Çocuk Eğitimi

Çocuk terbiyesi ve şefkat

Cenab-ı Hak her şey için bir noktayı kemal tayin etmiştir.  İnsanın da kemal noktası kamil insan olmaktır. Ve onu da elde etmek için o şeye bir meyil vermiştir. İşte bu meyil de şefkattir. İnsanın kamil insan konumuna ulaşması için belli gelişim aşamalarını yaşaması gerekmektedir. Bu gelişim aşamalarından en önemlisi çocukluk devresidir. Bu devrede de üzerinde durulması gereken konu çocuk terbiyesidir.

Peki çocuk terbiyesinde şefkat neden önemlidir? Ebeveynler olarak çocuklara nasıl yaklaşmamız gerekir?

Bir çiftçiye bakarsak; tohumu eker, suyunu gübresini verir ve sabırla bekler. Sürekli  tohumun yanına gidip  “Hadi çık, hadi çık” demez veya “Niye yaprakların böyle eğri büğrü yamuk yumuk çıktı” demez. Aksine tohumun büyümesinde bir eğrilik varsa yanına bir çubuk diker, yapraklarını, dallarını o çubuğun etrafına dolar. Yani aslında  “Doğru olan bu. Sen de buna bak hizaya gel” demektedir.

Bizler de ebeveyn olarak bu konumda olmalıyız. Çocuklarımıza doğruyu gösteren rehberi ellerine vermeli, bunun için olması gereken müspet ortamı hazırlamalıyız.

İnsan gelişimine baktığımız zaman, çocuk önce sırt üstü yatar, belirli bir aydan sonra sağa sola döner,  sonra emekler, sonra yürüme hamleleri yapar. Bir düşer, iki düşer, üçüncüde ayağa kalkar ve yürür. Her düşmesinde ebeveyni onu cezalandırıp kızarsa o çocuk bir daha yürümez. Çünkü onun dünyasında yürümek demek ceza almak demektir. Bu süreçte yapmamız gereken şefkat ve merhametle muameledir.

Çocuk bir yanlış yaptığı zaman “Tamam evladım bu normal. Böyle olabilir. İnşallah daha güzeli olacak” ya da “Ben de aynısını yapmıştım, zamanla daha iyisini yapacaksın” gibi motive edici sözlerle çocuğumuzu motive etmemiz gerekmektedir.

Çocuklarımız eline aldığı bir maddenin cam mı plastik mi demir mi olduğunu dokunarak, elleyerek, yere atarak, belki kırarak öğrenecek. Ve yere attığında hepsinden farklı sesler çıktığını görecek. Camın kırıldığını bilecek, plastiğin yamulduğunu, demirin kırılmadığını… Çünkü çocuklarımız bu dünyaya yeni geldi. Ve tanımaya çalışması da takdir edersiniz ki oldukça normal. Fakat bizler ebeveyn olarak hayır dokunma, elleme deyip sürekli onlara  engel olursak istidâdları inkişaf etmeyecek, içine dönük, bir şeye teşebbüs ederken korkup panik yapar hale geleceklerdir. Oysa eğitim tedricidir, aşamalıdır. Hata yapa yapa doğruya ulaşılır. Evet çocuklarımız hata da yapacak yanlış da… Biz ebeveynler olarak bu aşamaların hepsinde onun yanında birer rehber olarak yerimizi alacağız. Yaptığı hatanın hata olduğunu gösterip doğrusunu öğreteceğiz.  Cenab-ı Hak hatasız olmamızı isteseydi günah kavramını yaratmazdı.

Cenab-ı Hak 114 surenin başında besmeleyle önce rahman ve rahim oluşunu nazara vermektedir. Mana olarak bize manen şöyle diyor. “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” yani; Ey kullarım Benim hakkımdaki zannınız şöyle olsun; Ben Rahman ve Rahim bir yaratıcıyım.

Cenab-ı Hak önce kendini tanıtmaktadır. Ben merhametliyim, şefkatliyim demektedir. Akabinde ise terbiye süreci gelmektedir. Yani namazdan, oruçtan, zekattan, muamelattan bahsetmeden önce vasıflarını bize anlatmaktadır.  Cenab-ı Hak burada aslında terbiye konumunda olan bizlere ders vermektedir; yani anneler, babalar, öğretmenler, müdebbirler terbiyenin olmazsa olmazı gereken 2 sıfat var: Şefkat ve merhamet.

Ebeveynler olarak evlatlarımızın gelişim sürecinde onlara şefkatle ve merhametle yaklaşmalı, birer doğru rehber olmalıyız.

 

Esmanur Şeker

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*