Röportaj

Korkutulmuş bir nesil zulümlere tepki gösteremez

Filistin’de yaşanan hadiseler hepimizi üzdü. Bu durum karşısında en çok çocuklar etkilendi. Gerek yakından gerek uzaktan bu soykırıma şahit olan çocuklara karşı nasıl bir tutum sergilenmeli ve bu süreci atlatırken neler yapılması gerektiğini temel uzmanlık alanı çocuklar olan Klinik Psikolog Mehmet Teber’e sorduk. Buyrun okuyalım.

İsrail’in hain saldırıları karşısında Filistinli çocuklar, büyük korku ve çaresizlik hissine kapılıyor. Bir yetişkinin bile kaldırmayacağı duygusal yük, çocuklara yükleniyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyada kötüler, zulüm her zaman oldu. Geçmiş yıllar, yüzyıllar birçok örneği ile dolu. Bu zamanın tek farkı kötülüğün medeniyet, özgürlük gibi kılıfların ardına saklanmış olması. Zulümler devam edecek belli ki. Önemli olan buna şahit olanların nerede durduğu, nasıl tutum takındığı. Dünyanın seyrini bu tutum belirleyecek. Çocuklar küçük dokunuşlarla büyük iyileşmeler gösterebilirler. Bu dokunuşun yolunu bulmak bizim görevimiz. Tüm enerjimizi buraya harcamamız gerekiyor sanırım.

Gazze’de insan olmak zor ama çocuk olmak daha zor sanki. Soykırıma maruz kalan çocuklar, psikolojik travmalarını nasıl iyileştirebilir?

Çocuklar çabuk yaralanır ama çabuk da iyileşir. Bir sarılış, şefkatli dokunuş, sıcak bir ortam, özgürce oynanan bir oyun, güzelce kurgulanmış bir öykü, iyi tasarlanmış bir sahne gösterisi iyileşmelerine oldukça katkı sağlayabilir. Ama şimdi öncelik fiziksel güvenlik. Bu sağlanmadan psikolojik iyi oluş halini inşa etmek ve bunun için çabalamak çok zor olur.

Çocuklardan Kudüs’e bir milyon dua projesi çok hoşumuza gitti tebrik ediyoruz. Çocuklara bu tarz meseleler anlatılmalı ama nasıl?

Dünya’da yeni zulümleri engellemenin yolu, zulme karşı tepki geliştiren, aksiyon alabilecek çocuklar yetiştirmek olabilir. Sindirilmiş ve korkutulmuş bir nesil Gazze ve benzeri zulümlere tepki gösteremez, gösteremiyor görüyoruz. Bizim projemiz ise çocukların aksiyon alması üzerine kurulu. Bir çocuk ne yapabilir? Saf dili ile dua edebilir. Biz de 1 Milyon Dua projesi ile çocukların dualarını derleyip Kudüs’e ulaştırmak istiyoruz. Aksiyon alan çocuklara bir belge gönderiyoruz. Ki bu zulmün olduğu bir zamanda doğru yerde durduklarını hatırlasınlar diye.

Okul öncesi çocuklara metaforlarla anlatmak doğru. Kudüs’ün Gazze’nin önemi anlatıldıktan sonra, orada bir karanlık olduğu, kara bulutların her yeri kapladığı anlatılabilir. Bulutların dağılması için dua istenebilir. İlkokulda bir kavga şeklinde ortaokulda ise savaş şeklinde anlatım yapılabilir.

Dünyadaki tüm yetişkinler ve çocuklar yaşanan bu katliama tanık olup çaresiz kalarak ikinci bir travma yaşıyor. Bu konuda bizlere neler tavsiye edersiniz?

Çaresizlik, acıdan bizi koruyacak olan tek şey eylemdir. Dua eylemdir, boykot eylemdir, yürüyüş eylemdir, sosyal medyada paylaşım yapmak eylemdir, kanaat önderlerini aksiyona sevk edecek çalışmalar yapmak da eylemdir. Kamuoyu baskısı kadar güçlü bir enstrüman yoktur dünyada. Bu baskı için çabalamak gerekir. “Ama, fakat demeden” Filistin için adım atan herkesi alkışlamak gerekir. İzlediğimiz haberler, görüntüler bizi eylemsizliğe sevk ediyorsa o zaman onlara ara vermeliyiz. Yük alacağım derken omurgamızı kırmaya gerek yok çünkü. Şerri kendimiz için hayra döndürecek adımlar atarsak, ikincil travma ile daha çok baş edebiliriz.

“İyi insan olmaya giden yol travmasız çocukluktan geçmiyor” diyorsunuz. Ancak travmalar iyileştirilmediğinde büyük engeller oluşturabiliyor. İyi insan olmak için nasıl yol almak gerekiyor?

Günümüzde travma çok popüler. Travmayı çözmek kadar belki ondan daha önemli bir mesele var, iyi insan yetiştirmek. Ebeveynlerin çabası travmasız çocuk yetiştirmek üzerine yoğunlaştı, bu sözüm vurguyu insanlığa çekmemiz gerektiğini anlatıyor. Aslolan iyi insan olmaktır ve dünyanın en travmatik insanı da iyi bir insan olabilir. Kayan ekseni düzenlemek için söylenmiş bir söz. İyi insan olmayan giden yol iyi rol modellerden, iyi kitaplardan geçiyor kısaca. Sanırım bunlara hayatta daha çok yer vermek, kötü rol modellere ise mesafeli durmak gerekiyor.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*