumuz bize bağırdığı için bunu sindiremeyerek mide hastası ya da birini kaybettiğimiz için cildimiz artık ona dokunamayacağımız için bizi egzama ya da sedef yapabiliyor.

Asıl çözüm kelebeği yani travmayı beyinde temizlemek. Her gece yaptığım instagram yayınlarında binlerce kişi yayına bağlanıp nasıl asla bitmeyecek rahatsızlıklardan travmalarını temizleyerek kurtulduklarını bizzat gösterdiler. Bu bir tesadüf değil. Birileri bilerek ya da bilmeyerek beyin ve sağlık ilişkisine kulak tıkıyor. Olayı sadece stres olarak ele alıyor.

Aslında şunu söylemeliyiz ki hastalanan kişilerin geçmişte yaşadıkları tehlikeler daha güçlü travmalar olarak saklanmış. Tetiklendikleri zaman daha güçlü bir beyin bağışıklık tepkisi oluşturarak sert hastalıklara sebep oluyorlar.

 

 

Peki hangi travmamızın hangi hastalığa sebep olduğunu nasıl bulacağız?

Hangi travmaların hangi hastalıklara yol açtığını tespit etmek bizim için pek çok vakayı incelemekle gerçek oluyor. Benzer hastalıklara sahip olan kişilerin temelinde benzer travmaların yattığını tespit ediyoruz. Örneğin kemik ve kas sorunları yaşayanların ortak teması değersizlik, yetersizlik ve işe yaramama benzeri duygulardır. Eğer hastalık semptomları kişinin bazı işleri yapmasına engel olursa, ekstra travma oluşturup, belirtileri daha da kötüleştirebilir. Boyun fıtığı ve düzleşmesi kaygı ve strese bağlı travmalardan kaynaklanırken,    kulak çınlaması duymak istemediğiniz bir haberi duymanızdan kaynaklanır. Cilt hastalıkları, saç dökülmesi çok sevdiğiniz birinin kaybı, ayrılık, ölüm travmalarına bağlıdır. Göğüs kanseri sol göğüsteyse anne ve çocuk, sağ göğüsteyse baba ve eş ile ilgili travmalar, kayıp sebep olarak gösterilebilir. Kapalı alanda kalmak, deprem vb panik atak sebebidir. Cinsel travmalar tırnak yeme, deri ve saç yolma sebebidir. Bunlar sizlere örnek olarak verdiğimiz birkaç hastalık ve travma sebebiydi. Bu konuyu Türkiye’nin pek çok şehrinde yaptığım NeuroFormat seminerlerimde detaylı bir şekilde işliyorum, NeuroFormat’ı sistemin amacını, önemini ve tekniklerini öğretiyorum. Katılımcılar, kendilerinin ve sevdiklerinin hastalıkları ile korkularını NeuroFormat ile nasıl ortadan kaldırabilir bunları öğretiyorum. Ben orada insanlara özellikle beyinlerindeki travmaları nasıl çözeceklerini, beyinlerine benim deyişimle format atacaklarını anlatıyorum. Fobi, kilo, sigara, ağrı çalışması, yüzleşmeler çok yoğun bir gündemi var. İkinci ve üçüncü kurlarda beyin sağlık ilişkisi ve daha da detaylı pratik uygulamalar anlatıyorum.

 

Son zamanlarda toplumsal en büyük sorun olarak görülen koronavirüs salgını da belli travmalar neticesinde mi oluyor?

Karantina süreçleriyle birlikte hayatımıza giren kısıtlamaların yeni travmalar doğurmaması için ne yapmak gerekir?

Devamını Dergimizin Ocak sayısından okuyabilirisniz.

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*