Kapak

“Baby shower partileri, yetişkinlerin eğlenmek adına bebeği nesnel olarak kullandığı eğlencelerdir.”

Psk. Mehtap Kayaoğlu ile parti kültürünü ve son dönemde sıkça duymaya başladığı­mız, bebeğin dünyaya gelişinin kutlandığı “Baby shower” partilerini konuştuk…

Gittikçe yaygınlaşan ve be­beklerin gelişleri kutlanan “Baby shower” partileri, gösteriş toplu­mu olmanın işareti midir? Nasıl görüyorsunuz bu durumu?

İnsanlar bence ilginç bir şekil­de mutsuzlaştılar, mutlu değil­ler, motive değiller, canları sık­kın, moralleri bozuk ve kendileri­ni eğlendirmek, mutlu olmak için çeşitli yöntemler bulmaya, bir bahane olsa da kendimizi eğlen­dirsek diye düşünüyorlar sanki. Bence bu kendi kendilerini moti­ve etme yeteneklerinin azalma­sıyla alakalı bir durum. Çünkü bir insanın mutlu olması, eğlenme­si, keyifli zaman geçirmesi için ya da arkadaşlarıyla toplanması bir araya gelmesi, birlikte otu­rup çay, kahve içmesi için böyle partilere ihtiyacı olmamalı diye düşünüyorum. Gerçi bunu şöyle de düşünebiliriz eski bin bir gece masallarında falan da söylenirdi ya 40 gün 40 gece düğün yapıp evlenmişler. Aslında bir yandan da böyle sanki bizim genlerimiz­de bile varmış gibi 40 gün 40 gece düğünle evlenmiş olmak, saraylarda geziyor olmak ya da oğlu olunca oradaki padişah ba­banın bilmem ne kadar koyun, kuzu kestirmesi, oğlak kestir­mesi gibi. Bu tip bilgiler de bizim geçmişimizde de hafızamızda da var. Dolayısı ile zannediyorum ki batıdan gelme “baby shower” tarzındaki bu tür partilere de sı­cak bakar olduk.

‘Baby shower’lar üzerinden gidecek olursak. Bunlar doğum gerçekleşmeden yapılan, bebeğe hediyelerin geldiği partiler. Ama beklenmeyen bir durum olabilir ve bebek dünyaya gelmeyebilir. Bunun tamiri nasıl olacak?

İslâmî açıdan baktığımızda, “inşallah” mantığı ile hareket ediyoruz. Allah izin verirse, Allah nasip ederse üslubu ile hareket ediyoruz ve bu bizim genlerimize yerleşmiş durumda bir kere. Be­nim de en çok önemsediğim kıs­mı bu. Yani o bebek eğer Allah nasip ederse annenin kucağında olacak ya da eğer Allah o bebeğe anneyi nasip ederse anne o do­ğumdan sağ çıkacak. Dolayısı ile doğumun gerçekleşip gerçekleş­meyeceği ya da böyle bir süreçte bir kaybın yaşanıp yaşanmaya­cağı kesin değil. Bu tür partiler ortalama her şeyin yolunda gi­deceği inancından yola çıkarak yapılıyor. Bununla beraber bir grup insanın bakış açısı var ki biz bunu söylediğimizde “iyi de za­ten eğer anne hayatını kaybede­cekse hiç olmazsa bebeği ile ilgili eğlenmişti bu şekilde hayatını kaybetmiş olur” gibi bir şey dü­şünüyorlar. Yani insanlar aslında bir şey yapmak istediklerinde, ona uygun bir tanımlama bulu­yorlar. Şimdi biraz ifratla tefrit üzerinden gitmemiz gerekir diye düşünüyorum. Biraz hani dünya insanı ve evrendeki süreçler açı­sından da bakmak istiyorum, bir Müslüman’ın sabahtan akşama kadar geçirdiği vaktin Allah rıza­sına uygun olması gerekir, za­man israfı, akıl israfı, yemek-iç­mek israfı yani her şeyin isra­fından kaçmamız gerekir, böyle bir kültürle ya da böyle bir dinî inançla da büyüdük. Gereğinden fazla partileştirilmiş, özel gün­lere çevrilmiş durumların, bizi özümüzden de koparmaya baş­ladığını ve dünyayı bir cennete çevirme çabası olduğunu düşü­nüyorum. Biz bu durumları eğ­lenceye çevirdiğimizde dünyanın bir imtihan yeri olduğunu unut­maya başlıyoruz. Her durumu bir parti ile anmaya başladığımızda, doğum günlerimiz, tanışma, ev­lilik yıl dönümlerimiz bitmiyor. Mesela bir evli çiftin yılda en az 4 tane günü var şuanda. Tanışma günleri, nişan-söz günleri, evlilik günleri, sevgililer günleri bir de ayrıca birer tane doğum günleri eklenince liste kabarıyor. Birisi­nin doğum günü için yine birlikte bir organizasyon, ötekinin do­ğum günü için, evde çocukların doğum günleri vs. örnekleri ço­ğaltabiliriz. Yani her şeyin abar­tıldığı bir durum yaşıyoruz. Dün­yayı cennete çevirme, burayı haz alma, keyif alma yerine çevirme çabası. Tabii ki de keyfe de çev­rilsin o noktada da bir şey demi­yoruz. Ama belli ölçülerde.

