Kelimat Çiçekleri

Üstada hediye vermek

Ne kadar çok isterdik değil mi… Üstadımıza en güzel hediyeleri sunmayı…

Ama biliyoruz ki o karşılıksız asla bir hediye almaz. Ve bu onun hayat ve hizmet düsturudur.

Ayrıca, araya giren seneler var.Nasıl uzatabiliriz ki elimizdekileri ona…

“Peki hiç mümkünü yok mu?” şeklindeki iç mülahazalarımıza bir cevap var.

Hem de Üstadımızdan…

Kastamonu Lâhikası’nda bakın neler söylüyor.

İlk önce Risale-i Nur dairesine giren kişinin vazifesini ve “Risale-i Nur Talebesi” unvanını nasıl alacağını anlatıyor. Ardından Üstadın kendi duasından ve şirket-i maneviyede olan diğer kardeşlerin kazançlarından hissedar olacağını ifade ediyor.

“Risale-i Nur’a intisap eden zatın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, Risale-i Nur talebesi unvanını alır. Ve o unvan altında, her yirmi dört saatte benim lisanımla belki yüz defa, bazen daha ziyade hayırlı dualarımda ve manevî kazançlarımda hissedar olmakla beraber; benim gibi dua eden kıymettar binler kardeşlerin ve Risale-i Nur talebelerinin dualarına ve kazançlarına dahi hissedar olur.”

Bu kıymetli mektup aslında Nur talebesi olmak isteyenler için bir kılavuz hükmünde…

Risale-i Nur’la olan okuma ve neşir vazifelerinin bir çok kıymetini de fark ettiriyor.

Mektubun devamın ise Risale-i Nur’la iştigalin dört yönden makbul ibadet olduğunu ifade ediyor Üstadımız.

“Hem dört vecihle dört nevi ibadet-i makbule hükmünde bulunan kitabetinde

  • hem imanını kuvvetlendirmek,
  • hem başkalarının imanlarını tehlikeden kurtarmasına çalışmak,
  • hem hadîsin hükmüyle, bir saat tefekkür bazen bir sene kadar bir ibadet hükmüne geçen tefekkür-ü imanîyi elde etmek ve ettirmek,
  • hem hüsn-i hattı olmayan ve vaziyeti çok ağır bulunan üstadına yardım etmek ile hasenatına iştirak etmek gibi çok faideleri elde edebilir.”

Ve son olarak ise bizim ona nasıl hediye verebileceğimizi, neyin onun için hediye hükmüne geçeceğini anlatıyor.

“Ben, kasemle temin ederim ki; bir küçük risaleyi kendine bilerek yazan adam, bana büyük bir hediye hükmüne geçer. Belki  her bir sahifesi bir okka şeker kadar beni memnun eder.”

Evet… Bir yolu var Üstadımıza hediye vermenin… Hem de öyle kolay…

Elimizde yazılmış, farklı farklı boyutlarda basılmış Risaleler mevcut. Raflarımız Risalelerle dolu hamdolsun. Yapacağımız alıp okumak… Kendine bilerek yazmak diyor ya Üstadımız, yazılanları kendimize, nefsimize, okumak… Dimağımıza, aklımıza, ruhumuza, kalbimize, azalarımıza ve tüm zerrelerimize işlercesine okumak…

Her bir sayfası Üstadımıza hediye hükmüne geçeceğinin sevinci ile okumak…

Ve Üstadımızın memnun olduğunu düşünerek okumak…

O hâlde, var mısınız Üstadımıza hediyeler vermeye…

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*