Sağlık

İnsan hayatındaki mucizevî aşama: Doğum

Cenab-ı Hak tarafından kainata yerleştirilmiş olan muhteşem işleyişlerden birisi de eşref-i mahlukat olarak yaratılmış olan insanın doğum aşamasındadır. Bir bebeğin fiziksel ve ruhsal sağlığının normal(vajinal) doğum veya sezaryen yolla doğum ile dünyaya gelmesi arasında farklılık gösterip göstermeyeceği uzun zamandır tartışma konusu olmuştur. Doğum şeklinin yeni doğan ve çocukluk dönemine fiziksel ve ruhsal açıdan etkilerinin olup olmadığı, var olan etkilerin ne şekilde olduğuna yönelik pek çok çalışma da mevcuttur. Anneliğe hazırlanan gebe kadınların soruların başında da doğum şeklinin nasıl olması gerektiği gelir. Normal(vajinal) doğumun daha iyi olduğu söylemlerini işitmiş olsalar da tam olarak ne gibi faydalarının olduğunu bilemeyen gebelerin kararsızlıkları doğum sürecine kadar devam eder.

Yapılan çalışmaların önemli bir kısmında sezaryen doğumun vajinal doğuma kıyasla doğrudan ve dolaylı olarak bebek ve çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığına olumsuz etkileri olabileceği gösterilmiştir. Bunlardan birisi sezaryen doğumda doğum kanalına giremeyen bebeğin buradaki faydalı mikroplarla tanışamaması olduğudur. Son zamanlarda bağırsak içindeki mikropların oluşturduğu ortamdan merkezi sinir sistemine hafıza, motivasyon, ruh hali ve strese verilen cevabı etkileyen kimyasal sinyallerin gönderildiği, bu sinyallerin erken dönem beyin gelişimde, sezaryen doğum sebebiyle, değişen bağırsak içeriğine bağlı olarak uzun dönemde de bilişsel etkileri olabileceğine yönelik sorular da ortaya çıkmıştır. Bu konudaki nedensel ilişki henüz kanıt düzeyinde olmasa bu farklılığın olduğu kabul edilen kuvvetli bir durumdur.

Doğum şeklinin çocukların ruhsal gelişimini nasıl etkileyeceği yönünde de farklı hipotezler ortaya atılmıştır. Bu hipotezlerden biri, normal yolla doğan bebeklerin doğum esnasında “dozunda ve başa çıkabilir” bir stresle mücadele ederek sezaryenle doğan bebeklere göre ruhsal açıdan daha dayanıklı bireyler olduğunu savunur. Doğum sırasında annenin itici gücü ve bebeğin baş ve vücut hareketleri ile anne ve bebek arasında mükemmel bir iş birliği ortaya konur. Bu süreç anne ve bebeğin beraber gerçekleştirdikleri ilk önemli mücadele sayılabilir. Evet bebek hayatının belli bir dönemine kadar anneye bağımlı bir şekilde yaşar. Birçok ihtiyacını karşılayan kişi bebeğin annesidir. Bebeklik sürecinin ve sonraki süreçlerin de sağlıklı ilerlemesi açısından anne ve bebeğin bu büyük ve muhteşem mücadelesi Cenab-ı Hak tarafından verilen büyük nimetlerden birisidir. Bu durum annenin bebek üzerindeki tesirini arttırması cihetiyle önemlidir. Zira çocuk annesinin kendisiyle beraber büyük bir mücadele verdiğini hisseder ve bilir. Ayrıca bebek ve anne arasındaki güvenli bağlanmanın da ilk adımlarından birisidir. Doğum sırasında bebeğin başı ve göğsü sürekli olarak sıkılır, bebek doğum kanalından geçebilmek için belirli hareketler sergiler, bu sırada solunum merkezi uyarılır ve bebeğin doğumdan sonra rahatça nefes almasına yardımcı olacak şekilde aşırı sıvı akciğerlerden uzaklaşır. Bu esnada bebeğin yaşadığı zorluk ve stresin, bebeğin dış ortama daha iyi adapte olmasını sağlayarak dayanıklılığı arttırdığı düşünülmektedir. Cenab-ı Hak bebeği, doğum aşamasına kadar anne karnında yaşayacak şekilde donatmıştır. Bu donanım aynı zamanda bebeğin dış ortamda da yaşayabileceği muazzamlıkta ve mükemmelliktedir.

Cenab-ı Hak kadını gerek anatomik yapı gerekse hormonal yapısıyla vajinal doğuma uygun donanımda yaratmıştır. Bu noktada annelerin evhama kapılmayıp bu süreci normal seyrine bırakması daha sağlıklı bir gebelik sürecini ve doğum sürecini yaşaması açısından önemlidir.

Hemşire Zeynep Toprak

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*