Diğer

Üç aylarda neler yapalım?

Öncelikle ibadet performansımızı hiç düşürmeyelim. Varsa eksiklerimiz, onları tamamlayalım. Namaz veya oruç kazamız varsa mesela; mutlaka plânlayalım. Bir plânlama ve niyet yeter. Allah tamamlamak için güç verir inşallah. Bundan emin olalım. Üç aylar birer ibadet ve rahmet ayıdır. Bu aylarda Allah’ın huzurunda oluş daha sık hatırlanır.

Bu aylarda yine hatırlanır ki: Dünya geçici bir handır. Zaman, âhirete ve ebediyete doğru hızla akıp gidiyor. Bir gün dünya hayatı, acısıyla tatlısıyla son bulacak. Dünya bel bağlamaya değmez. Deni dünyanın, ibadetleri aksatacak değerde bir hatırı yoktur! Günah işlemeye değer bir yanı yoktur! Dostlara yanlış yapacak bir genişliği yoktur. Bugün bir dosta yanlış yapıyorsunuz; yarın karşınıza çıkıyor. Bugün bir günah işliyorsunuz; yarın burnunuzdan geliyor. Bugün bir ibadeti aksatıyorsunuz; aslında birçok lütuftan, feyizden, rahmetten ve bereketten mahrum kalıyorsunuz. İnsan genelde hayat sürüp giderken bunların farkına varamıyor. Veya farkına varması için bir muhasebe, bir iç denetim, bir içe dönüş gerekiyor.

İşte bunu bize üç aylar sağlıyor. Aksattığımız ibadetleri görüyoruz; kaza yapmamız gerektiğine kendimizi ikna ediyoruz. Bu önemli bir adımdır. Zamanımızı daha çok namaz ve oruç ibadetine, daha çok zikre ve fikre, daha çok evrada, ezkâra ve tefekküre, ezkâr ve tefekkür kesbi için de daha çok Risale-i Nur okumaya tahsis etmemiz gerektiğini anlıyoruz.

Üç ayları oruçlu geçiren bahtiyar insanlar çoktur etrafımızda. Bu aylarda geceleri kaza veya nafile namazlarını yoğunlaştıran, kandil gecelerinde ibadetlerini artıran; mümkünse kandil gecelerini uyanık geçiren mü’minler çoktur.

Kur’ân okunur bu aylarda. Hatimler indirilir. Fert fert, cemaat cemaat. Mukabeleler yapılır. İndirilen hatimler Peygamberlerin (as), salihlerin, alimlerin ve isimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş, bir Fatiha okuyacak kimseleri kalmamış mü’minlerin ruhlarına ithaf edilir. Zekâtlar çoğunlukla bu aylarda verilir. Sadakalar artırılır. Hayır müesseseleri daha çok bu aylarda hatırlanır ve hatırı sayılır yardımlar bu aylarda yapılır. Allah’ın bir makbul ziynet olarak üzerimizde görmek istediği güzel ahlâk (ahlâk-ı hamide) daha çok bu aylarda yaşanır.

Bizi Ramazan’a ulaştır

Bu aylarda hayır ve hasenat artırılır. Bu üç ay, yılın diğer dokuz ayında birer model alınır. Üç aylarda mübarek gecelerin de bulunması, bu ayların mü’minin nezdindeki ehemmiyetini artırıyor. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaib Gecesidir. Keza Recep’in yirmi yedinci gecesi Miraç Gecesidir.

Şaban ayının on beşinci gecesi Berat Gecesidir. Nihayet Ramazan gecelerinden bir gece Kadir Gecesidir ve bu gece bin aydan hayırlıdır. Bu rahmet geceleri mü’minin ruhunda infilaklara, kalbinde inkılâplara vesile olacak niteliktedir.

Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) Recep ayına geldikleri zaman şöyle dua ederlerdi: “Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”

Hz. Aişe (ra) anlatıyor: “Allah Resulünün (asm) en çok nafile oruç tuttuğu ay Şaban ayı idi. Efendimize (asm) sordum: “Ey Allah’ın Resulü! Şaban ayında çok oruç tutmanızın hikmeti nedir?”

Allah Resulü (asm):

“Ey Âişe! Azrail’e bu ayda, öleceklerin listesi verilir. İstemez miyim ki, ismim ben oruçlu iken Azrail’e verilsin?”

Nihayet; üç ayların sonuncusunda ibadetlerin kutbu ve zirvesi Ramazan Orucu tutulur. Peygamber Efendimiz’in (asm) müjdesiyle, Ramazan orucunu inanarak ve karşılığını sırf Allah’tan umarak tutanların geçmiş günahları bağışlanır.

Bizim gibi günahkâr bir ümmet için herhalde en heyecan verici müjde, geçmiş günahların bağışlanmasını netice veren bir büyük ibadete erişmek olsa gerektir.

Üç aylar güzel bir fırsattır; değerlendirelim.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*