İbret Levhaları

Gerçek hasta kim?

“Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir.

Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica edip feryad etmek gerektir.”

Bediüzzaman Said Nursî 

Bir zaman Süfyan-ı Sevrî Hazretleri hastalandı. Meşhur bir Hıristiyan doktor getirdiler. Doktor muayene edeceği zatın alim bir zat olduğunu duymuştu. Doktor ile Süfyan-ı Sevri Hazretleri bir süre sohbet etti. Sohbet ilerledikçe doktor hayretler içinde kalıyordu. Çünkü sohbet tıp ve diğer fen ilimleri üzerineydi. Kendisi meşhur bir doktor olmasına rağmen bu zât ondan çok daha fazlasını biliyordu. Daha sonra muayene başladı. Muayene doktoru daha çok şaşırtmıştı. Süfyan Hazretlerinin sağlık durumu hiç iyi değildi.

Doktor hayretle dedi: “Sizin ciğerleriniz parçalanmış. Böbrekleriniz de çalışmıyor. Bu halde bir insanın yaŞaması tıbben mümkün değildir.”

Hz. Süfyan: “Allah (c.c.) her şeye kadirdir” dedi. Bunun üzerine Hıristiyan doktor: “Tıbben yaşaması imkansız bir insan yaşıyorsa, bunun tek açıklaması sizin dininizdir. O halde sizin dininiz batıl bir din değildir” diyerek kelime-i şahadet getirdi ve Müslüman oldu. Alim zâtlar bu olayı söyle yorumladılar:

“Biz sandık ki; doktor hastanın yanına geldi. Meğer hasta, doktora gönderilmiş.”

Bir Yorum

  1. Umur Yağmur

    Tebrikler

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*