İbret Levhaları

Resulullah (asm) ne haldedir?  

 

“Mesleğimiz halîliye olduğu için, meşrebimiz hıllettir. Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder.”

-Bediüzzaman Said Nursi

 Peygamber Efendimiz (asm), Sahabî dostlarıyla Kâbe’nin bir tarafında oturuyordu. Peygamberimizin Sıddık dostu Ebu Bekir (ra), müşriklere doğru, Allah’a imanın güzelliğini, putlara tapmanın yanlışlığını anlatmaya başladı. Fakat müşrikler bunları duymaya katlanamayıp, Hz. Sıddık’a saldırdılar ve ellerindeki demir ökçeli ayakkabılarla başına vurmaya başladılar, bayıltana kadar dövdüler, kan revan içinde bıraktılar.

Sahabeler Peygamber dostunu evine götürdü. Sıddık dost ancak akşama doğru kendine gelebildi. Kendine geldiğinde dudaklarından dökülen ilk cümle şuydu:

“Resûlullah ne yapıyor, ne hâldedir? Ona zarar verdiler mi?”

“Aç, susuz kaldın! Bir şeyler yiyip içmez misin?”

“Vallahi, gidip Resûlullah’ı görmedikçe ne yer, ne de içerim!”

Onu, Resûl-i Ekrem’e (asm) götürmekten başka çâre yoktu. Etraf tenhalaşınca, annesine yaslanarak sendeleyerek Resûlullah’ın (asm) huzuruna vardı. Uzun zamandır birbirlerini görmemiş candan dostlar gibi kucaklaştılar.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*