Kapak

Akrabalık bağları sosyalleştiriyor

Sıla-i Rahim yani en amiyane, hepimizin bildiği tabiriyle “akrabalık bağları” hem dinimiz için, hem de toplumumuz için gerekli olan en önemli, ama önemini idrak edemeyip hafife alabildiğimiz konulardan birisi. Oysa Rabbimizin rızasına giden yol bu bağlar.
Günümüzde insan insandan bu kadar uzaklaşmışken biz neden bu bağlar için çabalamalıyız peki? Allahu Teala’nın rızasını kazanmak için elbette.

Peki Cenab-ı Hak neden bize bunu emretmiş olabilir?
Akrabalarımızı mutlu etmek için, aklımıza ilk gelen cevap olabilir. Aslında bildiğimiz bilemediğimiz, düşündüğümüz düşünemediğimiz pek çok hikmetleri var ve dinimizin her emri gibi sıla-i rahim de ilk başta bizim için. Biz yakınlarımıza değer verdikçe, onları ziyaret ettikçe, arayıp sordukça, yardımlarına koştukça hayatımızdaki müşkiller çözülür. İç huzurumuz artar. Bir zaman sonra bereketimizin arttığını, işimizin gücümüzün rast gittiğini görürüz. Bu öyle bir döngüdür ki bize çok çabuk geri döner.
Biz küllî iyilik enerjisini saçmaya ve bir yandan da toplamaya devam ederken şeytan boş durmaz elbette. “Onlar seni aradı mı da sen onları arayacaksın?” “Seni hiç merak etmiyorlar ki zaten.” “Bu zamanda kim kimi arıyor, onlar geçmişteydi.” Gibi vesveseler vermeye çalışır. Oysa herkesin kendinden sorumlu olduğunu hatırlamamız gerekir. Biz sadece kendi görevimizden mesuluz, kendi iyiliğimizin ekmeğini yiyeceğiz. Onların suçları, hataları, günahları bizim odak noktamız olmamalı. Fakat şeytan hemen bizim görevimizi unutturmak için onların hatalarını bize göstermek ister.
Evet bu arada gerçekten geçinmesi zor akrabalarımız, yakınlarımız var. Belki çoğu bizim gibi düşünmüyor, hayata bizim gibi bakmıyorlar. Belki çoğundan hiç iyilik de görmedik. Belki bazı konularda bizim bildiklerimizi bilmedikleri için iletişim kurması çok zor oluyor. Fakat şunu unutmayalım ki, iyilik bulaşıcıdır. Eğer o yakınımız bolca iyilik görseydi onu öğrenir, çevresine onu yayardı elbette. Demek bizim lisan-ı halimizle gösterdiğimiz örnek davranış onu da yumuşatabilir. Sonunda da bumerang gibi bize de döner. Hem zor olanın mükafatı da zorluğu nisbetinde büyür.
Bir yandan da aslında belli aralıklarla ziyaret etmek, telefon açmak, hal hatır sormak, bir ihtiyaç gidermek çok da zor değildir aslında.
Günümüzde, komşuların birbirinin kapısını çalmaya korktuğu, insanın insandan uzaklaştığı, yardım isterken de, ederken de çekindiği bu zamanda, sıla-i rahim de bu zamandan nasibini aldı. Artık kimse kimseden bir şey isteyemez, herkes en yakınlarından bile yardım istemekten çekinir oldu. Değil yardım istemek, yardım istediğini bile belli etmek zorlaştı.
Bu yüzden biz yakınlarımızın ihtiyaçlarını bilecek, onlar söylemese de hissedecek seviyede olalım en azından. Bir ihtiyaç gidermekten daha huzurlu ne olabilir?
Haydi bu küçük görünen ama semeresi kocaman olan bir adımı en ihlaslı şekilde sosyal hayata geçirelim! Siz değişin, aileniz değişsin, toplum değişsin!

Sosyolog Şeyma Akman Akbulut

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*