Psikoloji

Kalp hayatı  

Kâinatın merkezinde insan vardır. İnsan, kendisini bilmekle sonsuz bir yolculuğa adım atar. Kendini bilmediğinde ise bütün bilgileri bir hiç hükmüne dönüşür. Peki, insan nedir? Kimdir? İnsan, eşref-i mahlûkat olarak da ifade ettiğimiz, şerefli bir varlıktır. İnsanın iki yönü vardır. Birinci yönü bedenî yani cismanî yönüdür. Eli, ayakları, gözü, kulağı, midesi, böbreği, karaciğeri, akciğeri, beyni, damarları ve kalbi ile mükemmel ötesi bir sanat eseridir. Bu konuda her geçen gün bu muhteşem donanımın yeni bir yönü bilim insanları tarafından keşfedilmektedir.

İnsanın cismanî yönünün yanında bir de ruhî yönü vardır. Bu konu da derinlemesine incelenmesi gereken bir yöndür. Beden ve ruh iç içe geçmişlerdir. Bedeni hareket ettiren içindeki ruhtur.

Ruhtan yoksun bir beden, ceset hükmünü alır. Beden, ruhun sığındığı bir evdir. Ruh, bu evin misafiridir. Bedenin odağında en hayati organ olarak kalp yer alır. Kalp durduğunda, bedenin canlılığı da durur. Kalp durması, ruhun bedenden ayrılmasının belirtisidir.

Kalbin, beden de bir organ olmasının yanında bir de ruhî boyutu vardır. Kalp, ruhun da merkezinde yer alır. Bu yönü ile ruhu besler. İman, akıl, vicdan, nefis gibi unsurlarla kalp bir bütünlük oluşturur.

Ruhun inkişâfı kalbe bağlıdır. Kalbî hayat canlı ise ruhî hayat da canlanır. Kalbin kararması ile insan yürüyen bir mevtaya dönüşür. Manevi kalbin; korunması, beslenmesi, ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Manevi kalbe latife-i Rabbaniye de denir. İnsanın hayat derecelerindeki seyri, kalbî hayatıyla irtibatlıdır.

İnsanın ruhsal boyutu bilim insanları tarafından ihmal edilmektedir. Ruhsal problemler ifadesi ile sadece beyin ve nörolojik çalışmalar ön plana çıkarılmaktadır. Oysa ruhun en merkezi noktası kalptir. Kalp hayatının rehabilitasyonu/iyileştirilmesi ile birçok psikolojik/ruhsal problemin de çözülebileceği hususu da ihmal edilen bir seçenek olarak alanın uzmanlarını beklemektedir. Kalp hayatının düzenlenmesi, takviye edilmesi ve kalbî donanımların keşfedilmesi ile birçok psikolojik ve sosyal problemler çözüme kavuşacaktır. Belki de beyin odaklı çalışmalara, kalp odaklı terapi çalışmalarıyla destek verilse, önleyici ve tedavi edici süreç daha sağlıklı ve de daha verimli bir hale gelecektir. Bu şekilde keşfedilmeyi bekleyen bu dinamik donanımlar, insana bu sonsuzluk yolculuğunda büyük bir destek olacaktır.

Aile Danışmanı

Mustafa Taşkın

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*