Dünya Dönüyor

Yiyecek israfı artıyor

Dünyada her 10 kişiden biri açlıkla mücadele ediyor. Buna rağmen her yıl 1 milyar 300 milyon tonun üzerindeki gıda ya tüketiciye ulaşmadan zayi oluyor ya da israf ediliyor. Tüm yiyeceklerin yaklaşık yüzde 40’ı yenmeden çöpe gidiyor. Bu rakam neredeyse yiyeceklerin yarısının atıldığını gösteriyor.

Bu konuda uzmanların tavsiyelerinden bir kaçı ise, özellikle çabuk bozulacak ürünlerin ne kadar tüketilecek ise o kadar alınması ve arta kalan yiyeceklerin buzdolabı gibi yiyeceklerin bozulmasını önleyen yerlere konularak, tekrar tüketilmesi olarak sıralıyor.

Ayrıca yemek israfı ile ilgili Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, gıda israfının yeni ve hazır gıdaya olan talebin artmasına neden olduğunu belirtirken, üretilen gıdaların yaklaşık üçte birinin israf edildiğini, insanlığın mahsullere ve gıda zincirine zarar verdiğini açıkladı. Guterres, “Tüm sera gazı emisyonlarının üçte birine gıda sistemleri neden oluyor. Biyoçeşitlilik kaybının yüzde 80’ninden de gıda sistemleri sorumlu.” açıklamasını yaptı.

TRT Haber

İnsanlarda görülen ilk mikroplastik

Hollandalı bilim insanları, ilk kez insan kanında küçük plastik parçacıklar (mikroplastik) bulunduğunu saptadı. Amsterdam Özgür Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan testler sonucunda, çalışmaya katılan 22 kişiden 17’sinin kanında mikroplastik tespit edildi. Plastik parçacıklarının ne kadar zararlı olduğu halen tam olarak bilinmiyor ancak araştırmacılardan Prof. Dr. Marja Lamoree, mikroplastiklerin varlığının başlı başına endişe kaynağı olduğunu söylüyor.

Peki, mikroplastik nedir? Mikroplastikler, 5 mm’en daha küçük olan ve çevrede kirliliğe sebep olan, çoğunlukla petrol türevli olup suda çözünmeyen, düzgün şekilli veya şekilsiz polimerik parçacıklara verilen isimdir. Araştırmanın sonuçlarına göre, alınan örneklerin yarısında, çalışmaya katılanların kanında PET plastik tespit edildi. Plastik parçacıklarının bir kısmının plastik şişe kaynaklı olduğu, üçte birinin ise, gıda ambalajı olarak kullanılan polistiren içerdiği belirlendi.

Hollandalı araştırmacıları açıklamalarına göre, “Her sonuç 10 yeni soruyu gündeme getiriyor. Belki insanlar parçacıkları böbrekler yoluyla tekrar salgılarlar. Ayrıca organlara veya çevrelerindeki kılcal damarlara sıkışmaları da mümkündür. 1 yıl içinde insanların kanlarında daha az parçacık bulunup bulunmayacağını görebiliriz.” denilerek, çalışmalara devam edileceği de belirtildi.

BBC Türkçe

Sakura çiçekleri

Son yıllarda özellikle bahar mevsiminin gelmesiyle çiçek açan ağaçların arasında ismi en çok duyulan ağaçlardan birisi de Sakura ağacının çiçekleridir. Sakura, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerinde festivaller düzenlenecek kadar önemli sayılmaktadır. Hatta artık bu çiçeğin aroması ile yapılan kolonya ve deterjan gibi ürünleri de marketlerde görebiliriz.  Peki, bu ağacın önemi nedir?

Sakura ya da diğer ismiyle kiraz çiçeği, Japonya’nın ulusal simgelerinden biri olarak bilinir. İsminin aksine kiraz meyvesiyle hiçbir ilgisi olmayan ağaç, bir süs bitkisidir. Baharın müjdecisi Sakura, yenilenmeyi simgeler. Bu güzel çiçeklerin açtığı dönem Japonya’da kutsal olarak kabul edilir. Sakura açtıktan kısa bir süre sonra, yaklaşık iki hafta içinde, çiçekleri dökülmeye başlar. İnsana her şeyin gelip geçiciliğini, yaşamla ölümün iç içe olduğunu hatırlattığı için de değerli bir çiçek türü olarak görülmektedir.

Japonya’nın büyük bir çoğunluğunda Nisan ayında açmaya başlayan kiraz çiçekleri 1200 yıllık kadim bir tarihe sahiptir. Yaklaşık 200’den fazla çeşidi olan Sakura çiçeği, son yıllarda Japonya dışında birçok ülkede de yetiştirilmektedir.

Haber Türk

Dünyanın en İlginç kütüphanelerinden biri

Japonya’da bulunan Kadokawa Kültür Müzesi içerisinde yer alan raf uçurumlu kütüphane, kitapseverler tarafından ilgiyle ziyaret ediliyor. Raf uçurumu normal bir kütüphane düzeninin aksine labirenti andıran bir inşadır. Müze içerisinde yer alan bu kütüphanede, labirenti andıran ve farklı açılarla inşa edilen 6 duvar müzeyi kütüphanelerden ayırırken, her bir bölüme holler vasıtasıyla erişilebiliyor. Ana bölüm “Book Street” ise “insan beynini” simgeliyor. Kütüphane, 9 ana başlıktaki raf sınıflandırmalarıyla kitapseverleri buluşturuyor.”Edit Town” katının sonunda ulaşılan “Bookshelf Theater” ise artırılmış dikeylik sayesinde kurulan raf uçurumlarıyla “sonsuz kitaplık” hissi okuyucu ya da gezen kişilere verilmeye çalışıyor.

Kütüphanenin de içerisinde bulunduğu müzenin dış görünümünden logar kapaklarına kadar Japon sanatının her bir öğesi incelikle işlenmiş olması, tüm dünyadaki sanatseverlerin oldukça dikkatini çekiyor.

AA

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*