Spor ruhumuzu iyileştiriyor

Spor ve egzersizlerin insana sunduğu faydalar saymakla bitmiyor. Spor, fiziksel gelişime katkı sağladığı gibi, ruhsal ve psikolojik gelişime de iyi geliyor. Spor Psikoloğu ve Life Kinetik Antrenörü Ömer ATEŞ,  sporun psikolojik boyutunu ele alarak tavsiyeler veriyor.

 

Spor psikolojisi nedir? Bu alanı neden tercih ettiniz?

Sporun kişilerin psikolojik gelişimine ve sağlığına olan etkilerini araştıran, kişilerin davranış ve düşüncelerini inceleyen ve bir takım zihinsel tekniklerle sporcuların, antrenörlerin ve yöneticilerin performansını arttırmaya çalışan bilim dalıdır. Tamamen iş birliği ve karşılıklı motivasyona dayalı çalışmaları kapsamaktadır. Spor psikolojisi bilimi, sporculara birçok konu başlığı altında hizmet eder. Motivasyon, özgüven, olumlu ve doğru düşünce, konsantrasyon, stres, duygu, düşünce ve öfke yönetimi, iletişim, zihinsel antrenman, zihinsel oyun plânı, liderlik, takım olmak, rehabilitasyon döneminde destek, kişilik ve karakter gelişimi, hedef belirleme, şöhret yönetimi ve kariyer plânlama gibi.

Bu alanı tercih etmemin sebebi, benim hem sporcu olmamda, hem bu alanın Türkiye’de bilinmemesinden dolayı yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaya çalışmak. Futbol oynarken psikolojik faktörlerin önemini çok iyi kavradım. Ayrıca Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulunda okurken bu görüşüm pekişti. Birçok sporcunun kariyeri kalitesiz antrenörler, yöneticiler ve yanlış tutum gösteren ebeveynler ve menajerler tarafından bitiriliyor. Bu faktörlerin önüne geçmek adına spor psikoloğu oldum. Bunun için ABD’ye gitmek zorunda kaldım. Çünkü 1998 senesinde Türkiye’de spor psikolojisi yüksek lisans programı yoktu. Ancak 5 yıl önce Marmara Üniversitesi spor psikolojisi yüksek lisans programını açtı. Ben de ABD’de dil eğitimi, 2 yıl psikoloji eğitimi aldıktan sonra spor psikolojisi üzerine yüksek lisans yaptım.

 

Spor yaparken psikolojik destek gerekir mi?

Sporda başarılı olabilmek için yetenek, teknik, taktik ve fiziksel unsurlar çok önemlidir fakat maksimum performansa ulaşmak adına bu unsurlar yeterli değildir. Birçok elit sporcu ve takımlar kapasitelerinin altında performans gösterirler, bunun en büyük sebeplerinden birisi de psikolojik destek almamalarıdır. Bu yüzden her sporcunun, antrenörün, yöneticinin hatta sporcu ebeveynlerinin spor psikologlarıyla çalışması gerekmektedir. 14 yıldır Türkiye’de spor psikoloğu olarak çalışmaktayım. Çok üst düzey takımlarla ve sporcularla çalıştım. Bu süreç zarfında birçok gözlem şansım oldu. Mesela, sporda psikolojik destekle ilgili bir takım önyargılar var. Sadece psikolojik sorunları olan psikolojik destek almalı, sadece genç sporcular psikolojik destek almalı, sadece profesyonel sporcular destek almalı, spor psikoloğu ihtiyaç duyulduğu zaman çalışılmalı, spor psikoloğu kısa sürede problem çözer gibi. Bugün dünya da özellikle Amerika’da hemen hemen tüm takımlar spor psikologlarıyla çalışmaktalar. Mesela 2015 senesinde Amerika’da bulunduğum bir spor psikolojisi konferansında beyzbol takımlarının % 85’i spor psikologlarıyla çalıştıklarını beyan etmişler. Kalan % 15’lik kısmında çalıştığını ama beyan etmedikleri bir araştırma sonucunda belirlenmişti.

Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum. Hepimizin bildiği gibi efsane basketbol oyuncusu Michael Jordan’ın belgeseli olan The Last Dance’ı (son dans) birçok kişi seyretmiştir. Bu belgeselin isim babası oyuncu ve antrenör olarak 11 NBA şampiyonluğu kazanan efsane koç Phil Jackson’dur. Kendisi ile 2015 yılında New York’ta yüz yüze 1.5 saat görüşme şansına sahip oldum. Kendisi sporda psikolojik faktörlerin % 50 etkili olduğunu söyledi. Kitabındaki  bir anektodu sizinle paylaşmak istiyorum.

Phil Jackson anlatıyor:  “Michael benim zihnimde, huzur dolu bir savaşçı için en iyi örnek… Her geçen gün, ligdeki her oyuncudan çok daha fazla cezaya tahammül etmek zorunda kalmasına rağmen, çok nadir öfkeleniyor. Bir keresinde baskete giderken Detroit’in uzunları birden karşısına dikilince çok kötü bir şekilde yere çakılmıştı. Ciddi bir sakatlanmaya sebep olabilecek kasıtlı bir hareketti yapılan. Michael’ın öfkeden köpürmesini bekledim. Ama hayır, hiç de öyle olmamıştı. Bir sonraki molada, ona sinirlenip sinirlenmediğini sordum. ‘Hayır, ne yapmaya çalıştıklarını gayet iyi biliyorum ‘ dedi omuz silkerek. “ Bu örnekte de görüldüğü gibi mental destek alan sporcuların bilişsel ve davranışsal özellikleri geliştiği için farklı bir algısal ve davranışsal yaklaşımlar sergileyebiliyorlar.

 

Günlük hayatta sıkça karşılaştığımız stresle başa çıkmada egzersizin etkisi nedir? Hareket ve egzersizin ruhumuza kazandırdığı diğer faydalar nelerdir?

Egzersizin hep fiziksel faydalarından bahsedilir. Son yıllarda egzersizin ve hareketliliğin psikolojik faydaları da konuşulmaya başladı. Ben 1996-1998 yılları arasında Türkiye’nin en büyük fitness şirketinde çok ünlü kişilere fitness eğitmeni olarak hizmet verdim. Aslında kendim düzenli olarak egzersiz yaptığım için zaten psikolojik ve duygusal faydalarını hissediyordum. Bunu çalıştırdığım kişilerde bana söylüyordu. Egzersiz vücutta mutluluk hormonlarını harekete geçirerek psikolojik ve duygusal anlamda fayda sağlamaktadır. Çağımızın en büyük sorunlarının başında stres ve depresyon gelmektedir. O yüzden egzersizi bir terapi gibi önerebilirim. Daha öncede dediğim gibi birçok faydası vardır. Bunlar; depresyon ve kaygıyı azaltır, duygu durumunu iyileştirir, benlik kavramında olumlu değişimler sağlar ve yaşam kalitesini arttırır. (Lundquist, 2011, Spor ve Egzersiz Psikolojisinin Temelleri)

Egzersizin kronik etkileriyle ile ilgili yapılan 2 araştırmada genel olarak haftada 2 ve 4 seans jogging ve gevşeme nefes tekniklerini kullanan 2  grup, 2-4 ay boyunca gözlemlenmiştir. Sonuç olarak katılımcılarda kaygının azaldığı görülmüştür. Özellikle 15 haftaya ulaştığında kaygıda çok fazla düştüğü gözlemlenmiştir. (O’ Connor ve Puetz, 2005, Spor ve Egzersiz Psikolojisinin Temelleri.)

Bluementhal ve arkadaşları (1999) tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada katılımcılar (Klinik düzeyde depresyon tanısı alanlar) seçilerek üç tedavi grubuna (1-haftada 3 kere uzman kontrolünde gerçekleştirilen bir egzersiz programı, 2-ilaç tedavisi (Zoloft), 3-İlaç ve egzersizin kombine edildiği bir tedavi programı) atanmışlardır. 16 haftalık müdahalenin ardından her üç grupta da depresyon düzeyinin anlamlı bir şekilde düştüğü; egzersizin tek başına kullanıldığında diğer iki tedavi yaklaşımı kadar etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. (Spor ve Egzersiz Psikolojisinin Temelleri)

 

Life Kitetik nedir? Beyin gücümüzle vücudumuza artı değerler katabilir miyiz?

Egzersizi hayatının parçası haline getirmek isteyenlere ne tavsiye edersiniz? 

Röportajın devamını Bizim Aile Temmuz sayımızdan okuyabilirsiniz.

Abone olmak için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir