Not Defteri

Şefkat kahramanı anneler üzerine

Tüketim ekonomisinin el attığı konular­dan biri de özel günler.

Özel günler türetip, buna uygun ürünlerin satışının hedeflendiği bu zaman dilimlerin­den anneler de nasibini alıyor.

Özel günlerin tüketime bakan yönü akıldan uzak tutulmazken, gündem belirlemesi açı­sından faydalı olduğunu düşünenlerdenim.

Annelerin fedakârlığını, şefkatini unutmak mümkün değil şüphesiz. İlâhî kelamda bu fedakârlık “Annesi onu zaaftan zaafa düşe­rek taşıdı. Sütten kesilmesi de iki yıl sürdü…” (Lokman Suresi: 14.) sözleriyle tanımlanmak­ta.

Peygamberimiz (asm) cennetin annelerin ayakları altında olduğunu bildirirken anne hakkına riayeti ümmetine ders veriyor.

Anne ve babalarımızla Cennette de birlikte olmak duasını yaparken bilimsel araştırmala­ra da bir göz atalım. Anne ve evladı arasında­ki İlâhî şefkatin bir tezahürü olan muhteşem ilişkiyi bilim bakın nasıl tespit etmiş:

Tüm annelere ve anne adaylarına

Anne sesi sakinleştiriyor

Kanada’da Montreal Üniversitesi’nin yaptığı bilimsel bir araştırmada bebeklerin doğumdan sonraki 24 saat içinde beyinlerindeki elektriksel kayıtlar izlendi. Bebek­lerin beyin sinyallerinin diğer kadın seslerine, anneleri­nin seslerine verdikleri tepkiyi vermediği ortaya çıktı.

Anne sesi, yenidoğanın beyninde dil öğrenmeyle il­gili bölümlerin etkinleşmesinde de rol oynuyor.

Bu araştırmaya göre, annelerin sesi bile gergin ço­cukları sakinleştirmeye yetiyor. Araştırmacılar, sevilen biri ile ses etkileşiminin insanları nasıl etkilediği üze­rine yaptıkları araştırmada, oksitosin hormonunun er­genlik çağı öncesinde ve gergin durumda bulunan kız­lar üzerinde sakinleştirme düzeylerini test etti.

Yaşları 7 ila 12 arasında değişen 61 kız, yabancıların önüne çıkarılarak bir performans sergilemeleri istendi ve daha sonra 3 gruba ayrıldı.

Bir grup, anneleri tarafından fiziksel temas ile sa­kinleştirildi. İkinci grup anneleri ile telefonda görüştü­rülürken, üçüncü grup anneleri ile herhangi bir etkile­şimde bulunmadı.

Bu süreçte çocukların stres hormonu gözlendi ve anneleri tarafından fiziksel ya da ses yoluyla sakinleş­tirilen çocukların oksitosin hormon düzeyi benzerlikler gösterdi.

Araştırmacılar, “Elde ettiğimiz sonuçlar, bizim tü­rümüzde sosyal bağ kurmada, sinir sistemi ve iç salgı bezleriyle ilgili nöroendokrin sistemi için sesin dokun­ma kadar önemli olabileceğini gösterdi. Ailelerinden ve arkadaşlarından sosyal destek alamayan bireyler, daha iyi ilişki kuran akranlarına göre daha çok hastalanıyor. Ses belki dokunma dahil, doğrudan kişiler arası etkile­şim gibi aynı rahatlamayı sağlıyor” dediler.

(Araştırma Proceedings of The Royal Society B. adlı dergide yayımlandı.)

Anne sütü zekâyı arttırıyor

Sadece dört hafta bile anne sü­tüyle beslenen bebekler okulda daha başarılı oluyor. İngiltere’deki araştır­ma çocukların 5, 7, 11, 14 yaşlarındaki imtihan sonuçlarının karşılaştırılma­sıyla yapıldı.

Ana kucağı ağrı kesici

Annenin sütü gibi şefkati de bir mucize eseri!

İngiltere’de bilim adamları araştır­maları neticesinde annenin bebeğine sarılmasının doğal ağrı kesici etkisi ol­duğunu buldu. Araştırma neticelerine göre annenin bebeğine sarılmasıyla kendi teninin bebeğin tenine değmesi sonucu bebekteki ağrı ortadan kal­kıyor. Bebeğin herhangi bir ağrısı ya da hastalığı varsa, annenin bebeğine sarılması sonucu oluşan temas saye­sinde bebek daha kolay ve kısa sürede iyileşiyor.

Yine aynı araştırmaya göre anne ve 28 ile 31 haftalık bebekler üzerinde bilimsel denemeler yapılarak bebeğin anne kucağında olduğu ve olmadığı anlarda bebekteki kan oranının ölçü­lerek örnekler alındığı belirtiliyor.

Annelerinin kollarında olan bebek­lerin 3 dakika içinde yüz ifadelerini değiştiği belirtilen araştırma rapo­runda, annelerinin kollarında olmayan bebeklerinse acıyı aynı şekilde yaşa­dıkları ve yüz ifadelerinin değişmediği ifade ediliyor.

(Araştırma İngiltere’deki Bio Me­dikal Pediyatrik Merkezi tarafından gerçekleştirildi.)

Anne kokusu gelişimi etkiliyor

Koku, özellikle de anne kokusu bebeğin beynini ha­rekete geçiren en önemli faktörlerden birisi. Anne ko­kusu bebeğin gelişim sürecini de etkiliyor.

Bilim adamlarının bulduğu bir başka sonuçsa be­beklerin koku alma duyusunun annenin hamilelik dö­neminde yediği ve içtiği gıdalarla şekillendiği üzerine…

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*