Ayın İçinden

Bekir Berk (1926-1992)  

 

“Dağ ne kadar yüksek olursa olsun üzerinden yol geçer.”

Döneminin en tanınmış avukatlarındandır. Türkiye’nin her yerindeki din kardeşlerini savunmak için gece gündüz demeden gayret içinde çalışır. İmkânsız diye bir sözcük onun hayatında yoktur. Üstad’ın ilk kez vekâlet verdiği şahsiyettir.

Bekir Berk, 1926’da Ordu’nun Uzunhisar nahiyesinin Delikkaya köyünde dünyaya gelir. Babası komiser, annesi ev hanımıdır. Bekir Berk, küçük yaştayken bir rüya görür. Uyandığında hâlâ şu kelimeleri tekrarlar: “Yaparım efendim, emredersiniz efendim, baş üstüne efendim! Cebelden cebele atlarım efendim, binerim efendim, giderim efendim.”

Sabah uyandığında annesinin sorusu üzerine gördüğü rüyayı anlatır. Rüyasında Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (asm) görmüştür. Onunla birlikte Ebu Cehil’in ordusuna karşı mücadele verir. Efendimizin (asm) yanında Hz. Ebubekir (ra), Hz. Ali (ra), Hz. Ömer (ra) vardır. Peygamberimiz (asm) savaşa katılmak isteyen küçük Bekir’e kendi miğferini ve zırhını giydirmiş, kâfirlere karşı savaşmak üzere emirler vermiş, o da bu emirleri tam bir teslimiyetle kabul etmiştir.

Annesi; “Müjde oğlum! Bu rüya bir müjde. Efendimiz’in (asm) zırhını giymen, herkese nasip olmayan bir şey. Herhalde sen, bu devrin Ebu Cehilleriyle savaşmakla vazifelisin” dedi. Aynı gece oğlunun kulağına şunları söyler: “ Sen büyük adam olacaksın oğlum, okuyup büyük işler yapacaksın.”

Bir gün babasının işi dolayısıyla İstanbul’a göç ederler. Küçük Bekir, İstanbul Maarrif Müdürlüğü Kırkıncı İl Mektebinde okula başlar. Her Cuma sabahı annesiyle birlikte Ayasofya Camii’ne giderler.

Fakat bir sabah Ayasofya Camii’ne geldiklerinde caminin tahta perdelerle çevrildiğini görürler. Çünkü asırlık mabed ibadete kapatılmış, müzeye dönüştürülmüştür. Annesinin ağladığını gören Bekir, “Merak etme anneciğim, büyüyünce ben onu açtıracağım.” der. Yıllar sonra karşılaşacağı Üstadı’nın da aynı gayede olması belki de onları daha çok birbirine bağlar.

15 Nisan 1952’de Bekir Berk, cübbe giyip baroya girer. Ayasofya’nın ibadete açılması hakkında yazı yazdığı için hakkında dava açılır. Kendi kendisini savunduğu bu davadan beraat alır ve basında büyük yankı uyandırır.

Bir gün Eşref Edip’in yazmış olduğu “Bediüzzaman Said Nursi” kitabını alıp okur. Hakkında çok şeyler okuduğu Bediüzzaman’ı daha yakından tanır. Bir müddet sonra Tahsin Tola’dan telefon gelir. Tahsin Tola Bediüzzaman’ın talebelerinden ve Bekir Berk’in arkadaşlarındandır. Tahsin Bey “Bediüzzaman’ın davasını alabilir misin?” diye sorunca Bekir Berk: “Şimdi olmadı Tahsin Abi, ‘Davayı alabilir misin?’ ne demek? ‘Ankara’ya gel bu davayı al.’ diyeceksin.” der.

Ankara’ya gidip Nur Talebeleriyle görüşür. Onlara “Sizi bir an önce hapisten çıkarmaya mı çalışayım, yoksa inandığınız davayı mı savunayım?” diye sorar.

“Bizler burada 10 sene yatmaya razıyız. Siz Risale-i Nur’un ulvi davasını müdafaa edin Bekir Bey” cevabı Bekir Berk’i daha da heyecanlandırır. Demek onlar nefislerini düşünmeyen gerçek dava adamlarıdır. Artık o günden sonra Bekir Berk’in hayatı farklı bir minvalde ilerler. Davadan davaya, müdafaadan müdafaaya koşturup Nur’un avukatlığını yapar. Üstad Hazretleriyle tanışmasından sonra Üstad Bekir Berk Abiye boş kâğıtlar imzalayıp verir. Böylece ona ne kadar güvendiğini de gösterir. “Sen benim Abdurrahmanım gibisin.” diyerek iltifatta bulunur.

Bekir Berk Ağabey, kar kış, yağmur çamur demeden aynı gün içerisinde birbirine uzak mesafelerde duruşmalar olsa bile hepsine gitmeye azmetmiş ve izn-i İlahi ile de yetişmiştir. Yıllarca hem Üstad’ının, hem Nur Talebeleri’nin avukatlığını yaparak pek çok beraat almıştır.

Bekir Berk Ağabey, 1973’de avukatlığı bırakıp hacca gider. On altı yıl kutsal topraklarda kalır. Cidde radyosunda Türkçe yayın yaparak hizmetlerini sürdürür. 1989’da hastalanıp kanser teşhisiyle İngiltere’de tedavi gördükten sonra Türkiye’ye döner. 14 Haziran 1992’de Hakkın rahmetine kavuşur. Kabri, Eyüp Sultan Kabristanlığında bulunmaktadır.

 

Kaynakça: İhsan Atasoy- Hayatının Davasına Adayan Adam Bekir Berk-Nesil Yayınları–2014

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*