Beslenme

Sünnete uygun beslenme ile manevi temizlik

Sayısız nimetler bahşedilen insan imtihan sırrının bir gerekliliği olarak nefis ve şeytanla mücadele etmek durumundadır. Allah “Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamlandığını görmediniz mi?”1 ayetiyle bulunan her şeyi insanın hizmetine verdiğini ifade etmiştir.

İnsan hayatını tüm yönleriyle kapsayan Kur’an ve onun açılımı olan sünnet, beslenme konusuna büyük bir önem vermiştir. Beslenmenin anlamı ve hedefiyle ilgili esaslar belirlemiştir. Çünkü beslenme kulluk vazifesiyle dünyaya gelen insanın yaşam nimetinin temelini oluşturur.

  • Beslenmenin anlamı ve hedefi

İnsanın yaratıcısına kulluk edebilmesi için bahşedilmiş bir nimettir yaşam. Yaşamın sürdürülebilmesi için de en elzem şeylerden biri rızık nimetinin farkında olmak ve ubudiyetin bir parçası olduğunun bilinciyle hareket etmektir. “İnsan yediği yemediğine bir baksın. Biz yağmuru bol bol yağdırdık. Sonra toprağı iyiden iyiye yardık. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık”2 Ayetiyle her nimetin insanın hizmetine sunulduğunu görmekteyiz. Bu konuya yaklaşırken ve yemek yerken kulluk vazifemizi yapmamıza bir araç olduğunu düşünürsek beslenmenin amacını daha rahat kavrayabiliriz. Besin seçimlerimizi yaparken nefsi tatmin etmek ve lezzet peşinde koşmak için değil de kulluğu yapmaya hizmet eden bir nimet olduğunu fark etmeliyiz.

  • Beslenmede denge

Ruhla bedeni, dünyayla ahireti ve akılla kalbi ahenk ve bütünlükle dengeleyen Kur’an, beslenme konusunda da insanlara dengeyi ve orta yolu önermiştir. Beslenmedeki fazlalığı ‘’israf’’ olarak isimlendirmiştir. Gıdada ihtiyaç fazlası her türlü tüketim dinimizce uygun görülmemektedir. “Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” 3 ayetiyle anlatılan israf, bireysel ve toplumsal birçok problemin temelidir. Helal-haram kavramına uygun beslenme bizi israftan uzak tutmakta ve ihtiyaç fazlası yemenin götürülerini net bir biçimde anlatmaktadır. Akıl, ruh ve beden sağlığını riske atan yiyeceklerin haram olmasının yanı sıra helal olan besinleri fazla tüketmek de dinen uygun görülmemektedir. Normal şartlarda tüketmekte sıkıntı olmayan yiyecekleri gereğinden fazla almakla beraber obeziteye maruz kalan insanın ruh ve beden sağlığında büyük bir tahribatlar oluşmaktadır. Bu da insanın kendisine ait olamayan bedenine zulmetmesidir.

  • Sünnete göre beslenme

Hz. Peygamber’in (asm) yeme-içmeye ilişkin sünneti, beslenmenin dinî kısmının anlaşılmasında büyük öneme sahiptir.”Andolsun, Allah’ın Resûlü’nde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır”4 ayetiyle içtimaî hayatta Peygamber’imizin (asm) yaşantısını örnek almanın bizim için anlamını daha yakından görmekteyiz. Kulluk sadece belirli tapınma şekillerinden ibaret değildir. Din insanın psikolojik ve sosyal boyutlarını da kapsayarak bazı yönlendirmeler yapmakta ve tavsiyeler vermektedir. İnsanın yaratılış gayesi kapsamında bütünsel bir yaklaşımdır. Dolayısıyla sünnete göre beslenmek sadece yeme-içme işi değildir. Vahyin insana verdiği değer ve hedefe hizmet eden kulluğun bir vazifesidir.

Hz. Peygamber (asm) yenen yemeklerde şunlara dikkat ederdi;

  • Kişi önünden yemelidir.
  • Yaslanarak yemek uygun değildir.
  • Ayakta yemek uygun olmamakla beraber oturarak yemek gerekmektedir.
  • Yiyecek ve içeceklerin içerisine üflemek hoş değildir.
  • Acıkmadan yemek yenmemelidir.
  • Çok sıcak ve çok soğuk şekilde yemek sağlık için iyi değildir.
  • Besmele çekerek, sağ elle, kendine yakın taraftan yenmelidir.
  • Su bir solukta içilmemelidir.

Peygamberimiz’in (asm) sünneti incelendiğinde Kur’an’ın beslenme prensiplerine dayandırarak bize aktardığını görürüz. Ayrım yapmaksızın helal ve temiz olan her şeyden makul şekilde yiyerek beslenme kulluk görevinin bir parçasıdır. Bu sebeple yemeğe Besmeleyle başlamış, yediren ve içirenin Yüce Allah olduğunu düşünerek beslenmiş sonrasında da şükretmiştir.

İnsanın maddi ve manevi yönünün bir arada bulunduğunu göz önüne alırsak beslenmeyle alakalı davranışlar, olumlu ve olumsuz fiiller kalp dünyasında da büyük etkiler bırakmaktadır. Allah’ın koyduğu kurallar ve Resûlü’nün koyduğu prensiplere uygun beslenmek şahsiyet dünyasını önemli derecede etkilemektedir.  En güzel beslenme; sünnete uygun beslenmedir.

Kaynaklar:

  • Lokmân 31/20, İbrâhîm 14/32, 33, Nahl 16/12, Hacc 22/65, Câsiye 45/12.
  • Abese 80/ 24-32.
  • A’raf 7/31, Tirmizî, Birr 21.
  • Ahzâb 33/21.

Diyetisyen Nurbahar Salihoğlu

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*