İbret Levhaları

Ebedi dostluk ve vefa örneği

“Dost ve ahbab ise, eğer onlar imân ve amel-i salih sebebiyle Cenab-ı Hakkın dostları iseler, “El hubbufillah” sırrınca, o muhabbet dahi Hakka aittir.”

Bediüzzaman Said Nursi

 

  • Ebu Bekir, müşriklerin zulümlerinin çok fazla arttığı günlerden birinde, onları İslamiyet’e davet etti. Peygamberimizi (asm) ve Kur’an’ı anlattı. Buna çok kızan müşrikler onu bayıltana kadar dövdüler. Baygın halde eve götürülen Ebu Bekir (ra) uzun bir süre sonra kendisine geldiğinde ilk sorduğu soru şuydu: “Resulullah ne yapıyor? O ne haldedir?”

 

  • Hicretin 13. yılında hastalanıp yatağa düşen Hz. Ebu Bekir vefatının yaklaştığını anlamıştı. Vefatına yakın bir rüya gördü. Rüyasında Peygamber Efendimiz (asm) ona doğru yaklaşıp şöyle buyurdu: “Ya Ebu Bekir! Seni çok özledik. Bize kavuşma zamanın yaklaştı.”

 

  • Ebu Bekir vefatından önce şöyle vasiyet etmişti:

“Ben ne zaman vefat edersem, Resulullah’ın içinde bulunduğu eve gidin ve kapıyı çalın. Eğer kapı açılırsa beni oraya defnedin.”

 

  • Vefatından sonra Cabir (ra) anlatıyor:

“Ebu Bekir’i aldık ve Peygamberimizin kabrinin bulunduğu mübarek eve götürdük. Kapıyı çaldık ve dedik ki: ”İşte Ebu Bekir! Peygamberin yanına defnedilmek istiyor.” Bunun üzerine kapı kendi kendine açıldı ve içeriden gaybî bir ses: “İçeri giriniz ve onu defnediniz” dedi. Biz de girdik ve vazifemizi yaptık.”

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*