Hayatın İçinden

Mahremiyet

Sırf sosyal medyada paylaşmıyorsunuz diye büyük plânlarınız olmadığı anlamına gelmez.  Hayatını yaşa ve bunu gizli tut. Mahremiyet her şeydir.

ABD’li film sanatçısı Denzel Washington sosyal medyada mahremiyete dikkat etmeyenleri kendine has üslubuyla böyle eleştiriyor.

Said Nursi’de terakki fikri

“Klâsik Osmanlı yazarlarında görmediğimiz bir terakki fikrini, Said Nursî’de görüyoruz. Bunu bir Tanzimat bürokratı söyleseydi anlaşılabilirdi. Ama esas itibariyle medresede yetişmiş olan, ilminin temelinde İslâmî İlimler olan Said Nursî’nin bir terakki fikrine sahip olmasını son derecede önemli buluyorum. Said Nursî, Müslümanların kurun-u vustadan çıkmaları için mücadele etmektedir. İstibdat kavramı bir 2. Meşrûtiyet kavramıdır. Biz istibdat kavramını klasik Osmanlı yazarlarında hiçbir şekilde görmeyiz. İlk defa biz Said Nursî’de istibdat reddiyesi görüyoruz. Ve istibdadın, Müslümanların geri kalmasındaki temel alt sebepten birisi olduğunu ifade ediyor. Bizim Said Nursî’ye ilmî vehbisinden, onun İslâmî ilimlerdeki vukufundan ayrı bir bahis olarak ve çağının bir mütefekkiri bir düşünürü, geçmişin sorunlarından geleceğe tavsiyelerde bulunan bir düşünce adamı olarak da bakmak gerektiğini anlıyorum. Üstad’a soruyorlar istibdat nedir? Meşrûtiyet nedir? Tahakkümdür. Muamele-i keyfiyedir. Kuvvete istinad ederek cebir yapmaktır. Rey-i vahiddir. Bunu tek adam diye de anlayabiliriz. İstibdad, suistimallere gayet müsait bir zemindir. Zulmün temelidir. İnsaniyetin mahvedicisidir. Ben yakın zamana kadarki İslâm düşüncesinde  İstibdad kavramının bu kadar kuvvetle tenkid edildiğini görmedim. İstibdat herkesin damarlarına sirayet etmişti. Çok nam ve suretlerde kendini gösteriyordu. Kutsala bürünerek telkin edilen istibdadın herkesin damarına sirayet ettiğini çok nam ve suretlerde görüldüğünü, ortaya çıktığını Bediüzzaman’da okuyoruz. Cehaletimizin silâhıyla asıl bizi mahveden içimizdeki garip namlar ile hüküm süren parça parça istibdatlardır diyor. Bu sözler tarihçilere verilmiş çok önemli vesikalardır. ‘Bizde olan istibdat Asya’nın hürriyetine zulmanî bir sed çekmişti. Hürriyet ışığı o müzlim perdeden geçemezdi ki gözleri açsın, kemalatı göstersin’ Gözlerin açılması, ve kemalatin görülmesini engelleyen istibdad. “İstibdattan bu kadar şikâyet eden istibdadı bu kadar hem tarihî, hem sosyolojik, hem siyasî, hem tefekkür boyutuyla eleştiren Said Nursî  “Kuvvet kanunda olmalı yoksa istibdat tevzi etmiş olur” diyor.

Bediüzzaman Panelinde konuşan Gazeteci Yazar Taha Akyol Bediüzzaman Said Nursî’nin “Münâzarât ve Eski Said Eserleri”nden derlediği notları ile  istibdadı böyle anlattı.  (2 Haziran 2021,, Yeni Asya)


Evrenin dilini okumak için

Evrenin dili okunur mu bilmem ama onu okumaya çalışan tek varlık olan insanın neden bu ihtiyacı hissettiğini, bunu gerçekleştirmek için neler yapabileceğini, aklının ve duyularının sınırlarını; kısacası insana dair mümkün olan her şeyi iyi bilmek lazım. Bir başka deyişle, bu evreni anlayabilmek, aslında insanı anlamaktan geçer. Her devirde büyük bilgelerin sürekli olarak bize hatırlatmaya çalıştığı “kendini bil” uyarısı da sanırım aynı şeyden bahsediyor. İnsan, kendinden bihaber olduğunda, elindeki araçlar ne kadar gelişmiş olursa olsun, evreni doğru bir şekilde okuyabilmesi ve anlayabilmesi pek zor.

Beyin alanındaki araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Sinan Canan’dan bir tahlil…

 

Denge

Adalet olmadıkça yönetimin, edep olmadıkça asaletin, cömertlik olmadıkça zenginliğin faydası olmaz.

İslâm tarihinde Adalet ve cesaretin sembollerinden biri olan Hz. Ömer’den (ra) güzel bir söz 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*