Kapak

Duning-Kruger sendromu… 

Yolda yürürken adres soran birisine “bilmiyorum” demek için düşündüyseniz ya da diyemediyseniz bu yazı tam da sizden bahsediyor!

Aslında hepimizin zaman zaman içinde bulunduğu ama bazılarımızın alışkanlık haline getirdiği güzel bir sendrom bu. Baksanıza adı bile bir başka: “Dunning-Kruger sendromu!”

Mesela günümüzde bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar bile kitap okumadığı, bir bilenden ders almadığı, deneyimleyip “hata yapmamasına” rağmen; psikolojiden, konusunda bilgisi olmayan kimse kalmadı. Tıpkı iletişim ya da çocuk bakımından, stil danışmanlığı- modadan, fotoğraf çekmekten veya yazı yazmaktan anlamayanın kalmadığı gibi! “Estağfurullah canım ne biliyoruz, ne yapıyoruz ki” maskesi arkasına saklanıp “Biliyorum tabii ki o kadar duyduğum/izlediğim şey var herhalde ben bileceğim” tavrını saymıyorum bile.

Güzel bir duygu bu… Araştırma yapmaya gerek yok! Önümüze gelen birkaç dergi ya da yazıyı okumak yeterli, hatta o da değil, sosyal medyaya bir girsem tamamdır!

Hepimizin biricikliğini besleyen “ben biliyorum” ile üstün bir statü elde edebileceğimiz, geçmişte belki bir şey bilmediğimizde ya da yapmadığımızda hissettiğimiz reddedilme – aşağılanma duygusunu bastırıp, aşağılık kopleksimizi yenmemize imkân sağlayan “bir şey bilmenin”, değer görmekle eşit anlama geldiği, çocuk aklımıza ödül sunarak mutlu hissettiğimiz bir durum.

Yapılan seçimlerin sonuçlarını değerlendirebilecek kapasitede olmadığı halde, girişimde bulunan bizler için, 2000 yılında Cornell Üniversitesi’nin iki psikologu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı (ki kendilerine Nobel ödülü kazandırmış bir araştırmadır) bir algılamada yanlılık eğilimidir bu. İki psikologun adını koyduğu bu sendrom, dilimizde çok daha önceden, “cahil cesareti” olarak yer etmiştir.

Thomas Fuller’in deyimi ile “cahilliğin türleri” arasında saydığı, “Hiçbir şey bilmemek, gerekenleri bilmemek, bir sürü gereksiz şey bilmek” özelliklerinden en çok da “bir sürü gereksiz şey bilenler”in hissettiği bir durumdur. Ve çoğunlukla da bildikleri için tavsiye ve öğütleri göz ardı ederler. Ne de olsa her şey hakkında bilgi sahibidirler “O” kişiler.

Eğer bu sendroma sahipseniz sizin için bu özellikleri kabul etmek de bir hayli zor olacaktır. Bunu en çok, tam da şu anda hissettiğiniz eminlikten anlayabilirsiniz. Yok, canım o ben değilim! Ben de değilim!

Biziz…

Ki ayet bize inmiş! “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.”(1)

1.Zumer Suresi/ 9

 

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*