Kurşun Kalem

Sanat, ruha şifa…

“İki güne biri birine eşit olan zarardır” hadisi kişiye çok yönlü bir mesaj verir. Genel olarak ibadet boyutunda düşünülse de, bireyi tembellikten, monoton ve durağan bir hayattan da uzak durması gerektiği anlamını da ihtiva eder. Nitekim Efendimiz (asm) yine birçok hadisinde de insanları tembellikten men edip çalışmaya teşvik etmiş, yolda boş oturan kişi ile elindeki çubukla yeri kazar gibi oynayan adamı dahi bu noktada biri birinden ayırmıştır.

Yaşça biraz ileri olanlar daha iyi bilir. Eskiden boş durmak. sıkılmak diye bir kavram yokmuş. Analarımız ayaklarında çocuk sallarken ellerinde de, gördükleri bir işi olurmuş. Hemen hemen hepsinin de beceri sahibi olduğu bir alan yani kolunda altın bir bileziği varmış. Kiminin dikiş, kiminin ki ise nakış olmuş. Yeri gelmiş eve katkı sağlanmış, yeri gelmiş işledikleri her bir ilmekte sanatın terapi yönünü müşahede etmiş, ruhlarına şifa yapıp, derdi, sıkıntıyı unutmuşlar.

Günümüzde ise özellikle sosyal medya sayesinde ulaşılabilen kitlenin geniş ve çok çeşitli olması, özellikle de hanımlara yeni kapılar açtı. Önceleri evlerde yapılan ve eşe dosta satılıp gelir sağlanan el emeği göz nuru ürünler, artık sosyal medyada satışa sunuluyor ve pek çok girişimci hanım için ekmek kapısı oluyor. Hepsinin de kendine göre bir hikâyesi var. Aniden değişen yaşam şartları, onları üretmeye ve ürettiklerini pazarlama yoluna götürmüş. Kimisi için ise işsizlik bir sebep olmuş, yeni yeni şeyler üretmesine.

Üretmenin, hobi sahibi olmanın ve bir sanat icra edebiliyor olmanın, maddi manevi birçok fayda sağladığını bugün bize bilim de söylüyor. İşleyen demir pas tutmaz misali üretmek, boş durmamak insan ruhuna iyi geliyor ve bu yüzden de birçok alanda da tedavi amaçlı kullanılıyor. Mesela sanat terapi bunlardan biri. Üstelik bu yöntem günümüzden değil kadim kültürümüzden geliyor. Geçmişte hem bedeni, hem zihni, hem de ruhu tedavi eden, şifahanelerde gerçekleştirilen müzik terapi bunlardan biri. Yine bir tedavi dalı olan ergoterapi ise fiziksel ya da psikolojik bir rahatsızlıktan kaynaklı hayatımızda, günlük yaşamımızda kısıtlama varsa, bunları ortadan kaldırmak adına kişiye özel aktiviteler düzenliyor. Bunu yaparken de az önce bahsini ettiğimiz sanat terapiyi de kullanıyor.

Son olarak ise içinde bulunduğumuz yaz tatili çocuklar için bulunmaz bir fırsat. Fiziksel ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlayan hobiler, el becerileri ile onları tanıştırmanın tam zamanı aslında. Motor becerilerini geliştirebilecekleri, çok yönlü düşünmeyi öğrenecekleri, zihin haritalarını çıkarmaya yarayacak bu faaliyetlerinden biri de origami. Origami malzemesi çok kolay bulunabilen bir sanatsal çalışma. Hem de çocukların el becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyor, hem de okuma yazmaları diğerlerine oranla daha iyi oluyor. Sanat faaliyetlerinde beş duyumuzu da kullanabiliyoruz. Bu yüzden çocuklar için çok önemli.

Sanatın her alanında, herkesin yapabileceği bir şey var. Her yaşa, her duruma, her şarta göre diyebiliriz hatta. Mükemmel yapmaya da gerek yok. Bir yerden başlayıp, yapabildiğimiz kadarını yapmamız, bir nebze de olsa sanatın şifa yönünü tatmamız kâfi. Şunu da unutmamak gerek. Yaratılan her şeyin sanatkarı olan Cenab-ı Hakkın birer sanatıysak, neden kendimizi diğer sanatlardan uzak tutalım ki?

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*