Evimizdeki tehlike: Floresan lamba

Teknolojinin gelişmesinin insan hayatına getirdiği konfor ve kolaylıkların yanında göz ardı edilmeyecek olumsuzluklardan da söz etmek gerekir. Basit bir karşılaştırma yapmak gerekirse; geçmişte evlerimizde kullandığımız klasik akkor ampuller ile şimdi kullandığımız tasarruflu floresan lambalar arasında enerji kullanımı alanında ciddi bir nüans farkı bulunmaktadır. Bu ampullerin elektrik enerjisini daha verimli kullanması sayesinde her yıl doğaya salınan binlerce ton atık gaz ve çöpe giden milyonlarca liralık harcamanın önüne geçmiş oluyoruz. Ayrıca aydınlatma verimleri 5 ila 6 kat, fonksiyonel ömürlerinin ise 15 kat daha uzun olduğunu söyleyebiliriz.

Ancak yaygın bir şekilde kullanmaya başladığımız tasarruflu floresanlar hakkında bilmemiz gerekenler bunlarla sınırlı kalmamalı.

Her yıl ülkemizde 40 milyona yakın tasarruflu floresan tüketmekteyiz. Floresan lambalar içerik olarak civa buharı ve fosfor doldurulmuş cam tüplerden oluşmakta, insan ve çevre sağlığını doğrudan olumsuz yönde etkileyecek etmenlere sahiptir.

Kanserojen madde ihtiva eden bu lambaların ömrü tükendiğinde gelişi güzel çöpe atılması, kırılması, patlaması sonucunda içerisinde bulunan civa ağır metali serbest kalarak havaya dağılır. Havaya karışan civa solumayla, deri yoluyla veya yiyeceklerin üzerinde tutunarak vücudumuza girer. Ömrü tükenen floresan lambaların bu tehlikelerden korunabilmek amacıyla uygun biçimde paketlenerek yetkilendirilmiş bertaraf tesislerine gönderilmesi gerekmektedir. Bu aydınlatıcıların doğru kullanılmaması halinde hiç tahmin edemeyeceğimiz sonuçlarla karşılaşabiliriz. Bir floresan lambada ortalama 5 miligram cıva bulunmaktadır. Yani bir lambanın kırılması içerisinde bulunan cıvanın 320 kilometrelik alana yayılması demektir. Daha da somutlaştırırsak 1 adet floresan ile 5bin litre suyun kirlenmesine sebep olabilirsiniz.

Bu atıklar, insan bedenine verdiği tahribatların yanı sıra önemli ölçekte toprak, hava ve su kirliliğine de sebep olmaktadır.

 

Floresan lambaların insan sağlığına ve çevreye Etkileri

Floresan lambalar, kanserojenler arasında sınıflandırılmaktadır. Bir çay kaşığının 70’te biri kadar civa bile 80 bin metrekarelik bir göldeki suyu kirletip yaşayan balıkların yenmesini engeller. Yüksek miktarda maruziyet, beyinde, böbreklerde ve fetüs gelişiminde kalıcı zararlara, bebek ve çocuklarda zeka geriliği, körlük ve konuşma kusurlarına neden olabilir. Anne sütüyle çocuklara geçebilmektedir. Sinir sistemi, civanın tüm formlarına karşı çok duyarlıdır. Beyin fonksiyonlarına yapacağı etkiyle irritabilite, ürkeklik, titreme, görme ve duyma kaybı ve bellekte zayıflama ortaya çıkabilir. Kısa süreli ve yüksek düzeyde maruziyet durumunda akciğer hasarı, bulantı, kusma, ishal, tansiyon yüksekliği, deride dökülme ve geçici körlük meydana gelebilir. Bu bağlamda floresan lambaları mümkün olduğunca çocuklardan uzak tutmamız gerekir. Konutlarımızda oluşan bu atıkları ise doğru şekilde bertaraf noktalarına ulaştırmak mecburiyettir.

 

Peki, bu kadar tehlikeli olan floresan lambaların kırılması halinde ne yapılmalı?

Temizlikten önce odadaki insanları ve hayvanları odadan çıkarın ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.Camları açın ve en az 30 dakika boyunca odaya girmeyin. Böylelikle ortamdaki cıva gazının uzaklaşmasını sağlayabilirsiniz.

Temizlik esnasında kırıkları ve yerlere saçılan fosfor partiküllerini temizlemek için elektrik süpürgesi kullanmayın. Saçılan parçacıklar elektrik süpürgesi sayesinde ortama yayılabilir. Havalandırma işlemi bittikten sonra geçirgen olmayan (tıbbi) eldiven takın ve yerdeki cam parçalarını sert bir kağıt veya karton yardımıyla kullan-at cinsinde bir plastik kaşık ile toplayın. Küçük parçalar ve tozu toplamak için bant ya da ıslak pamuk kullanın. (Kalın bir katman olmasına, kırık parçaların elinize batmamasına dikkat edin.) İmkanınız var ise kırıklardan temizlenmiş yüzeye toz kükürt dökülerek civa etkisinden arındırabilirsiniz.

Topladığınız kırık parçaları, temizlik için kullanılan malzemeler de dahil olmak üzere tüm atıkları bir plastik poşet veya kavanoza koyup ağzını kapatın. En kısa sürede temizlenen parçaları binanın dışına çıkarın.

Tehlikeli atıkları mümkünse evdeki normal çöp kovasına değil, belediyelerce tahsis edilen kimyasal atık kutularına atın.

Çevre Mühendisi Elmas Zeynep Salihoğlu

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir