Not Defteri

Kor parçası taşıyor musunuz?

Kor, dağarcığınızdaki tozlanmış kelimeler arasına girmiş olabilir. Kor yanmakta olan odun ya da kömürün en kızgın halidir.

“Avucunda kor taşımak” dilimize girmiş bir deyimdir.

Yıllar öncesinin köy hayatı maceralarından bir sahne…

Ateşe ihtiyacınız varsa, ama taşıyacak maşanız ya da benzeri aletleriniz yoksa, avucunuza bolca kül koyar, üstüne koru yerleştirir, üzerine sönmesin diye dilerseniz yine biraz kül koyarsınız ve ihtiyaç mahalline doğru yola revan olursunuz… Riski göze almanız gerekir. Her an eliniz kavrulabilir. Bu yüzden gözünüzü avuçlarınızdan ayırmamanız ve ayağınızı sağlam yere basmanız gerekir. Ayağınızı yere sağlam basmazsanız, tökezlenir kavrulursunuz. Gözünüzü avuçlarınızdan ayırırsanız yine kavrulabilirsiniz… Azamî dikkat!

Bu deyimi neden mi hatırladım?..

Türkçe ezan ve ibadet, dinde zorlama,  kadınların burka ya da çarşaf giyinmesi, faizli Müslümanlık, başörtüsü yasağı ya da başörtülülerin tesettür emrine riayet etmemesi, namazla ilgili mevzular ve daha nice zamanı geldiğinde gündeme sürülen konu…

Oysa ki hayat modellerimize kaynak olan delillerimiz o kadar sağlam, kılavuzlarımız o kadar güvenilir ki… Dinimizde mezhepler de dahil olmak üzere haram ve helâlin sınırları güneş gibi aşikârdır. On beş asırdır tüm Müslümanlar buna göre hayatlarını tanzim etmişlerdir. Bu sınırları  ne yazık ki şimdilerde sözde dindar kimliğini ön plâna çıkaran kadın ve erkeklerin de dahil olduğu güruhlarca eğip bükmenin dinsizlik cereyanı hariç neye, kime yararı olur ki?…

İslâm tüm dünyada hızla yayılırken “numune-i imtisal” olacak hakikati yaşamaya çalışanların  azami dikkat etmesi gereken bir süreçteyiz.

Avuçlarınızdaki korun sıcaklığını siz de hissediyor musunuz?

Dünya hayatının bilerek ve severek ahirete tercih edildiği bu sisli asırda sünnet-i seniyyeyi şefaatçi yaparak Rabbimize sığınmaktan başka çaremiz var mı?

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*