Diğer

Şifâ-i şerif  

 

Kadı İyaz’dan (1089–1149)

Peygamberimiz’i (asm) anlatan çok sayıda eser kaleme alınmış, müellifler O’nu (asm) layıkıyla ifade edemediklerinden yakınmışlardır. İşte Peygamber Efendimiz’i (asm) anlatmaya çalışanlardan birisi de Kadı İyaz’dır.

Bediüzzaman, Kadı İyaz’ın Şifa-i Şerif adlı eserine atıfta bulunarak Peygamber Efendimiz’i (asm) çok güzel bir şekilde anlattığından söz etmektedir:

“Bütün ahlâk-ı hamîdede en yüksek ve yetişilmeyecek bir dereceye mâlikti. Şu mucize-i ekberi Allâme-i Mağrib Kadı İyaz’ın Şifâ-i Şerif’ine havale ediyoruz. Elhak, o zat, o mucize-i ahlâk-ı hamîdeyi pek güzel beyan edip ispat etmiştir.”1

Kadı İyaz, özellikle Sahih-i Buharî’nin Kuzeybatı Afrika ülkelerinde öğrenilip yayılmasında büyük emek harcar. Malikî mezhebine mensup olan ve Mağrib olarak adlandırılan Kuzeybatı Afrika ülkelerinde tanınan İyaz, bir çok Kur’ân ilminde önemli çalışmalarda bulundu ve eserler kaleme aldı. Hadis, fıkıh, kelam, ensab, Arap dili ve edebiyatı gibi muhtelif ilim dallarında zamanının imamı olarak anıldı.

Şifâ-i Şerif’ten seçmeler

 1- Peygamber Efendimiz’in (asm) beşerî sıfatlarından…

Komşu hakkı: “Komşusu aç iken tok yatan…” hadis- i şerifini Kadı İyaz, komşusu aç iken tok yatan, yani çevresini gözetmeyen insanlarda muhakkak bir iman eksikliği vardır, şeklinde yorumlama gereği duymuştur.

Soruları cevaplaması: Peygamber Efendimiz (asm), insanların toplum içerisinde kendisine yönelttiği tüm sorulara kesin olarak cevap vermiştir. Soruların mahiyetiyle ilgilenmeyerek, sorulan sorulara mukabil soru sormayarak, bunu bir eğitim yöntemi olarak da ümmetine göstermiştir. Bazı sorulara da sükût eden Peygamber Efendimiz (asm), bu sükûtunun akabinde inen ayetlerle malum sorulara açıklık getirmektedir. Örneğin; “Sana kıyametten soruyorlar; de ki; Onun bilgisi Allah katındadır.” ayetinin nüzul sebebi bu türden bir sükûtun neticesidir. Burada dikkat edilmesi gereken, toplum içinde bir insanın sorduğu soru dolayısıyla rencide edilmemesidir.

Af dilemek: Af dilemek insanların hatalarına ma’tuftur. Günah işlemek ise tövbenin kapısını açar. Peygamber Efendimizin (asm) af dilemesi yalnızca Allah’a yöneliktir. Ancak O, hata yapmaktan münezzehtir. Peygamberlerin ancak küçük hataları vardır ve bunlara “zellat” denir. Eğer peygamberler dahi af diliyorlarsa, sultanlar dahi dilemelidirler.

Kaynak: www.risaleinurenstitusu.org

Dipnot: Mektubat

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*