Kelimat Çiçekleri

Siyah nurlu kelimeler

 

Karanlık… Koyu ve zifiri…

Karanlığın şiddetini arttıran hangi kelimeler varsa hepsini ardı ardına yazmak…

Bizimkisi sadece yazmak…

Ya yaşamak…

Zulmeti tüm iliklerine kadar hissederek bakınmak…

Işıksızlıktan başı dönmek…

Baktığı yerde bir şey görememek…

Çaresizce başı öne eğmek…

Başlar önde, diller duada…

Barla dağlarında ise bir zat ufka; yanındaki kâtipse pür dikkat o zata bakmakta…

Ufuk aydınlıktır ve o zatın dilinden nurlu bir hitap yönelir kâtibe : “Yaz kardeşim!”

O söyler, kâtip yazar, yazar, yazar… Kelimeler siyahtır, lakin kelimelerin içinden nur fışkırdığından mıdır ki nur yansır kâtibin yüzüne… Kâtip nurlanır, Barla nurlanır ve hâle hâle nur yayılır yeryüzüne…

Karanlıktan başını önüne eğenler mi? Onlar başlarını kaldırmadan okumaya başlarlar siyah keli­meleri… Artık içleri de nurdur dışları da… Karanlıktan eser yoktur.

Kelimeleri söyleyen, ufka müheyya zât, zamanın bedîsidir; kelimelerden doğan nurlar ise Kur’ânî hakikatlerdir…

Bu nurlu Sözler dünya durdukça duracak ve tüm beşeri nurlandıracaktır…

Kelîmât Çiçekleri köşemizin sene-i devriyesinde, nurlu kelimeleri yazmaya devam.

Zira kalemi artık karanlıkta değil aydınlıkta tutuyoruz.

Tutmayı nasip eden ve gücü verene Rabbimize hamd ederek,

Yeniden başlıyoruz.

Vira bismillah…

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*