Kapak

Muhacire Ensar gerek

Nur Eldiyap, Suriye’deki savaştan ailesiyle birlikte kaçıp ülkemize sığınan bir mülteci. Aslında muhacir desek, herhalde daha doğru olacak. Böylece bizlerde de ensar ruhu gelişebilir diye düşünüyorum.

Nur, çok çocuklu bir aile içinde büyümüş. Suriye’de maddî durumları çok iyiymiş, babasının süt işleme fabrikası varmış. Ne yazık ki, oturdukları bölgeye düşen füzeler, evleriyle birlikte fabrikayı da yerle bir etmiş. Bir yolunu bulup, kimi zaman bir araçla, kimi zaman da yürüyerek kaçmışlar ülkelerinden.

Nur, Harran Üniversitesinde Gıda Mühendisliği okuyor. Ülkesinde aldığı puan tıp fakültesine yetiyorken, burada ancak bu bölümü kazanabilmiş. Yine de “şükür” diyor. Ailesi, Harran’daki konteynır kentte kalıyor, kendisi de bir nur medresesine yerleştirilmiş. Bu sebeple kendini bahtlı addediyor. Türkçe kursuna devam etmiş, derdini anlatacak kadar biliyor dilimizi. Onunla konuşurken keşke biz Arapça öğrenebilseydik de, onlar bu kadar zorlanmasalardı, diye geçiyorum içimden.

Savaşın ilk etkilerini ne zaman gördünüz diye soruyorum Nur’a;

“Evimize füze düştü” diyor, hüzünlü bir tebessümle. Neredeyse, konuşma boyunca devam eden bu tebessüm bile içimdeki acıyı hafifletemiyor. ”Kendimizi dışarı attık ve canımızı kıl payı kurtardık. Bir süre açık arazide kaldık, sonra eve döndük. Bombardıman devam etti. Özellikle namusumuzu korumak için, biz kızlar ve kadınlar samanların içine girip saklandık. Bizim köyden yaklaşık iki yüz elli kişi öldü, ellisi çocuktu.”

Kamptaki hayat şartlarını soruyorum; “Her şey var, şükür” diyor. Şükrü dilinden eksik etmiyor Nur. “Sağlık ocağı, okul, alış veriş merkezi… Alış veriş için de kartlarımız var.”

Bulunduğumuz şehir Şanlıurfa, malum çok sayıda muhacirin yaşadığı bir yer. Bu durum halk arasında birtakım hoşnutsuzluklar oluşturabiliyor. Nur’a, halkımızla ve devletimizle ilgili ne düşündüğünü soruyorum. “iyi, hepsi iyi” diyor. Herhangi bir olumsuz davranışla karşılaşmadığını vurguluyor samimiyetle.

“Çok çalışıyorum, çok çok çalışıyorum” diyor bir de üstüne basa basa. Notları yüksek. Elbette bu zulüm Allah’ın izniyle bir gün bitecek. Suriye dediğimiz bu ülke de yeniden ayağa kaldırılacak. İşte, Nur Eldiyap’ın bu yeniden ayağa kalkma sürecinde, ülkesine faydalı olmak için canla başla çalışacak bir genç olduğunu düşünüyorum.

Suriyeli dindaşlarımız çok yaman imtihanlardan geçiyor evet. Peki, bizler bu savaş dolayısıyla tabî olduğumuz imtihanın farkında mıyız acaba?

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*