Editör

Zarûret zannettiklerimiz…  

Ekim sayımızda Bediüzzaman’ın “Bizim düşmanımız cehalet, zarûret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz.” sözünden hareketle, ‘cehalet ve marifet’i sayfalarımıza taşımıştık. Bu ay da ‘zarûret ve san’at’ konularını anlamak çabasıyla yola çıktık. Ve gördük ki, o zarûret hiç de bizim anladığımız gibi bir zarûret değilmiş, o san’at da başka türlü bir san’atmış. İşte, bu iki kavramı da derinlemesine düşünmeye vesile olan yeni sayımızla karşınızdayız.

Namık Kemal Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Veli Sırım ile yaptığımız görüşmede zarûret zannettiklerimizdense, asıl zarûretimizin farkına varmak gerektiğini öğrendik. Sırım’ın; “Fakr-u zarûret hem maddî, hem ahlakî sefaleti getirir!” diyerek zarûret hastalığının ayrıntılı tanımını yaptığı söyle­şide, san’ata bakışımıza da farklı bir açı getirildiğini düşünüyoruz.

Diğer yandan “bilmekle yaşamak arasındaki ince çizgi”yi bu defa zarûret konusunda bize yorum­layan Nesibe Bahtiyar’ın yazısı, zarûret olmayan şeyleri bile zarûret addetme hastalığımızdan yeni nesli kurtarmak için hepimize farkındalık kazandırıyor. Sahi, biz zarûretin hastalık olduğunu bilince ne değişiyordu hayatımızda? Bu sorunun cevabını vermek için, M. Fahri Utkan da “Derdiniz ekmek mi yoksa fantezi mi?” başlığını taşıyan yazısında bazı ipuçları sunuyor bize.

Derdinizin tüketmek olmadığı konusunda eminseniz eğer, buyurun Türetici sayfasında yapabile­ceklerinizin küçük örneklerine bir göz atın. Bizim derdimiz; bu hayatta tüketmekten başka, üretmek ve türetmek gibi yolların da var olduğunu göstermek…

Bu ay, Bebeğim sayfasında yer alan yazısında Hanife Karadeniz “Sütten kesme” üzerine önemli ipuçlarına yer veriyor. Ayrıca, çocuk eğitiminde edebiyatın önemine de yer verdiğimiz Şubat sayımız­da, bu dalda pek çok ödülün sahibi, Yazar ve Şair Bestami Yazgan ile görüştük.

Aylardan Şubat ise, yakın tarihimizde kara bir leke olarak kalmış ve uygulamaları hasebiyle en çok da hanımları hedef almış postmodern darbeyi anmamak olmaz. Genç yazarlarımızdan Zahide Yeşilmen, başörtülü bir genç kızın gözünden o yılları bize hatırlatan bir yazı kaleme almış. Kendisini tebrik ediyor ve bu vesileyle 28 Şubat’ın mağdur ettiği her bir ferdin dünya ve ahirette haklarını al­ması için yaptığımız duayı tekrar ediyoruz.

Bu ay da Gülnur Tercan, Merve İriyarı, Tubanur Dalkıran ve Mü’mine Güneş kalbimize dokunan çalışmalarına devam ediyorlar. Diğer yandan Ayın İçinden, Hayatın İçinden, Fitoterapi, Gül Bahçesi, İbret Levhaları, Nurdan Sayfalar, Yemek ve Tatlı Sayfa da her ay olduğu gibi sizleri bekleyenler ara­sında. Keyifli okumalar diliyoruz…

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*