Not Defteri

Tesettür ayetleri nasıl indi?

Dinimizin esaslarının insanlara duyurulmasında, onların tekâmül seviyelerini dikkate alan “tedrici metot” takip edilir.

Sözgelimi içki birden yasaklanmamış belli aralıklarla peş peşe inen üç ayet akabinde mü’minler o yasağa iyice hazırlandıktan sonra men edilmiştir. Dinimizin faiz yasağı ile ilgili ayetleri de İslâm’ın getirdiği son hükümlerden biridir. İnsanlar Kur’ân terbiyesiyle medenileşip kemalini bulduktan sonra bu yasak gelmiştir. Bu Kur’ân’ın insanları yetiştirip eğitme konusundaki özelliklerinden biridir.  Tesettür emri de kademe kademe inmiştir.

Birinci merhale

İlk vahiy Peygamberimizle (asm) Hz. Zeyneb’in düğün yemeğinden sonra indi.

Düğün yemeğine gelen Sahabelerin hepsi yemekten sonra gittikleri hâlde üç Sahabe sohbete devam ediyorlardı. Peygamberimiz artık ayrılmaları gerektiğini ima ettiği hâlde, anlamayıp sohbete devam ettiler. En sonunda Peygamberimiz odayı terk etti. Nihayet geç vakitte Sahabeler ayrıldılar. Bunu haber vermek için kapının eşiğine kadar giden Hz. Enes içeri giremedi. Zira Peygamberimiz kapının perdesini indirdi ve ilk hicap ayeti indi.(1)

Ayette mü’minlerin ancak davet edilmeleri hâlinde Peygamberin (asm) evine girebilecekleri belirtiliyor ve izinsiz içeri girmeleri yasaklanıyordu. İlk defa olarak erkeklerle peygamber hanımları arasına perde konuyor ve Sahabelerin onlarla ancak perde arkasından konuşabilecekleri beyan ediliyordu. Böylece ilk tesettür ve hicap emri ile kadınların ev kıyafetleri içinde yabancı erkeklere görünmeleri yasaklanmış oluyordu. “Haremlik-selamlık” usulü kaynağını bu emirden alır.(2)

Bu emre en çok sevinenlerden biri Hz. Ömer’di.

Bir gece Peygamberimizin (asm) hanımlarından Hz. Sevde bir ihtiyacı için dışarı çıktığında Hz. Ömer’le karşılaşmış ve Hz. Ömer (ra) ona uzaktan “Ey Sevde! Haberin olsun, biz seni tanıdık” diye seslenmişti.

İkinci merhale

Hadiseyi nakleden Hz. Ayşe (r.anha) tesettürle ilgili ayetlerin ikincisinin bundan sonra indiğini kaydetmektedir.

“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu onların hür ve iffetli hanımlar olarak tanınmaları ve eziyete uğramamaları için daha uygundur. Allah ise çok bağışlayıcı ve merhamet edicidir.(3)

Ayet nazil olduktan sonra Medine’deki bütün mü’min hanımlar kendilerini gizleyen örtülere bürünerek dışarı çıktılar. Peygamberimizin hanımlarından Ümmü Seleme (r.anha) o andan sonra hanım Sahabelerin evden çıktıklarında tepeden tırnağa bütün vücutlarını örten siyah örtülere büründüklerini ve sanki başlarının üzerinde kuşlar varmışçasına ağır ve vakarlı bir şekilde yürüdüklerini anlatır.

Hz, Ayşe (r.anha) “Allah Ensar kadınlarına rahmet etsin. Bu ayet nazil olduğunda üzerlerindeki şalları yırtarak başlarına sardılar da, Resulullah’ın huzurunda öyle namaz kıldılar”

Böylece mü’min hanımlara tesettür esası kat’î bir surette emredilmiş oldu.

Üçüncü merhale

Ayette vücudun örtülmesi gereken kısımları hakkında kesin hudutlar konmadığı için uygulamada zaman zaman huzursuzluğa yol açan hadiseler yaşanıyordu. Mesela, Sahabelerden Cabir bin Abdullah’ın kızı Esma’nın bir hurma ağacı vardı. Bazı Medineli hanımlar tesettüre tam riayet etmeksizin o ağacın altında otururlar ve otururken ayaklarına taktıkları ziynetler, göğüsleri, zülüfleri açılırdı. Hz. Esma (r.anha) bu hâlden rahatsız olur “Ne çirkin şey!” diye hoşnutsuzluğunu dile getirirdi.

Bu gibi olaylar üzerine üçüncü tesettür ayeti indi:

“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar. Ziynetlerini ise görünmesi zaruri olan kısımlar müstesna açığa vurmasınlar. Başörtülerini de yakalarının üstünü kapayacak şekilde iyice örtsünler.” (4)

Hülâsa

İşte Kur’ân’ın kadınlara tesettür emri üç merhale hâlinde gelmiştir.

İlk ayette hanımların evlerinde yabancı erkeklerden ayrı oturmaları emredilmiştir.

İkincisinde tepeden tırnağa bütün bedenlerini örtmeleri istenmiştir.

Üçüncüsünde ziynetlerini açmaktan men edilmişler ve başörtülerini örtmeleri özellikle emrolunmuştur.

Bu son emir Müslüman kadınların belli bir tekâmül ve medeniyet seviyesine erişmelerinden sonra tebliğ olunmuştur.

Ayetin nüzulü vesilesiyle değil sadece erkeklere, hemcinsleri arasında da olsa tesettür ölçülerine riayetin gerekliliği önemli bir husus olarak kadınların dikkat nazarlarına sunulmaktadır.

Dipnotlar

  1. Müslim, Nikâh: 92. 2. Ahzab Suresi: 53.3. Ahzab Suresi: 59.4.  Nur Suresi: 31.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*