Kelimat Çiçekleri

Gelin gidelim…

“Sıcak kumlara ayaklarımı bastığımda tüm bedenim hissedecek o sıcaklığı. Tatlı bir meltem yüzümü okşayacak, ben tebessüm edeceğim. Ve gökyüzündeki tüm kuşlar tebessümüme kanat çırparak eşlik edecek. Upuzun bir elbisem olacak; beyaz renkli, kenarları ince işlemeli. Kat kat örtülerim rüzgârda bir tarafa bir bu tarafa uçuşacak. Ve ben koşacağım kâh tepelerde kâh sokaklarda. O (asm) nerde ise ben de O’nu (asm) arkasından takip edeceğim. Yorulup da oturursa cebimden mendil çıkarıp vereceğim mübarek terini silmesi için; susarsa hemen kuyuya koşup su çekeceğim. Billur tanesi suları bardağa koyup da O’nun (asm) eline verdiğimde her bir su tanesi nura dönüşecek.

Medine sokaklarında sessizce yürüyeceğim, cennet kokusunu içime çeke çeke. Sabahın alacasında O’nu (asm) Mescid-i Nebevide görünce uçasım gelecek. O (asm) tebessüm edecek, sahabe tebessüm edecek. O (asm) tebessüm edecek, kâinat ve güneş tebessüm edecek. Benim başım yerde olacak hicabımdan. Ama yüzümdeki tebessümüme yerdeki çiçekler şahit olacak.

Küçük bir çıkım olacak. Her yediğim hurmadan bir tanesini O’na (asm) ayıracağım. Miktarını hiç saymayacağım. Bereket duasıyla ağzını düğümlediğim bu çıkımı, ambargo zamanı koşup O’na (asm) vereceğim. Çok değil ama elimden bu geldi deyip boynumu bükeceğim. O (asm) sahabelerine duayla bölüştürürken ben sevinçle koşup evime geleceğim.

Tepelere çıkacağım sonra… O’nun (asm) gibi deve  sürülerinin yanında durup kâinata bakacağım. Esma okuyup, Rabbime dualar yollayacağım. Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, ben de huşu içinde oturup onu dinleyeceğim. O nur ile nurlanıp yine tebessüm edeceğim.

Ne zaman sonra gece olacak. Gecenin bir kısmını uykuda geçirdikten sonra kalkıp yatağımdan abdest alacağım. O’nun (asm) öğrettiği gibi namaz kılıp sonra gökyüzüne bakacağım. Yıldızlar salkım salkım aydınlatacak Medine sokaklarını. Hepsine kolum yorulana kadar el sallayacağım. Sonra sessizce mırıldanmaya başlayacağım. Allahümmesallialaseyydina… Cır cır böcekleri bana eşlik edecek.

Benimki hayâl işte… Her gece bana arkadaşlık eden hayâllerim sonra da gecedeki rüyalarım. Ve bu sayede tüm gün yüzümdeki tebessümüm bunlar…”

Küçük bir kız çocuğunun hayâlinden dökülmüş bu kelimeler. Eğer biz unuttuysak hayâl kurmayı işte elimizde fırsat. Açalım Sözler kitabını ve okumaya başlayalım. Zira orada yazıyor ki:

“Eğer istersen gel, Asr-ı Saadete, Cezîretü’l-Araba gideriz. Hayâlen olsun onu vazife başında görüp ziyâret ederiz. İşte bak: ……  ”

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*