Kapak

Sosyal medya sosyalleştirir mi, yalnızlaştırır mı?  

Modern çağ, kentleşme ve teknolojinin hızla gelişimi insanları bireyselleşmeye doğru götürüyor. Özellikle teknoloji ve sosyal medyanın insan ve toplum üzerinde büyük bir etkisi var. Bu etki bazen olumlu bazen olumsuz yönde olabiliyor. İnsana getirdikleriyle beraber insandan götürdükleri de oluyor. Her şeyde olduğu gibi sosyal medya ne amaçla kullanılırsa insana onu sunuyor. Uzaktakini yakın, yakındakini uzak yapabiliyor. Eğer yabancılarla tanışmak, uzaktakiyle buluşmak, bir organizasyona dâhil olmak, grubun bir parçası olmak, etkinliğin içinde olmaksa amacınız size böyle bir hizmet sunabiliyor. Yanınızdakilerden uzaklaşmak, ortamınızdan içinize çekilmek; ama bir taraftan ilişki içinde kalma ihtiyacınızı karşılamak ve kontrollü bir ilişki içinde olmak istiyorsanız bu ihtiyacınıza da cevap veriyor. Sosyal medyayla ilişkiniz bağımlılık, uzaktan bağ içinde bulunma ve boşluk doldurma niteliğinde ise kişinin içindeki patolojik döngüyü devam ettiren bir araç haline geliyor. Yok, eğer kişilere, bilgiye ulaşma ve etkinlik ve organizasyonlara dâhil olma amacıyla kullanıyorsanız size o yönde fayda sağlıyor.

Sosyal medyanın sunduğu bir başka hizmet bilgiye kolayca ulaşabilir olmak ve kişilerin kendini, düşüncelerini ifade edebileceği bir mecra sunmak. Bilgiye ulaşabilir olmak fayda sağlarken bilginin hızlı, akıcı ve çabuk tüketilebilir olması sindirilmeden, özümsenmeden ve pratik edilemeden başka bilgilere geçmeye sebep oluyor. Bu da insanda tatminsizlik oluşturuyor. Kişilerin kendini ifade edebilir olması, eşit şartlarda, sansürsüz bir şekilde kendini ortaya koyabilmeleri bir yönüyle avantajken; doğruluğundan emin olunmayan bilgilerin varlığı, bazen yüze bile söylenemeyecek şeyleri rahatlıkla söyleyebilir olma özgürlüğü sunduğu için yıkıcı bir etki bırakarak dezavantaja dönüşüyor.

Gerçek iletişim ekran arkasından yazışmak ve bağlantı kurmak değildir. Yüz yüze, doğal, spontane, interaktif ve duygusal anlamda bağ kurmaktır. Sanal değil de gerçek bir ortamda, maskesiz olabildiği, kendi olduğu, dokunabildiği, duygu paylaşımının olduğu ilişkiler insanda tatmin duygusu oluşturur. Oysa ki sosyal medya sanal, sunî olması, hayatın kendisi olmaması, çok kişiyle bağlantıda olunmasına rağmen yakınlık, temas, spontanlık ve duygu paylaşımının yaşandığı bir ambiyans olmaması ve bu ihtiyaçlara cevap verememesi yüzünden insanı yalnızlaştırıyor, asosyalleştiriyor ve hayata yabancılaştırabiliyor. Bu durum insanda tatminsizlik ve mutsuzluk oluşturuyor.

Sosyal medyanın sosyalleşme, asosyalleşme üzerine etkisi olabildiğinden bahsettik. Fakat bir de şu soruya cevap aramak gerekiyor.

 Sosyal medya asosyalleştiriyor mu yoksa asosyaller mi sosyal medyayı tercih ediyor?

Sosyal medya genellikle bağ kurma, ama uzaktan bağ kurma ihtiyacı olanların ihtiyacını karşılıyor. Bu sebeple sosyal medyayı yoğun olarak kullanan kişiler genellikle bağlantısız yapamayanlar, bağımlılık yatkınlığı olup da yakın ilişki kurmaktan korkanlar, boşluk duygusuyla baş edemeyenler, ilişki kurmaktan çekinen fakat yalnızlık duygusuyla da başa çıkamayanlar, beğenilmeye ihtiyaç duyanlar, narsistik, şizoid, kaçıngan, borderline, histriyonik kişilik yapısına sahip kişiler olmaktadır.

Bir de sosyal medya aracılığıyla evlenme amaçlı tanışmalar vardır. Bu ilişkiler, yüz yüze görüşülmeden sanal ortam ve sosyal medya üzerinden tanışıp evlenme ile sonuçlandığı zaman kişilerin hayal kırıklığı yaşamalarına yol açabiliyor. Çünkü kişiler sanal ortamda karşısındaki kişiyi gerçekliğiyle değil de zihnindeki arzusuyla tanımak istiyor.

Evli olup da eşi ve çocuklarıyla iletişim kurma ve zaman geçirme yerine sosyal medyaya yönelme ve gereğinden fazla internette oyalanma, ilişkilere zarar verdiği gibi insanın yakın olma ihtiyacını tatmin edememesine sebep oluyor. Faydası olan her şeyin fazlasının zarar verdiği, insanı hayatta mutlu eden en önemli şeyin denge olduğu unutulmamalıdır.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*