Çocuk Eğitimi

Zamane çocuklarıyla iletişim

Aile, Anne–baba–çocuk(lar) dan meydana gelen bir kurumdur. Bazen ailenin büyükleri (dede, anneanne, babaanne gibi) aileye dâhil edilebilir.
Aile içi iletişim ve ilişkiler dediğimizde; karı-koca, anne-çocuklar, baba-çocuklar ve hepsinin aile büyükleri ile arasındaki iletişimden bahsetmek gerekir.
“Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir:”(Hanımlar Rehberi)
Türkiye’de özellikle eski yıllarda aile bağları çok güçlü ve dededen toruna aynı evde beraber yaşamak yaygındı. Zamanımızda da bu birçok ailede olmasa bile devam ediyor. Meselâ, ailelerin bir kısmında anne, baba, evlât ve torunlar bir arada yaşıyorlar. Bu ailelerde evdeki çocukların bakımı babaanne, anneanne ve dedeler tarafından yapılıyor. Bu sebeple aile büyüklerinin tecrübeleri ve kültürleri gereği farklı ilişkiler yaşanabiliyor, aile içinde. Anne babanın çalışması sonucu, “Bakacak kimse bulunamıyor olmasından” dolayı kreşe gönderilen çocukların oranı da artmaya başladı, maalesef.
Aile içi düzenin bozulmaması ve sağlıklı sürmesi için fertler arası ilişkiler karşılıklı anlayış ve merhamet için olmalıdır.
Üstadın; “Nev-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cemiyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir melce bir tahassungâh ise, aile hayatıdır” ifadesine göre; ailenin “bir cennet ve tahassungâh’ olabilmesi için aile bireyleri arasındaki iletişim sağlıklı olması öne çıkıyor. Bu çalışmamızda bu konu açıklanmaya çalışılacaktır.
İletişimde ne istediğini açıkça söylemek, istenilen cevabı almanın ön şartıdır. Peki, iletişim nedir?
İletişim: Kişiler arasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi, duygu, düşünce, bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yolla kişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılması. Ayrıca kişilerin birbirlerini anlamasına da iletişim denir.
“İletişim, insanların hayatında önemli yere sahiptir. Kendini ifade edebilmek, karşısındaki insanı anlayabilmek için her insan iletişim kurmak zorundadır. Çünkü iletişim sayesinde anlaşabilir, kendimizi ifade edebiliriz. İletişim, iki kişi arasından olabileceği gibi ikiden fazla kişi arasında da gerçekleşebilir. İletişim, farklı kategorilerde değerlendirilir. En temel anlamda; sözlü iletişim, sözsüz iletişim, yazılı ve görsel iletişim olmak üzere üçe ayrılır.” (https://www.iienstitu.com/blog/iletisim-nedir-sozlu-ve-sozsuz-iletisim)

İletişim türleri:
• Dille gerçekleştirilen iletişim,
• Beden dili denilen, jest ve mimiklerle gerçekleştirilen iletişim,
• Resim, şekil, çizgi gibi sembollerle gerçekleştirilen iletişim,
• Simgelerle gerçekleştirilen iletişim.”
• (https://www.turkedebiyati.org/iletisim-nedir.html)

İletişimi açıklamak için “Kim söylemiş? Kime söylemiş? Niçin söylemiş? Ne makamda söylemiş?” cümlesini biraz irdelenmesi gerekir zannederim. Bunlardan başka, kendini ve muhatabını tanıma, önemseme, hoşgörü, saygı ve kişilerin hürriyetleri sayılabilir. Bunlara elbette çocuklar da dahildir.

