Kelimat Çiçekleri

Duygulardaki sır

Yaşamak…

Dolu dolu…Dopdolu yaşamak…

Neyi hatırlatıyor bu size sahi?

Sürekli eğlenmek mi? Çok çalışmak mı? Ya da her istediğimizi yapmak mı?

Birçok cevabı olabilir bu sorunun… Herkes kendi âleminde farklı yorumlar.

Benim âlemimde cevabı şu: Hissetmek… Duygu yoğunluğu da denilebilir buna. Zordur aslında. Hissetmekten bazen yorulur insan. Hissedilenlerin yorması için sadece menfi hislerin olması gerekmez. Müspet, hoş, güzel duygular da yorabilir insanı.

Sahi neden duygular yorar ki insanı?

Duygular, Sahib-i Hakiki’ye ait değilse…

Duyguları yaratan Rabbe yönelmemişse…

Sanırım işte orada başlıyor yorgunluklar.

Nasıl teslim etmek gerekse ruhu Rabbe, duyguları da teslim etmek gerek.

Zira duygularla ruh iç içe…

Geçmişin yorgunluğu ile hissedilen tüm hâller geleceğe bir endişe oluşturmuyor mu?

Gelecekteki endişe bizi yormuyor mu?

Adım atmakta tereddüt ediyoruz âdetâ geleceğe. Biz tereddüt etsek de zaman hızla atıyor bizi ileriye. Bir ayağımız ileride bir ayağımız geride, geçmişte takılı kalıyoruz. Yüz üstü düşme­mek için çırpınıyoruz. Canımız acıyor.

Çekmek gerek ayağımızı geçmişten. İleriye atacağımız adım sayısı ise belli… Telaşe ne gerek var sahi.

Bir dursak… Sakinleyecek, dinlenecek ruhumuz…

Hissetmeye devam edeceğiz yine…

Ama acıtmadan… Gereği kadar… Yormadan… Hadd-i vasatta… Ferahla…

Ve aslında yine dopdolu yaşayacağız…

Bir farkla… Rabbimiz adına..

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*