Tefekkür Dünyası

Aslında!

İnsan ne okuduğunu bilmeli, kulağından girene dikkat etmeli; zira beynine yerleşecek. Beyin her şeyi yutar, zihnine gireni silemezsin. Belki duymazdan gelirsin fakat zihninden çıkaramazsın. Zihin mide gibi değil. Mide ya hazmeder ya da sıkıntı yapanı atar, bunu da ya kusarak ya da bağırsak yoluyla. Ama beyin her şeyi hapseder, biriktirip bilinçaltı oluşturur. Zihin hep kaydeder. Eğer doğru, faydalı şeyler değilse işte o zaman hayatımızın her karesini etkiler. Ne okuyup, dinlediğimize dikkat edelim ki huzurlu bir hayatımız olsun. Kulak gibi göze de dikkat edilmeli, çünkü göz iletkenlik taşıdığı için gördüğü şeyin hissini, duygusunu iletir. Aslında gördüğü gibi olmayabilir. İşte devreye diğer bilgileri girmesi lazım ki düzgün kararlar verebilsin. Fakat zihnini olumsuz, kötü şeylerle doldurduysa doğru bir davranış bekleyemezsiniz. Zihnimizi İslâmî, imânî, ahlâkî bilgilerle beslersek, kritik durumlarda verdiği kararlar kişinin günâha girmesine mâni olur.

Onun için güzel şeylerle meşgul olmak, kulaktan girene, gözün ilettiğine, dilin konuştuğuna dikkat edelim ki, dünyamız da âhiretimiz de güzel olsun.

Bediüzzaman’ın dediği gibi,

“Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır” kaidesince yaşamak lazım.

 

Ayşenur YAŞAR

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*