Selâm

Allah (cc), Selâm’dır. Yani kullarını tehlikelerden sâlim kılan, mahlûkatına esenlik ve selâmet verendir. Cenab-ı Hakkın Kendi Zât-ı Akdesi her türlü eksikliklerden ve noksanlıklardan sâlim ve münezzehtir.
Hz. Ebû Hüreyre’nin (ra) Peygamber Efendimizden (asm) rivâyet ettiği Selâm ismi1 Kur’ân’da da vârittir. Cenab-ı Selâm-ı Bâkî şöyle buyurmaktadır: “O Allah ki, Kendisinden başka İlâh yoktur. Melik’tir, Kuddûs’tür, Selâm’dır.”2
Bediüzzaman’a göre, fırtınalı dünya yüzünün tahrîbâtından ve yıkımından hiçbir şeyini kurtaramayan ve her bir şeyini kaybedip elinden çıkaran insan, bâkî bir esenlik, selâmet ve huzur aramakta, aradığı huzuru da Kur’ân’da bulmaktadır. Çünkü Kur’ân, malını ve nefsini Allah için harcayan her insanın dârü’s-selâm olan ebedî Cennete kavuşacağını müjdelemektedir.3 Bâkî yolunda sarf edilen geçici ömürler, bâkî bir ömre inkılap etmektedir.4 Bediüzzaman’a göre Cenab-ı Hakkın hayatı zâtî ve zarûrî olduğundan ezelî, ebedî, bâkî ve sermedîdir. Mevt ve fenâ, adem ve zevâl hiçbir cihetle Ona ârız olamaz. Cenab-ı Hakkın isimlerinin tek bir cilvesi, fenâya ve zevâle mâruz eşyayı bekâya mazhar etmeye, dağılmaktan kurtarmaya, vücudunu muhafaza etmeye, esenlik ve huzur vermeye kâfidir. Bütün hayır Allah’ın elinde, bütün hasenât Allah’ın defterinde, bütün ihsanlar Allah’ın hazinesindedir. Öyle ise hayır isteyen Allah’tan istemeli, iyilik arzû eden Allah’a yalvarmalıdır.5
Bediüzzaman’a göre insan, ebede uzanıp giden arzuları ve emelleriyle; kâinatı ihâta eden hayalleri ve düşünceleriyle; ebedî bekâyı, saadeti ve cenneti ciddî isteyen himmeti ve istidatlarıyla; hadsiz maksatlara ve isteklere müteveccih fakrı, ihtiyaçları, zaafları ve aczleri ile beraber, hücûmuna maruz kaldığı hadsiz musîbet ve düşmanlarıyla iç içe, gayet kısa bir ömür, gayet dağdağalı bir hayat, gayet perîşan bir maîşet içinde, mütemâdiyen ayrılık ve ölüm belâsı ile ehl-i gaflet için ebedî karanlık kapısı sûretinde görünen kabre ve mezaristana bakmakta ve zâhiren o karanlık kuyusuna atılmaktadır. Kabir böyle bir gaflet ve karanlık içinde gayet dehşetli görünürken, îmân nûruyla, gönlünde birden hadsiz umut kapıları halinde doğan Cenab-ı Hakkın isimleri, nûrânî âhiret âlemine sonsuz kapılar ve pencereler açmakta, insanlığın karanlık dünyasını göz kamaştıran nûrlarla aydınlatmaktadırlar.6

 

Dipnotlar:
1. Tirmizî, Daavât: 86.
2. Haşr Sûresi: 23.
3. Tevbe Sûresi: 111;Yâsin Sûresi: 58.
4. Bediüzzaman Said Nursî/ Sözler
5. Bediüzzaman Said Nursî/ Mektûbât
6. Age
Kaynak: Yeni Asya Neşriyat/ Risale-i Nur’da Esma-i Hüsna

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir