Hayatın İçinden

Kaliteli hayatın sırları

1- Farklı şeyler deneyin

2- Affedin

3- Hoş görün, hatta gülüp geçin

4- Öfkeden uzak durun
5- Çocuklarınızı dikkatle izleyin, dinleyin

6- En iyiyi beklemeyin. En iyiyi hedefleyelim ama bazen iyi ile yetinmeyi de unutmayalım. En azından başlamak için.
7- Şikâyetten vazgeçin
8- “Artık yaşlandım” demeyin. Yaşlanmanın yaşı yok ve her yaşta üretmek, genç ve dinç kalmak mümkün. İşte birkaç örnek: Picasso 90’ında bile tablolar yapıyordu. Tolstoy son eserini 80’li yaşlardan sonra tamamladı. Churchill 80’li yaşlar sonrasında dört ciltlik koca bir kitap yazdı. Rahmetli Demirel 80’inden sonra üniversitelerde öğrencilerle konferans veriyor, anılarını yazıyordu.
9- Yaşlıların kıymetini bilin: Yaşlı insanları takdir etmek ve onların tecrübelerinden faydalanmayı bilmek iyi hayatın en mühim köşe taşlarından biridir.
10- Daha çok sevin: Hayata ilişkin üç mühim ayrıntı var: Kendimiz, aile ve çevremiz, işimiz! Kendini sevmek (dozunda), aileyi ve çevreyi sevmek (her koşulda) ve işi sevmek (olmazsa olmaz) iyi hayatın vazgeçilmez üçlüsüdür.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun iyi hayat için10 mühim tavsiyesi bunlar. ( https://www.hurriyet.com.tr/)

Çocuk eğitiminde üç sır

“Bir çocuğa bir şey öğretmenin sadece üç yolu var: birincisi örnek olmak,  ikincisi örnek olmak, üçüncüsü örnek olmak.”

Nobel Barış Ödülü’nü kazanan hekim ve filozof Albert Schweitzer çocuk eğitimindeki en büyük sırları böyle açıklıyor.

Şefkat evde başlar

Dünyadaki şiddet ve çatışmayı dönüştürmek için, öncelikle kendi evimizde barışı çocuklarımıza göstermeliyiz. Gençleri bunun üzerinde düşünmeye teşvik ediyoruz; bir çocuğu dünyaya getirmeden önce, nasıl ebeveynler olduğunu düşünün. Sevildiğinizi ve değer verildiğinizi hissettiğiniz zamanlar oldu mu? Yoksa haksız yere duyulmadığınız, anlaşılmadığınızı mı hissettiniz? Çoğumuz kendimize “Daha iyi bir ebeveyn olacağım” diye söz versek bile çocukluğumuzda gördüğümüz ebeveynlik halini sürdürürüz,. Ailemizi ve ebeveynlik yaklaşımımızı dönüştürebilmek için bilinçli bir çaba gerekiyor. Savaş ve çatışma dolu geçen yüzyıl boyunca yapılan araştırmalar, sevgi dolu bir aile ilişkisi olan çocukların, bir savaş bölgesinde yaşasalar dahi, çok dirençli olduğunu bulguladı. Sevildiğimizi bilmek, hayatta hepimizin aradığı o anlamı verir ve bizi daha şefkatli bir dünya için değişime motive eder. Dünyayı değiştirmek veya daha şiddetsiz olmak için modelimiz yoksa bu pek mümkün değildir. Tam olarak bu nedenle şefkat evde başlamalı.

 

Dünyanın önde gelen bağlanma temelli ebeveynlik STK’larından Attachment Parenting International  kurucuları Lysa Parker ve Barbara Nicholson’ın yazdığı “Kalpten Bağlı” kitabı üzerine gazeteci Zeynep İşman’ın yaptığı sohbetten bir bölüm…

“Şiddetin bu kadar yaygın olduğu bir dünyada, şefkatli ailenin ve şefkatle çocuk yetiştirmenin önemi nedir?” sorusuna bu cevabı veriyorlar. (www.milliyet.com.tr)

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*