Fıkıh Günlüğü

Kişiliğimizin ve kulluğumuzun ifadesi: Kişisel temizlik

Temizlik Esma-i Hüsnadan olan Kuddüs isminin kâinat üzerindeki en belirgin tecellilerindendir ve insana ibadetin de önünde yer alan emirlerindendir. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle Peygamber Efendimiz (asm) bu sebeple temizliği “imanın nurundan saymıştır.”

Temizlik hem İlahî bir emirdir, hem de artık günümüzde bir medeniyet göstergesi olmuştur. Günümüzde adına öz bakım da denilen kişisel temizlik dinimizde yer yer farz, yer yer sünnet olarak sınırları çizilen bir ibadet öncülüdür. Bunların başında gusül abdesti almak ve abdest almak gelir ki, her ikisi de gerek beden temizliğinin vazgeçilmezi, gerekse ibadetin bir ön şartı olarak yer alır.

Bunlardan başka, fıtrattan olan beden temizliğini Peygamber Efendimiz (asm) şöyle bildiriyor: “Fıtrat beştir: 1-Sünnet olmak, 2-Etek traşı olmak, 3-Bıyığı kısaltmak, 4-Tırnakları kesmek, 5-Koltuk altını almak.”

Bir diğer rivayette ise Peygamber Efendimiz (asm): “On şey fıtrattandır: 1-Bıyığın kısaltılması, 2-Sakalın uzatılması, 3-Misvak, 4-İstinşak (burna su vermek), 5-Mazmaza (ağza su vermek), 6-Tırnakları kesmek, 7-Parmak mafsallarını yıkama, 8-Koltuk altı tüylerini almak, 9- Etek traşı olmak, 10-Su ile taharetlenmek.”

İki türlü kirlilik hali vardır

Gerekli beden ve çevre temizliği yapılmadan ibadet etmek mümkün değildir. Temizliği iki önemli kavramla ele alan yüce dinimiz, her ikisini de namazın sıhhati için önemli birer şart saymıştır:

Namaz kılmamız için, kendilerinden arınmamız farz olan iki önemli kirlilik şunlardır: Necâset, b. hades.

Necâset: Katı veya sıvı gerçek pisliktir. Vücutta, elbisede veya namaz kılınacak yerde bulunduğunda temizlenmedikçe namazın sıhhatine mânidir.

Hades: Hükmî kirlilik hâlidir. Cünüplükten veya hayız ve nifas hâlinden arınmak için gusül yapmak; namaz kılabilecek bir arınmaya ulaşmak için abdest almak farzdır. Hadesten temizlikte her hangi bir maddî kirlilikten arınmak değil; hükmen var sayılan mânevî kirlilikten arınmak hedeflenmiştir.

Necasetten temizliğin önemi

Necâset, hakîkî pislik ve maddî kirlilik demek olup; namazın sıhhatine engel olup olmama açısından iki guruba ayrılır:  Ağır necaset ve hafif necaset

Ağır necâset:

Âyet veya hadisle sâbit olan necâsettir. Cenab- ı Hak şöyle buyurmuştur: “Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız sizlere haram kılındı. Bunlar fısktır.”

Buna göre özetle: Kendiliğinden ölmüş hayvan eti, kan, domuz eti, sarhoş edici her türlü içki, insanın idrârı, dışkısı, ağız dolusu kusmuğu, her hangi bir yerinden çıkıp akan kanı; kadınlara ait hayız, nifas ve istihâza kanları; eti yenmeyen hayvanların eti, idrârı, akan kanları ve dışkıları ağır necasettirler.

Ağır necasetin katı olanından, yaklaşık üç gramından fazlası, sıvı olanından ise yaklaşık el ayasını kapsayacak kadar olanından fazlası namazın sıhhatine mânidir. Yıkanmadan namaz kılınmaz.

Hafif necâset:

Diğer necâset türleridir. Bunlar atların ve eti yenen hayvanların idrarları ve dışkıları ile etleri yenmeyen hayvanlardan olmakla beraber, dışkılarını havaya bıraktıkları için sakınılması güç olan kartal, atmaca ve çaylak gibi kuşların pislikleri hafif necasettirler.

Hafif necaset, bir uzvun veya onu örten elbisenin dörtte birinden fazlasını kirletmesi halinde namazın sıhhatine mânidir. Yıkanmadan namaz kılınmaz.

İstincâ:

 Kan, meni, idrar ve dışkı gibi pisliklerin çıkmış oldukları yerleri temizlemeye “istincâ” denmektedir. İstincâ su ile su bulunamazsa en uygun temizlik araçlarıyla yapılır. Peygamber Efendimiz (asm) idrardan sakınmayı emretmiş, idrardan sakınmamanın kabir azabına sebep olacağını bildirmiştir.

Tuvalet ile ilgili sünnetler şunlardır:

1. Helâya girerken, “Allahümme innî eûzü bike mine’l-hubsi ve’l-habâis.”, Yani, “Allah’ım! Pislikten ve pisleten şeylerden Sana sığınırım!” diye duâ etmek,

2. Helâya sol ayakla girmek,

3. Helâda Kıbleye doğru oturmamak, Peygamber Efendimiz (asm): “Tuvalete geldiğinizde Kıbleye yönelmeyin ve sırtınızı Kıbleye çevirmeyin.” buyurmuştur.

4. İdrar veya pislik sıçramasından korunmak,

5. İdrar sızıntısının tamamen kesilmesini beklemek (istibrâ),

6. Taharette sol eli kullanmak,

7. Helâdan sağ ayakla çıkmak,

8. Helâdan çıktıktan sonra, “Elhamdülillâhillezî ezhebe anni’l-ezâ ve âfânî”, yani “Benden sıkıntıyı gideren ve bana afiyet veren Allah’a hamd olsun!” diye dua etmek sünnettir.

Yol, su ve kabir üzerlerine, ağaç diplerine ve gölgelik yerlere, karınca yuvalarına tuvalet ihtiyacını gidermek mekruhtur. Muâz bin Cebel (ra) rivâyet etmiştir ki: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Üç lânet yerinden sakınınız. Bunlar: Suların geliş yerleri, yol üzerleri ve gölgeliklerdir.”

Hadesten temizliğin önemi

Dinimize göre hades, hükmen var sayılan kirlilik hâlidir. Buna hükmî kirlilik de denir. Büyük ve küçük olmak üzere iki türlü hades vardır:

Cünüplük, hayız ve nifas gibi ancak gusül ile giderilebilen hükmî kirliliğe büyük hades; abdest almak suretiyle giderilebilen hükmî kirliliğe de küçük hades denir.

Hadesten üç şekilde temizlenmek mümkündür:

1. Küçük hades için abdest almak suretiyle,

2. Büyük hades için gusül yapmak suretiyle,

3. Her iki hades türü için, su bulunmadığında teyemmüm yapmak suretiyle hades hâlinden temizlenmek mümkündür.

Kaynakça:

1. Bediüzzaman, Lem’alar, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2005, s. 874

2. Buhârî, Libâs 63, 64, İsti’zân 51; Müslim, tahâret 39, (257); Muvatta, Sıfatu’n Nebiyy 3, (2, 921); Tirmizî, Edeb 14, (2757), Ebû Dâvud Tereccül 16, (4198); Nesâî, Tahâret 10, 11, (1, 14, 15)

3. Müslim, 56 (261); Ebû Dâvud, Tahâret 29, (53); Tirmizî, Edeb 14, (2758); Nesâî, Zînet 1, (8, 126, 127)

4. Mâide Sûresi, 5/3

5. Mâide Sûresi, 5/90

6. Buhârî, Vudû, 55; İbn-i Mâce, Tahâret, 26

7. Buhârî, Vudû, 117

8. Müslim, Tahâret, 59; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/247

9. Ebû Dâvud, Tahâret, 14; ibn-i Mâce, Tahâret, 21

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*