Not Defteri

Medyada Kürtaj Tartışmaları

Geçtiğimiz Mayıs ayında Amerikan Yüksek Mahkemesinin kürtajı yasal hale getiren kanunu iptal etmesi tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Zira bu konuda tüm dünyada ezelî bir fikir ayrılığı var. The Economist dergisi konuyu kapağına taşıdı.

 

FITRAT  FITRÎ OLMAYANI REDDEDER
“Cinsel özgürlük” taraftarı  olanlar için doğum kontrol yöntemleri  rahatlık unsuru olarak kullanılmaktadır. Kürtaj da bu yöntemlerden  biridir. Rahatlık ya da bebeğin cinsiyeti, hastalığı yüzünden “nikâhlı” çiftlerde bile hızla yaygınlaşmaktadır.

Kürtajın resmî yada gayr-î resmi olarak yaygın kullanımda olduğunu kıyasıya yapılan “Yasaklansın-yasaklanmasın!” tartışmalarından anlamak mümkündür. Oysa ki, fıtrî olmayan bu müdahale kadının maddî-manevî sağlığını derinden etkiler. Bugün tıp çevreleri doğmamış bebeğinin hayat hakkını elinden alan annelerin yaşadığı ruhsal ve bedensel çöküntüyü anlatırken uzunca bir liste veriyorlar. Listede ağır depresyondan bağırsak delinmesine varıncaya kadar yok yok…Hangi cinayet karşılıksız kalır ki?

 

FEMİNİST KADINLAR VE  ERKEKLER

“Benim vücudum. Benim kararım. Karışmayın!”
“Yasaklanırsa, merdiven altında sağlıksız koşullarda yapılan operasyonlar kadınların hayatına mal  olabilir. Yasaklamayın!”
Çocuk dünyaya getirmek istemediği için onu rahminden kazıtmak kadınların dehşetli bir kararıdır!  Aslında “cinsel özgürlük ve serbest kürtaj” erkeklerin de işine yarar. Zira sorumluluk almamış olurlar.
Neticede kürtaj cinayettir. Bu karara destek olanlar da suç ortağıdır…  Şuurlu hangi imanlı kadın ve erkek kürtaj taraftarı olabilir ki!

 

CENİN HAKLARI
“Eşref-i mahlûkat” olarak “ahsen-i takvim”de yaratılan insana büyük değer veren dinimizde fıkhen döllenme öğrenildikten sonra hiçbir aşamada (annenin sağlığı ile ilgili tehlike, ölüm riski müstesna) çocuğu düşürmeye ve kürtaja izin verilmez. Ceninin hakları güvence altına alınır!
Evet, bu bedenin asıl sahibi değiliz. Emanet olarak verilen beden elbisesini hakikî Sahibinin rızası dairesinde kullanmak gerekir. Bu ibadettir.  Bununla beraber her bir ibadetin de sayısız hikmetleri  vardır. Kürtajın kadın bedenine verdiği maddî manevî tahribat, bu hikmetlerden ancak bir bölümü olsa gerek!

 

İNSAN HAKLARI RAHİMDEN BAŞLAR!

Sahib-i Hakikimizin isimlerinden biri olan “Rahim” ilgi ve şefkat anlamlarını da içine alır. Ceninin geliştiği ortamın adının da “rahim” olması anne ile bebeği arasındaki ilişkiyi ne güzel  tarif eder!
Şefkat, hayvan annelerini de içine alan geniş bir kanundur. Yılan bile yavrularının hayat hakkı için yumurtalarını güvenli bir yerde saklar! İnsan annelerinin hayvan annelerinden farkı olmalı. Öyle değil mi?

 

HÜLÂSA:
Bediüzzaman Hazretlerinin ahir zamanda İsevilerin de tabi olacağını söylediği “Şeriat-ı Ahmediye” kendi içinde muhteşem bir sistemdir. Sadece dünyada ve ülkemizdeki kürtaj tartışmaları bile bu gerçeği görebilmemiz için yeterlidir.
Zulmün küreselleştiği bir ortamda, insana değer veren bir hukuk  sistemine her geçen gün ihtiyaç artmaktadır.

İnsan hukukunu yücelten bütün değerler İslâm’ın adalet sisteminde mevcuttur!
Zira, dinimizde insan hakları henüz bir ceninken başlar!

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*