Beslenme Diğer

Öğrenciler nasıl beslenmeli?

Bugünlerde okullara yeniden kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz. Pandemiyle beraber uzun bir süre evden eğitim görmeye, derslerimizi online şekilde almaya alıştık. Bu dönem birçok alışkanlığı etkilerken en temelde beslenme düzenimizi değiştirdi. Gün içinde yapacaklarımız sınırlı olduğu için yemeklerle daha çok ilgilendik, hareketimiz kısıtlı olduğu için aldığımız enerjiyi genellikle harcayamadık ve bu da enerjinin vücudumuzda yağ şeklinde depolanmasına sebep oldu.

Yetişkinlerde durum bu haldeyken maalesef çocuklar daha çok etkilenen grup olarak görülmekte. Özellikle ergenlik döneminde alınan fazla kilolar vücuttaki yağ hücresi sayısının artmasına sebep olacağından yetişkinlik dönemi için tehlikelidir. Kız çocuklarında bu dönemde vücut şekli çok önemli hale gelir, kendilerini diğer arkadaşlarıyla veya medyada örnek gösterilen kişilerle kıyaslayabilirler. Bunun sonucunda da bilinçsiz – şok diyetler yapıp vücutlarında kalıcı hasarlara yol açabilirler.

Gençlerin büyüme gelişmeleri anne ve babalarından aldığı genler kadar nasıl beslendikleriyle de ilgilidir. Bu evrede hızlı büyüme sebebiyle, beslenme kalitesi, enerji ve besin öğelerinin yeterli ve dengeli tüketimi büyük önem taşır. Buna karşın ev dışında geçirilen zamanın artması ve düzensizleşen yaşam biçimine bağlı olarak pratik ve hazır yemeklerin sıkça tüketilmesi, besin gereksinimlerinin tam karşılanamamasına sebep olabilir. Öğrencilik döneminde doğru beslenme ve egzersiz ile tedbir alınırsa ileriki yaşlar için önemli bir yatırım yapılmış olur. Burada akıllara gelen soru  “okullarımıza kavuştuk peki yeni düzende nasıl beslenmeliyiz?’’ oluyor. Biz de bu sayımızda 5 maddede öğrencilere sağlıklı beslenme tavsiyeleri vereceğiz.

  • Kahvaltısız olmaz:

Sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlamak, uzun ve yorucu ders saatleri boyunca aynı enerji seviyesinde kalmaya yardımcı olur ve beyinize güç vererek derse odaklanmayı sağlar. Öğrenmek için çocukların enerjiye gereksinimleri olduğu unutulmamalıdır. Yapılan çalışmalar kahvaltı yapan çocukların daha başarılı olduğunu, daha geç yorgunluk hissettiğini belirtmiştir. En önemlisi kahvaltı yapan çocuklarda ileri dönemde şişmanlık görülme oranı daha azdır.

 

  • Gün içinde okulda olsanız bile öğün atlamayın:

 

Öğün atlamak, beyinden vücuda “kıtlıktaymış” gibi iletilir. Uzun süre aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatır, açlık daha çok hissedilir ve dersler bittikten sonra yağ içeriği yüksek, paketli veya fastfood tarzı besinlere hayır diyemezsiniz. Sürekli olarak öğün atlama, çocuğun okul performansı ve başarısı üzerinde negatif etkiler gösterir. Bu durumun yaşanmaması için mutlaka ana öğünleri doyurucu ve besleyici şekilde yapmalıyız.

 

  • Atıştırmalıklardan nasıl uzak duracağım?

Bunu sağlamanın en önemli yollarından biri; sık sık satın almamaya çalışmaktır. Eğer yaşadığınız yerde, besinleri saklamak için buzdolabınız bulunuyorsa; az yağlı yoğurtlar, meyveler, müsli barlar imdadınıza yetişecek sağlıklı atıştırmalıklar olacaktır. Örneğin yaşa bağlı olarak şekersiz bir kahve veya çayın yanında kuru meyveler ile kuru yemişler (8 çiğ fındık veya 2 tam ceviz yediğinizde 1 tatlı kaşığı yağ aldığınızı veya meyveleri tüketirken porsiyon miktarlarına uymak gerektiğini unutmayın) tüketmek iyi seçimler olacaktır.

