Not Defteri

MÜMİNE GÜNEŞ: AZİZ BİR KUL, MÜTEFEKKİR, ŞAİR, YAZAR

Mümine Güneş 1980’li yıllarda makalelerini zevkle takip ettiğim bir isimdi. “Genç Kızlarla Başbaşa” kitabını o yıllarda okumayan var mıdır ki?

İlk tanışmamızdan itibaren her karşılaşmamızda neşeli, lâtif şakalarıyla gülen ve güldüren, ışıl ışıl gözleriyle size baktığında içinizi okuyor hissi uyandıran zarif hallerinden etkilenirdim. O Risale-i Nur okulunun eğitiminden geçmiş “hüsn-ü misal” bir Nur Talebesiydi.

Mümine Güneş Bizim Aile Dergimizin 1988 Ocak ayında  çıkmaya başladığında ilk yıllardan itibaren yazılarıyla, yönlendirmeleriyle bize destek elini uzattı. Özellikle 2000 yılı sonrası hemen her sayımızda çalışmalarıyla yer aldı. En son Temmuz 2021 sayımızda da yer alan makalesi ise meğer son yazısı olacakmış. İlk zamanlar 1990’lı yılların gözde iletişim vasıtası faks ile çalışmalarını gönderir. “Net çıkmayan yerler varsa konuşalım” diyerek yazıların takibini yapardı. 2000’li yıllarda bilgisayara geçmişti.  Gülerek “Bilgisayar kullanmayı  pek bilmiyorum. Çocuklarımdan yardım alıyorum” derdi. Titiz bir çalışma tarzı vardı: Yazıların ulaşıp ulaşmadığı, okunmayan yerlerin tespiti, düzeltilmesi, dergi aboneliğinde posta aksamalarından dolayı eline geçmeyen sayılar gibi neşriyat hayatında sık karşılaşılan problemleri telefonla söyler ve çözüm için mutlaka takibini yapardı. Her telefon konuşması da çok güzel duâlarla noktalardı. Sanırım beni en çok etkileyen yönlerinden biri de buydu.

Dergimizde yayınlanan yazılarının kitaplaştırılması üzerine bir çalışmamız olmuştu. Makalelerinin, hikâyelerinin büyük bir bölümünü toparlayıp kitap için gözden geçirmek üzere kendisine göndermiştik. Bu arada Mümine Güneş’in çok değerli bir şaire olduğunu da ekleyelim. Dergi arşivimizde onun imzasını taşıyan bir dolu şiir var. Tüm bu çalışmaların kitaplaştırılarak yayınlanması, “hüsn-ü misal” bir model hanımefendinin “sadâka-i cariye”si  olarak onun adına ölümünden sonra da amel defterine sevaplar göndermeye devam edecektir diye düşünüyoruz…

Mümine Güneş yazılarında severek çok kullandığı “tohum” misali “toprak” ile  buluştu. Dünyada yaptığı her şeyin ahiret alemlerinde muazzam meyveler vereceğine gönülden inanıyor, değerli ailesine taziyetlerimizi sunuyoruz.

 Mümine Güneş ilk kitap çalışmam olan  “Şefkat Kahramanları”nda  “Önsöz” kısmında talebim üzerine bizi kırmamış değerli kalemiyle şu satırlarla katkıda bulunmuştu: 

BİR DAVAYA HARÇ OLMAK…

Bir davanın can damarlarından birine hayat suyu akıtmak…

Yeni bir sünbülleniş, yeni bir dirilişle, bir devri ayağa kaldıracak  olan ulvî bir davayı gözlere görünür, gönüllere yerleşir hale getirmek…

Öyle bir devirde ki, imanlar küfür rüzgârlarıyla gönüllerden üflenip çıkarılmış, insanlar İslâmiyetten köşe bucak kaçar hale getirilmiş, ebedî hayatlar yanarken, mutluluk adına arayışa çıkanların eline boş safsata ve eğlenceler tutuşturulmuş. Ahufigan, feryat çığlık birbirine karışmış, mutluluğu bulmak artık hayal olmuş.

Derken, imanı gönüllerde yeniden diriltecek, İslâm’ı canı gönülden yaşamak için başları secdeye götürecek, insanlara mutluluğun gerçek yolunun Rabbini bilmekten geçtiğini gösterecek, hayat kaynağı Risale-i Nurların telife başlanması ile asırlardır var olan ama asrımızda önüne karanlık bir perde çekilip, gizlenmeye çalışılan, muhteşem İslâmiyet ve iman davası, bütün ihtişamı ile gözler önüne serilmiş ve tüm bu hakikatlere uzak bırakılmış ülkemiz insanı, adeta Rabbini, Kitabını ve Peygamberini (asm) yeni tanıyormuşçasına, asrın katbekat karanlıklarından sıyrılıp, nura kavuşmuş.

Bu Nur hizmetinde kadınların da ayrı, mutena bir yeri var. Bu gün şu satırları yazabiliyorsam eğer, bu mürekkepte onların da payı ve hakkı var. Allah bu asrın Nur ve iman hizmetinde, en önde yer alan bu muhterem hanımlardan razı olsun. Onlar her zaman örnek olmaya ve en önde koşmaya devam edecekler. Ta ki ebede buluşana dek…

Rabbim bizleri de onların yolundan ayırmasın. Hizmette daim etsin…

Amin.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*