Ebeveynler ile çocuklar arası iletişim
“Çocukla konuşulsa, çocukça tabirat istimal edilir.” (Sözler.629) Çünkü konuları çocukların anlama seviyelerine göre konuşmak– iletişime geçmek gerekir. Ayrıca çocuklar kendilerine şefkatli ve merhametli davranılmasını beklerler ve isterler.
Ebeveynlerin çocuklarına olaylara karşı yanlış, aşırı tepki vermesi, onların ruh dünyalarında onarılması zor yaralara açabilir.
Çocuklarla iletişimde onlara değerli olduklarını hissettirmek gerekir. Onlarla ilgili bir konuda; giyim, okul, yemek, arkadaş vs. karar verilirken onlara da danışmak, onların fikrini almak ve saygı göstermek gerekir. Çocukların soru sormalarına izin verildiği gibi sorularına da onların anlam seviyelerine göre cevap vermek gerekir.
Özür dileme: insan yaratılışı icabı hata yapar. Ailenin her ferdi de bundan hariç değildir. Anne- baba birbirine karşı ve çocuklarına karşı, çocuklar da anne-babalarına karşı hatalı davranışlarda bulunabilirler. Hatalar mümkünse en kısa zamanda telafi edilmesi gerekir. Bu da iyi bir iletişimin başlangıcı olan özür dilemeyle gerçekleşir. Özür dilemeyi ebeveyn kendi aralarında yaptığı gibi çocuklarına karşı da herhangi bir hatalı durumda özür dilemelidirler ki çocuklar da özür dilemeyi öğrensinler.
İskender Pala’nın yazdığı Mihmandar adlı kitapta, Ebu Eyyubül Ensari; “Humeyd evladım, sen sen ol, söyleyeceğin sözün duyulmamasını istiyorsan, söyleme! Yapacağın işin görülmemesini istiyorsan, sakın yapma! Kutlu Nebi ‘Sonradan pişman olup özür dileyeceğin sözü baştan söyleme.’ buyururdu. Özür dilemek bir erdemdir, illa özür dileyecek sözü sarf etmemek daha büyük bir erdemdir. Akıllı ile deli arasındaki fark odur ki, biri bildiğini söylemez, diğeri söylediğini bilmez. Sen akıllılardan ol! Bir de, İnsanların elindekine güvenip de işini gücünü bırakma.’ buyurmuştu Kutlu Nebi, sakın unutma.”
Çocuklarla iletişim kurarken beden dili önemlidir. Mesela; bir konu anlatırken veya çocukları uyuturken masal anlatmak, bu arada elini tutmak, saçlarını okşamak iletişim artmasına sebep olabilir.
Çocuklarla iletişim için son günlerde ahirete intikal eden D. Cüceloğlu şunları söylemiştir, “Üç yaşındaki bir çocukla bile konuşurken onun hizasına eğilin, göz göze gelin, gülümseyerek sevgiyle bakın ve onun konuşmasına izin verin. O konuşsun bıcır bıcır, siz dinleyin. Çünkü bir insan dinleyişiyle karşısındakini yeniden var eder.”
Aile içindeki iletişimin bir yolu da, ‘Nasihat’tır. Ebeveynlerin çok sık başvurdukları bir yoldur, nasihat. Nasihatin konusu önemli olduğu gibi nasıl yapıldığı/tarzı da önemlidir. Nasihat doğru olduğu halde tarz yanlış olursa, istenen sonuç alınmayabilir.
Nasihat esnasında, ebeveynin şefkati, merhameti, sevgisi önemli olduğu gibi çocukların da ebeveynine karşı hürmeti önemlidir. Nasihat ederken, kesin, emredici istibdat eseri iletişimden kaçınılmalıdır. Aynı zamanda nasihat esnasında, onların aklına, kalbine, vicdanına hitap etmeli nefislerine, gururlarını incitici kelimelerle konuşmamaya dikkat edilmelidir.
Burada söylemek istediğimizi ‘Akla kapı açmak, ihtiyarı elden almamak’ yolunu seçmelidir. İstediğimiz kadar faydalı nasihat edilse bile; bunu farklı mimiklerle, bozuk, asabi ses tonuyla, kalbini ve ruhunu incitici kelimelerle yapıldığında faydası çoğunlukla görülmez.

M. FAHRİ UTKAN

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*