Daha dünyaya gelmemiş bir bebeğin dünyaya gelmesini kut­lamak, bebeğe zerre katkısı ol­mayan bir şey öyle değil mi?

Şimdi hani kime ne faydası var üzerinden bakacak olursak öyle bir partinin bebeğe faydası var mı? Yok. Kime faydası var? Bebeğin annesine, ailesine ve etrafındaki büyük yetişkinlere. O zaman burada bebek bir nesne olarak kullanılıyor. İnsanlar as­lında kendilerini eğlendirmenin derdindeler. Yani bu bebek için yapılacak bir şey ise bebek için böyle bir şey yapmaya gerek yok ki. Bebeğe pahalı kıyafetler al­maya ya da çok pahalı bir yatak odası almaya da gerek yok. As­lında bunlar yetişkinlerin kendi­lerini tatmin yolları ve insanın iç dünyasında ne kadar çok duygu­sal bir boşluk oluşursa, bu boş­luk nesnel bir boşluğa dönüşür ve nesne ile bu tamamlanmaya çalışılır. Eğlence, para, göste­riş ile orası tamponlanır. Şöyle de düşünebiliriz. Belki annenin doğumla ilgili bir korkusu vardır bunu atlatmak için böyle bir şey yapıyordur. Belki de bu güzel haberi yakınları ile kutlamak is­tiyordur bilmiyoruz. Ama bunun adının parti mi olması gerekiyor? Kaldı ki kültürümüzde akraba toplantıları vardır, konu komşu, ahbap, arkadaş toplanırlar. Biz­ler bunun gibi çeşitli vesileler ile toplanabiliyoruz. Belki de bazı insanlar, saydığımız vesilelerle toplanamıyorlardır da adına parti diyerek bir araya gelebiliyorlar­dır. Bir de parti kültürünün şöyle bir özelliği var. Özellikle Ameri­kan filmlerini izlediğinizde gö­rürsünüz, birisi parti verir orada bir sürü insan vardır, ellerinde içecekleriyle ortalarda gezerler, dans, müzik, eğlence vs. ama kimsenin de kimseyle ilgilendiği yoktur. Zaten dikkat ederseniz sadece parti sahibi ile muhabbet ederler, onunla dans eder, onun­la eğlenirler. Ortamda yüz kişi vardır ama o yüz kişinin de birbir­leri ile alakası da yoktur. Sadece hep beraber gürültülü bir müzik eşliğinde kimi zaman oturur kimi zaman da dans ederler. Yani bir­birleriyle bir iletişimleri, irtibat­ları yok. Adı parti olan bir şey de zaten ilişkiye yatırım yapan bir şey değil. ‘Baby shower’ları da ya da bebek partilerini de böyle bir sürece getiriyorlar gibi bir duygu­ya da kapılıyorum.

Aslında bunun bir benzeri geleneğimiz de var öyle değil mi?

Evet, bebek mevlitlerimiz var. Daha büyük topluluklarla, insan­lar evlerinde akrabalarıyla, dost, ahbapla bunları yapıyorlar. Ama biz bunu bebek dünyaya geldik­ten sonra yaparız. Bir bebek gel­miş dünyaya, bebeği görme, ge­len insanların bebek ve anne için hediyelerini bırakması, akraba­ların bir araya gelmesi, birbirini görmesi gibi şeyler var içerisinde.

 

 

Devamı Bizim Aile Kasım sayısında…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*