Beslenme

Kış aylarında neden kilo alıyoruz?

 

Kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte, evde ve kapalı mekânlarda daha fazla vakit geçirmek ve havaların soğumasıyla birlikte, ısınmak için vücudun yağ depolaması, kilo artışının en büyük nedenleri. Akşam saatlerinde evde daha fazla vakit geçirmek, keyifli yeme programları yapılmasına ve boza, salep, kestane gibi yüksek enerjili kış besinleri fazla tüketilmesine yol açtığından kış aylarında kilo alımları kaçınılmaz. Soğuyan havalarla birlikte azalan fizikî aktivite de kışın kilo artışına katkıda bulunuyor.

 Kış mevsiminde kilo almamak hatta fazla kiloları vermek için ne yapmalıyız?

Kış mevsimi yaza göre iş ve okul saatlerinin daha düzenli olduğu bir zaman olduğundan düzenli beslenmenin sağlanması kolay olmakta. Belirli saatlerde kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinin yanı sıra, ihtiyaç doğrultusunda yapılacak 1–2 ara öğün yeterlidir. Kahvaltı tok tutucu, enerji verici ve protein ağırlıklı olmalı. Ana yemeklerde ise etli kış sebzeleri, kuru bakliyat yemekleri, ızgara balık tüketimi, kepekli makarna, bulgur pilavı uygun yiyecekler arasında. Ara öğünlerde ise kuru meyve ve kuruyemiş karışımları, leblebi, sütlü sıcak içecekler, taze kış meyveleri uygun besinler.

 Kış aylarının vazgeçilmezi, sıcak içecekler

Kış aylarında yaz mevsimine göre sıcak içecek tüketimi oldukça artmaktadır. Siyah çay, sade türk kahvesi, filtre kahve, bitki çayları şekersiz tüketildiğinde kalori içermeyen içeceklerden olduğundan kilo aldırmaz. Sütlü kahve de tercih edilebilen, tok tutan bir ara öğündür. Ancak kahveler kremasız ve karamelsiz olmalı. Bitki çaylarından ise zencefil, yeşil çay, beyaz çay, rooibos çayı, tarçınlı karanfilli çaylar şekersiz olarak tercih edilebilir. Kış aylarında tüketilen sıcak çikolata, salep ve boza enerji içeriği yüksek içecekler. 1 çay fincanı (200 ml) salep veya boza 240 kaloridir. Şeker içeriklerinden dolayı, özellikle diyabet hastalarının uzak durması gerekir.

 Karbonhidratlara dikkat

Kış aylarında tüketme isteği artan karbonhidratlara karşı dikkatli olunmalıdır. Pirinç pilavı, erişte, makarna, börek gibi rafine karbonhidratlar yerine bulgur pilavı ve kuru bakliyat (kuru fasulye, yeşil mercimek, nohut) gibi glisemik indeksi düşük yiyecekler tüketilmelidir.

 Gribal enfeksiyonlara karşı

Kış aylarında, özellikle kapalı mekânlarda daha fazla vakit geçiriliyor olması sebebiyle artan gribal enfeksiyonlardan korunmak ve hastalık dönemini rahat geçirebilmek için antibiyotik kullanımı yerine bitki çaylarından faydalanabiliriz. Tarçın, zencefil, ekinezya, okaliptüs, ıhlamur, zerdeçal, adaçayı kış aylarında tüketebileceğimiz bitki çaylarından bazıları.

 Doğal antibiyotiklerden

Kış aylarında zayıflayan bağışıklığımızı güçlendirmek için mutfağımızdaki doğal antibiyotiklerden yaralanabiliriz. Soğan, sarımsak, zencefil, zerdeçal, bal, vb. antibakteriyal ve antiviral özelliği olan doğal gıdalar. Probiyotik yoğurtlar ve kefir de bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden günlük beslenmeye dâhil edilmelidir. Çinko bağışıklığı güçlendiren bir mineral olduğundan haftada 2 gün kırmızı et tüketilmeli, sebze yemeklerine kıyma eklenmelidir. Kış ayları diğer mevsimlere göre daha hareketsiz geçmekte. Kışın azalan fiziksel aktivite ve artan yağ oranı sebebiyle metabolizma yavaşlayabilir, besinler kolaylıkla yağa dönüşebilir. Bu durumun önüne geçebilmek için akşam yemeği sonrası tüketilecek sağlıklı bir ara öğün yeterlidir. Bu ara öğünde tüketilebilecek uygun ara öğünler şunlardan birisi olabilir. 1 orta boy taze meyve, 1 bardak süt, 1 bardak kefir, 1 avuç leblebi, 15–20 iç badem, 3–4 ceviz içi, 3 kuru hurma. Havalar soğusa bile en az 2 litre su içilmeli, haftada 3–4 gün 30–40 dakika egzersiz yapılmalıdır.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*