Röportaj

İklim krizine karşı az tüketim

Daha sürdürülebilir hayat için yapılması gerekenleri Ekolojik Dönüşüm kurucu ortağı yeşil içerik üreticisi Utku Yılmaz’la konuştuk. Buyrun okuyalım.

Yeni ikilim kanununa tepkiler artıyor siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Yeni İklim Kanunu çalışmalarını ilk günden bu yana takip ediyorum. Hazırlanmaya çoktan başlanması gereken bir kanun çalışmasıydı. İyi bir başlangıç olabilir ama epeyce yetersiz. Daha net hedefler görmeyi isterim. Kanuna gelen tepkilerin bir kısmını can kulağıyla dinliyor ve anlamaya çalışıyorum. Ancak önemli bir kısmı, sosyal ve geleneksel medyada iklim konusunda hiçbir bilgisi olmamasına rağmen konuşan kişilerce yapılıyor. Kanunda eksik bulduğu yerlere bilimsel ve akılcı katkılar sunmaktan çok uzak yorumlara zamanımı ayırmıyorum. İstanbul Sözleşmesi tartışmalarında da benzer fikir çığıyla karşılaşmıştık. Sözleşme maddelerini okumamış, kişiler, konudan bihaber yorumlar yapmıştı. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan kişiler bizi geriye götürür. Ben önüme bakarım.

İklim krizine karşı sürdürülebilir neler yapılabilir?

İklim krizini önlemek için öncelikle tüketim alışkanlıklarımızı sadeleştirmemizi öneriyorum. Satın almadan önce bir durup düşünmek, gerçekten ihtiyacım var mı, diye sorgulamak önemli. Gerektiğinde ucuz, kalitesiz, kısa ömürlü olanı değil; nitelikli, uzun ömürlü, adil üretilmiş ürünler tercih edilebilir. Karar vericilerden kendi kendine yeten bir ülke, şehir ve iklim adaleti talep etmek de bir o kadar önemli.

Ev ekonomisi için uyguladığınız tasarruf yöntemleri var mı? Ne tavsiye edersiniz?

Ben sürdürülebilirliği ekonomik tasarruf amacıyla hayatıma katmadım. Benim temel hedefim, gezegenin, dolayısıyla canlı yaşamının devamlılığı ve kaygıdan arınmış neşeli bir hayat. Bunun içinse sadeleşmeyi seçtim. Sade, nitelikli, yeterli bir hayat sürdüğünüzde, zaten ev hayatında da tasarruf sağlamış oluyorsunuz. Önce almamayı, var olanı elemeyi, gerektiğinde de nitelikli olanı almanızı öneriyorum.

Toplum olarak susuzlukla karşı karşıyayız. Susuzluğa karşı ne yapabiliriz?

Hem tarım hem sanayi hem de evlerimizde kullandığımız su, tatlı su. Tatlı su kaynaklarının %75ini tarımda (Endüstriyel tarım yaptığımız için) kullanıyoruz. Burada evimiz için gıdamızı mevsiminde, yerelinde tercih etmek ve bir tanesini bile israf etmemek, su için yapabileceğimiz en doğru şey. Endüstriyel kırmızı et tüketimimizi sınırlayabiliriz. Yeni bir tişört almadan önce sorgulayabiliriz. Suyu az kullanırken, zehirlememeyi de önemseyebiliriz.

Sosyal ve yeşil girişim olan Ekolojik Dönüşüm nasıl hayat geçti? Ekolojik Dönüşüm Dükkanı’nda sürdürülebilir neler tasarlıyorsunuz?

Ekolojik Dönüşüm Dükkanı, tek kullanımlık plastiklere karşı yerel, doğal ve atık ham maddelerden çok kullanımlık alternatifler ürettiğimiz dükkanımız. Ülkemizin ilk çelik pipetini, pipet fırçasını, çelik dil temizleyicisini, ahşap fırçasını ve daha birçok ürününü ürettik, bu ürünlerin isim anneleri olduk. Ayrıca Kadıköy Belediyesi’yle birlikte Feneryolu ve Caddebostan’dan ülkemizin ilk sıfır atık dükkanı olan Atıksız Yaşam Dükkanı’nı kurduk. Ürünlerimizin burada raflara koyduk. Dükkan’da ayrıca kendi kesenizle ve kabınızla alabileceğiniz temiz içerikli ürünler de mevcut.

 Şehirde ekolojik hayatı yürütmek zor olabiliyor. Siz bunu nasıl yapıyorsunuz?

Şehirde sürdürülebilir bir hayat kurmak hiç de zor değil. Satın alma alışkanlıklarımı düzenlemek benim çok işime yaradı. Tüketmek ve israf etmekle bir hayat değil; anlamlı, neşeli ve sevdiklerimle bir hayatta yaşıyorum.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*