İbret Levhaları

Kalbimdeki dünyam!

 

“İ’lem Eyyühe’l-Azîz! Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun.”

Bediüzzaman Said Nursî

İmam-ı Azam Ebû Hanîfe ticaretle meşgul, zengin bir zattı. Gündüzleri öğleye kadar mescitte talebelerine ders verir, öğleden sonra ise ticaretle uğraşırdı. Ticari mal taşıyan gemileri vardı.

Bir gün talebeleri ile derste iken dışarıdan bir adam bağırdı:

“Ya imam, gemin battı!”

İmam-ı Azam bir anlık tereddütten sonra:

“Elhamdülillah…” dedi.

Ve derse devam ettiler. Bir müddet geçtikten sonra aynı adam tekrar geldi:

“Ya imam, bir yanlışlık oldu. Batan senin gemin değilmiş.” Dedi.

İmam bu yeni habere de aynı şekilde cevap verdi:

“Elhamdülillah…”

Bu hale şaşıran öğrenciler, merakla sordular:

“Üstadımız, geminizin battığını duyduğunuzda hamd ettiniz. Sonra batan geminin sizin olmadığını öğrenince tekrar hamd ettiniz. Bunun sebebi nedir?”

İmam-ı Azam izah etti:

“Gemin battı diye haber geldiğinde kalbimi yokladım. Dünya malının yok olmasından dolayı herhangi bir üzüntü yoktu. Bu hale şükrettim. Sonra batan geminin bana ait olmadığına dair bir haber geldi. Tekrar kalbime baktım. Dünya malına kavuşmaktan dolayı bir sevinç yoktu. Bu hale de şükrettim. Allah’a hamd olsun ki; bizim kalbimizi dünyaya bağlamadı.”

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*