Diğer

Ramazan oruç ayıdır

Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Ey iman edenler! Masiyete karşı kendinizi koruyasınız diye sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç sizlere de farz kılınmıştır”1 buyurur. Bu sebeple Ramazan ayı korunma ve oruç ayıdır. Korunma takva demektir, takvanın özünde kalp ve gönül temizliğini, akıl ve kalbin Allah’a yönelmesini de kapsamaktadır. Kalbi ve aklı temizlemek için en iyi temizleyici şüphesiz oruçtur. Yüce Allah Cebrail (as) vasıtası ile Peygamberimize (asm), Peygamberimiz de (asm)  Hz. Ali’ye şöyle der: “Ya Ali! Cebrail (as) sana selâm ediyor ve diyor ki, her aydan üç gün oruç tutsun. Bu orucun birinci günü on bin sevap, ikinci günü için otuz bin sevap, üçüncü günü için yüz bin sevap yazılır.” Hz. Ali (ra) “Bu özellik bana mı aittir? Yoksa herkese midir?” diye sorar. Peygamberimiz (asm) “Sana ve senin gibi oruç tutanların hepsinedir.” Yine sorar: “Bu üç gün hangi günlerdir?” Peygamberimiz (asm) “Eyyam-ı biyz denen her ayın on üç, on dört ve on beşinci günleridir”2 buyurmuşlardır,

Hz. Ali (ra) anlatıyor: Yüce Allah Hz. Âdem’i (as) cennetten çıkarınca güneş yüzünü yaktı ve bedeni siyahlaştı. Cebrail (as) gelerek ‘Yüzünün beyazlaşmasını istersen ayın on üç, on dört ve on beşinci günü oruç tut’ buyurdu. Her orucu tuttukça bedeninin üçte biri beyazlandı. Bu nedenle bu oruca ‘Eyyam-ı Biyz Orucu’ dendi. Allahu a’lem Hz. Adem (as) Ramazan ayında dünyaya gönderildi ve ona bu oruç farz kılındı. Ramazan ayının önemli bir özelliği de Kur’ân’ın bu ayda inzal edilmiş olmasıdır. Nitekim Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Ramazan ayı ki bu ayda Kur’ân inzal edilmiştir”3 ferman eder. Tercümanu’l-Kur’ân olan Abdullah b. Abbas (ra) “Kur’ân Ramazan ayının Kadir Gecesinde dünya semasına toptan inzal edildi ve ‘Beytü’l-İzze’ denen yerde korundu. Sonra Cebrail (as) vasıtasıyla nüzul sebepleri tahtında yirmi üç senede tenzil edilerek tamamlandı” demiştir. Yüce Allah “Nücum yerlerine yemin ederim”4 buyurur. Müfessirler bunu yıldızların doğup battığı ve dolaştığı menziller olarak yorumlamışlardır. Bir kısım müfessirler de “Mevaki-i Nücum” kelimesini Kur’ân’ın peyderpey, yavaş yavaş inzal edilmesi olarak yorumlamışlardır. ‘Nücûm’u Kur’ân ayetleri, ‘mevakii’ de ayetlerin yerleri, iniş mevkileri ve hafızların göğüsleri olarak da yorumlamışlardır. “Kur’ân nücum nücum nazil olarak yirmi üç senede tamamlandı”5 demişlerdir. Peygamberimiz (asm) her Ramazan ayında Cebrail (as) ile o güne kadar nazil olan ayetleri tertip sırasına göre karşılıklı okuyarak “Mukabele” ederlerdi. Son Ramazan ayında her gün iki cüz okunarak iki defa mukabele okunmuş olduğu için Peygamberimiz (asm) “Bu sene benim son senemdir”6 buyurmuşlardır. Ramazan-ı Şerif Kur’ân ayıdır. Bu sebeple meşguliyet alanımız Kur’ân olmalıdır. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri “Ramazan-ı Şerif, Kur’ân-ı Hakîm’in en mühim zaman-ı nüzulü”dür. Kur’ân’ı yeni nâzil oluyor gibi okumak ve dinlemek ve ondaki hitâbât-ı İlâhiyeyi güya geldiği ân-ı nüzulünde dinlemek ve o hitabı Resul-i Ekrem’den (asm) işitiyor gibi dinlemek, belki Hazret-i Cebrâil’den (as) belki Mütekellim-i Ezelî’den dinliyor gibi bir kudsî hâlete mazhar olur. Ve kendisi tercümanlık edip başkasına dinlettirmek ve Kur’ân’ın hikmet-i nüzulünü bir derece göstermektir.”7 buyurur. Ramazan Kur’ân ayı olduğu için bu ayda Kur’ân-ı Kerîmi okuyarak hatim indirmek en değerli ibadettir.

Dipnotlar

  • Bakara Suresi, 2: 185. 3. Vakıa Suresi, 56: 75.
  • Tirmizî, savm, 54; Geylânî, Üç Ayların Fazileti, 82.
  • Bakara Suresi, 2: 185.
  • Vakıa Suresi, 56: 75.
  • Geylânî, Üç Ayların Fazileti, 87.
  • Tecrid-i Sarih Tercümesi, H. No: 1767; Buharî, Menâkıb, 25.
  • Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, 390.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*