  • Tüm ailenin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirin:

Çocuklar alışkanlıklarını ailesinden öğrenir. Eğer sağlık için bir adım atacaksınız bunu ailenizdeki tüm bireylerle konuşmalısınız. Yapılan bir araştırma ebeveynleri kilo veren çocukların çok daha büyük bir motivasyonla ve başarıyla kilo verdiğini gösteriyor. Aile bireylerinin birbirleri ile olan ilişkilerinin de çocuğun iştahı ve hatta besin seçimi üzerinde etkisi bulunmaktadır. Anne-baba tutarsızlığı, yemek yeme sırasında yaşanan münakaşa ve kavgalar çocuğun yemeği reddetmesine ya da tam tersi olarak durdurulamaz şekilde yemek yemesine neden olabilecek durumlardır. Aynı zamanda aileleriyle birlikte yemek yiyen çocuklar daha az yağlı besleniyor, obezite oranları daha düşük oluyor, psikolojileri daha yüksek seyrediyor ve özellikle kız çocuklarında daha az yeme bozukluğu görülüyor. Ayrıca aile ile birlikte yemek yemek çocuğun hem sosyal hayatını, hem de fiziksel hayatını olumlu yönde etkiliyor. Çocuk daha sosyal oluyor, besinleri tanımasını ve aile bağlılığı& aile içi iletişim artıyor.

 

  • Sağlıklı beslenmek yetmez hareket de lazım:

Genelde uzun ders saatleri, oturarak çalışmak gibi nedenler hareket etmeyi kısıtlayabilir. Alınan kalorilerin, yakılan kalorilerden fazla olması zamanla aşırı kiloların birikmesine neden olabilir. Uzmanlar, çocukların her gün 60 dakikalık fiziksel aktiviteye ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Çocuğunuz henüz aktif değilse, harekete geçmeleri için yardımcı olun. Egzersiz yaparak bir aile gezintisi yapın. Birlikte yürüyüş yapabilir veya bisiklet sürebilirsiniz. Çocuğunuzun futbol, ​​yüzme, dans gibi keyif aldığı bir etkinlik bulmasına yardımcı olun. Bu değişiklikleri yaparsanız ve çocuğunuz birkaç aydan sonra hâlâ kilo vermiyor ise, çocuklar için kilo verme konusunda uzmanlaşmış bir sağlık ve beslenme uzmanıyla konuşmanız gerekebilir.

Yaşı ne olursa olsun çocuklar da biz yetişkinler gibi aynı besinlere ihtiyaç duyarlar, ancak sadece miktarları değişir. Bizler gibi onlar da besinlerden enerji alır fakat bu alım vücut ağırlıklarıyla doğru orantılıdır. Ebeveynler için asıl sorun bu farklılıkları bilmek ve bunlara uymak, besinleri çocuklara uygun hale getirmek ve yemek için doğru zamanı ve yeri seçmektir. Çocuklara farklı renklerde, şekillerde yiyecekler sunmaya özen gösterin ve çekici olacak şekilde tabağa yerleştirmeye çalışın. Özellikle yemek konusunda ısrarcı davranmak, çocuklar için tam tersi etki yapabiliyor ve çocuğun o yemeği reddetmesi ile sonuçlanabiliyor. Eğer çocuğunuza bir yemeği sevdirmek istiyorsanız zorlayıcı davranmadan, yemeğin faydalarından bahsederek ona rehberlik yapabilirsiniz tabi en önemlisi sizin de o yemeklerden yiyor olmanızdır.

“Yasaklanmış” yemek yoktur. Bu tutum, çocuklarınızın onları daha çok istemesine ve hatta sizden gizli yemesine neden olabilir. Her türlü yiyecek çocuğunuzun sağlıklı beslenme plânının bir parçası olabilir. Bunun için çocuklarınızı yemekle değil sevgi ve ilgi ile ödüllendirin. Çocuğunuzu yemekle ödüllendirmek veya cezalandırmak yalnızca yemekler ilgili sağlıksız alışkanlıklar kazandırmaya neden olur.

 

İNTÖRN DİYETİSYEN NURBAHAR SALİHOĞLU

dyt.nurbahar@gmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*