Kapak

Sosyal medya ve Risale-i Nur hizmeti

Sosyal medya, geleneksel medyadan (gazete, dergi, televizyon, radyo, sinema gibi) birçok yönden farklıdır. Meselâ, geleneksel medya elit azınlığın kontrolündedir ve üretim yapmak için uzman kadrolara ihtiyaç vardır. Sosyal medya ise her kesimden insanın, sermaye gerektirmeden –bazen çok az bir sermaye ile üretim yapabileceği bir medya düzenidir. Sosyal medyanın geleneksel medyayı da dönüştüren birçok yeni yönleri vardır. Sosyal medya, zaman ve mekân engellerini en aza indirerek sürekli iletişimi (müfritane irtibat) sağlayan bir zemindir. Bilginin ışık hızında yayıldığı, üretilen şeyin ânında etki-tepkilerde yeniden düzenlenip kemale erdirilebildiği hür, demokratik bir ortamdır. Çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımını mümkün kıldığı için her ferdi aktif hale getirerek insaniyeti ortaya çıkaran ve teali ettiren ilahi bir ihsandır.

Said Nursi’nin vefatından sonra da, Risale-i Nur’u daha geniş kitlelere ulaştırmak idealini taşıyan Nur talebeleri, yaşadıkları zamanın en etkili medya imkânlarını müspet yönde kullanmada öncülük etmişlerdir. Yazılı (gazete, dergi, kitaplar) ve görsel medyaya dair kamuoyunda yankı uyandıran en faydalı yayınlara imzalar atılmıştır. Şimdiye kadar Risale-i Nur’un neşrinde geleneksel medya (gazete, radyo, televizyon) imkânlarını kullanmakta öncülük eden Nur talebelerinin, sosyal medyanın (sosyal ağlar, blog, mini blog, sosyal imleme gibi) yeniliklerine de çabuk adapte oldukları gözlemlenmektedir.

Sosyal medyanın açtığı çığır, Risale-i Nur hizmetine dair birçok değişimi de beraberinde getirecektir. Meselâ, sosyal medya öncelikle her bir Nur Talebesini daha aktif hale getirecektir. Risale-i Nur’u etkin bir şekilde okumaya, anlamaya ve anladıklarını paylaşmaya sevk edecektir. Sosyal medyada paylaşımda bulunan biri, arkadaşlarını etkileyebileceği gibi, onlardan gelen tepkilerle duygu ve düşüncelerini de mihenge vurmuş olacaktır. Böylelikle pasif, dinleyici, taklitçi ve nakledici olmanın ötesine geçerek Risale-i Nur’un meseleleri üzerinde daha üretici, yeni fikirler geliştirici bir yaklaşımı benimseyerek sürekli kendini geliştirmeye açık olacaktır.

Sosyal medya, Nur dershanelerini duvarlar arasında kalmaktan kurtaracaktır. Sosyal medya imkânları sayesinde dünyanın dört bir tarafındaki dershanelerde yapılan dersleri takip etmek mümkün olmaktadır. Bununla birlikte dünyanın dört bir ucundaki Nur talebeleriyle sosyal medya dershanelerinde ders müzakereleri yapılabilecektir. Sosyal medyanın demokratik dershanesinde kimlik, yaş, makam, eğitim, coğrafya, milliyet farklılıkları önemsizleşecektir. Fikirlerin kişilerle değil, kişilerin fikirlerle kıymet kazandığı samimi/ihlâslı bir ortamı sosyal medya sağlayabilmektedir. Sosyal medyayı, mantıklı, tutarlı, belagatli yeni fikirlerin rağbet gördüğü, kıymet kazandığı bir Nur meclisi mahiyetini kazandırmak mümkündür. Sosyal medya, zayıf bir hakikâtin kuvvetli bir adamın elinde dahi zayıf kaldığı ve kuvvetli bir hakikâtin ise zayıf bir adamın elinde olsa bile kıymetini yitirmediği âdil bir zemindir.

Sosyal medya, toplum nazarında belagatin rağbet kazanmasını hızlandıracaktır. Bediüzzaman günümüzden seksen yıl önce belagat ve cezaletin bir gün hak ettiği kıymeti kazanacağını şöyle dile getirmiştir: “Ulum ve fünunun en parlağı olan belagat ve cezalet, bütün envaiyle ahir zamanda en mergup bir suret alacaktır. Hatta insanlar kendi fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek ve hükümlerini birbirine icra ettirmek için, en keskin silâhını cezalet-i beyandan ve en mukavemetsiz kuvvetini, belagat-ı edadan alacaktır. (Sözler, s. 240)”

Sosyal medya, en demokratik ve en insani iletişim biçimlerinden biridir. Şimdiye kadar insanların bu derecede kendini hür bir şekilde ifade edebildiği, duygu ve düşüncelerini her türlü baskılardan koruyarak paylaşımda bulunabildiği böylesi bir ortam mevcut değildi. Risale-i Nur her bir meselesi hakkında milyonlarca insanın paylaşımda bulunduğu, görüş alışverişinde bulunduğu bir sosyal medya, Risale-i Nur hizmetinin ufuklarını alabildiğine genişletecektir. Geleneksel medya imkânları ile ulaşılması mümkün olmayan insanlara iman ve Kur’ân hakikâtlerinin ulaştırılması mümkün olacaktır.

Risale-i Nur’un neşrinde, imkânsızlıklar içinde şevkle çalışan talebelerine “elmas kalemliler” diyerek büyük kıymet veren Bediüzzaman, yetmiş yıl öncesinin en etkili bir neşir vasıtası olan teksir makinesini “gayptan imdadımıza gelmiş Nurcu ve bin kalemli bir kâtip” hakikâtinde görmüş ve Nur hizmeti için ilahi bir ihsan kabul etmiştir. Günümüzün en etkili bir neşir vasıtası olan sosyal medyayı da benzer bir bakış açısıyla değerlendirmek mümkündür. Müspet manada Risale-i Nur’un neşrine hizmetkâr kılınan sosyal medya imkânları, milyon dille düşünen ve konuşan bir Nur Talebesi mahiyetini kazanarak külli hizmetlere vesile olabilecektir.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*