Ya Racâ

En güzel isimler Allah’ındır; o isimlerle O’na dua edin.1

Allah (cc), Racâ’dır, Mürtecâ’dır. Yani Cenab-ı Hak bütün canlıların, hayvanâtın, mahlûkatın, kullarının yegâne umududur. Herkes, her derdinde, kederinde, ıstırabında yalnız Cenab-ı Allah’a sığınır, Cenab-ı Allah’tan ümit eder. Umutların tükendiği her noktada, Allah’ın rahmet ve umut kapısı hep açıktır. Allah Kendisine ilticâ edenlere şefkatle ve merhametle yardım eder.

Her zaman ve her yerde, her darlıkta ve her olumsuzlukta mahlûkatının ve kullarının mutlak ümidi olan Cenab-ı Hak, bütün kapıların kapandığı zamanlarda kullarına yeni kapılar açar, yeni çıkış yolları gösterir, ümitsizlere ümit olur. Mü’min, tüm kapılar yüzüne kapansa da, yalnız Allah’tan ummaya devam eder, Allah’tan umudunu hiçbir zaman kesmez.

Gerek Racâ ismi ve gerekse bu ismin iftiâl babından ism-i mef’ûlü olan Mürtecâ ismi, Hazret-i Ali’nin (ra) Peygamber Efendimizden (asm) rivâyet ettiği Cevşenü’l-Kebir’de vârit olmuştur.2 Bu isimler Kur’ân’da fiil halinde ve mânâ itibariyle gelmiştir. 

İlgili âyetlerden bir örnek sunalım:

“Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever. Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? O halde Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.”3

Acziyetini bilen bir kulun Allah’a tevekkül edeceğinden eşsiz bir tesellî bulacağını beyan eden Bediüzzaman, Fâtihâ Sûresindeki “Nestaîn”4 kelimesinin tevekkül mânâsını içerdiğini, bu mukaddes kelimenin dertli kullara tesellî verdiğini ve Allah’ın recâ ve ümit kapısını açık tuttuğunu kaydeder. 5

Bediüzzaman Said Nursî’ye göre, celâlî ve cemâlî isimler vicdana tecellî edince ümit ve korku hâsıl olur.6 Allah’ın emrine muhatap olan insanlar, korku ve ümit ortasında bulunmalıdırlar. Takvâyı umarak Rabbine ibâdet etmesi gereken insan, ibâdetini hiçbir şekilde yeterli saymamalı, ibâdetine itimat etmemeli, dâimâ ibâdetinin artmasına çalışmalıdır.7

Recânın ve ümidin kaynağı hiç şüphesiz îmandır. Recânın ve umudun cemâlî bir tecellî olduğunu8 kaydeden Bediüzzaman Said Nursî, Cenab-ı Hakkın, tesellî isteyen kullarının dâima refîki ve dostu olduğunu, recâ ve umut makamı mâhiyetinde, şefkatini kullarından aslâ esirgemediğini 9 beyan eder.

 

Kaynak: Risale-i Nur’da Esma-i Hüsna/ Yeni Asya Neşriyat

Dipnotlar:

1. A’raf Suresi/170

2. Mecmuâtü’l-Ahzâb, 2: 257.

3. Âl-i İmrân Sûresi: 159, 160.

4. Fâtiha Sûresi: 5.

5. İşârâtü’l-İ’câz, s. 32.

6. Age, s. 66.

7. Age, s. 154.

8. İşârâtü’l-İ’câz, s. 66.

9. Age, s. 32.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir