“Gönül sandıklarını birlikte dolduralım.”

Erdem Kültür Ahlâk ve Dayanışma Derneği Başkanı ve Proje Koordinatörü Ayşe Şirin ile “Çe­yiziniz Hazır Mı?” Evliliğe Hazırlık Eğitim Projesi üzerine konuştuk.

“Çeyiziniz Hazır Mı?” nasıl bir proje?

İsmiyle de mesaj veren projemiz, derneğimizin hayata geçirdiği ilk proje olmasıyla da bizim için çok özel ve anlamlı. Hayatın içinden çıkmış bir proje ol­ması bakımından da çok önemli. Biz, kadınlara yö­nelik çalışma yapan, hedef kitlesi kadınlardan olu­şan bir kurumuz. Bir gün, çay sohbeti sırasında, bel­li yaşlara gelmiş, çoluk çocuğu olan annelerle birlik­te birkaç kez “Şimdiki aklım olsaydı, şöyle yapmaz­dım” ifadesini kullandığımızı fark ettik. Sonra de­dik ki, “öyle bir çalışma yapalım ki gençler bizim ya­şımıza geldiklerinde, evliliklerinde belli bir yılı geri­de bıraktıklarında, bizim gibi demesinler.” Hepimiz oturduk keşkelerimizi masaya yatırdık ve akabinde projemiz ortaya çıktı. Bu projede 14. yılımızı geride bıraktık. Bu zaman zarfında yenilendik, projemizi sürekli revize ettik. İhtiyaçlar ve talepler doğrultu­sunda başlıklar ekledik. Tabiî ki adı çeyiz olduğu için özellikle isminin de bir karşılığı olsun istedik. Çünkü biliyorsunuz bizim kültürümüzde çeyiz çok önem­li bir unsur. Biz de katılımcı gençlerimize diyoruz ki, “çeyiz sandığınızı anneleriniz düşünür, gelin gönül sandıklarınızı birlikte dolduralım.”

Bu eğitim projesinin içeriğinden bahsedebilir miyiz?

İletişim ağırlıklı bir eğitim müfredatımız var. Onun haricinde sağlık konuları, kişisel bakım, hij­yen, kadın doğum, ev ekonomisi, dekorasyon, afet eğitimi gibi başlıklarımız da var. Bizim hedefimiz evlenecek bir genç kızın veya yeni evlenmiş bir genç hanımın, evlilik hayatı boyunca ihtiyacı olabilecek her konuda bir farkındalık oluşturmak. Yaşadığımız çağda bilgiye ulaşmak çok kolay. Ama biz özellikle gönül diliyle eğitim taraftarıyız. O yüzden gruplar oluşturup, bu eğitimleri birlikte almanın önemli ol­duğunu düşünerek bu çalışmayı başlattık. Ev eko­nomisi dersimizde israf konusuna özellikle değin­meye çalışıyoruz. Eğitimlerimiz içerisinde çok da böyle toz pembe, pembe panjurlu ev hayalleri çiz­miyoruz. Dediğim gibi hayatın içinden bir proje ol­duğu için, evliliği sadece mutlu olmaya endeksle­yen bir düşünceden gençlerimizi kurtarmaya çalı­şıyoruz. Çok büyük hayallerle, güzel düşüncelerle kurulan evlilikler çok kısa sürede sonlanabiliyor. O yüzden kendi imkanlarımızla, evlilik hayatına ger­çekçi olarak bakılması gerektiği konusuyla bilinç oluşturmaya çalışıyoruz.

Eğitimler kimler tarafından veriliyor?

Kesinlikle alanında uzman eğitmenlerimizle çalışmak gibi bir hassasiyetimiz var. Ancak alanında uzmanlığı, aynı zamanda hayatın içindeki güzel örnekleri uygulamalarını da çok önemsiyoruz. O yüzden yıllardır değişmeyen bir eğitmen kadromuz var. Örnek vermek istiyorum; mesela ev ekonomisi dersleri için kız meslek liselerinde hocalık yapan eğitmenlerimiz var. Ama ben hocalarımızdan özellikle şunu istiyorum, iki tane üç tane çocuğu olacak, evinde kayınvalidesine bakıyor olacak ve bunun içinde o hayatın, o evin ekonomisini, evindeki düzenini, güzel örnekliği bizzat hayatında yaşamış olacak. Yoksa bir tek teorik bilgiyi anlatmak değil derdimiz. Hayatın içindeki güzel örneklikten kastım bu. Bu anlamda eğitmenlerimizin uzmanlığı konusunda içimiz, gönlümüz çok rahat bir şekilde katılımcılarımızı bir araya getiriyoruz. Program sonlarında ise katılımcılara ‘Çeyizim Hazır’ sertifikası veriyoruz ve ‘baş köşeye bunu koymalısınız’ diye ifade ediyoruz.

Bu güzel projeye talepler nasıl?

Hedef kitlemiz bekâr genç kızlarımız. Öncelikli olarak onların katılmasını arzu ediyoruz. Ama evli hanımlardan daha çok talep geliyor. Onlar için de yeni dönemde kayıt alıyoruz ve yedek bir liste yapıyoruz. Güzel geri dönüşümler alıyoruz. Yıllardır yürüttüğümüz projede birçok genç kızımızın, nişan, düğün, evlilik ve sonrasındaki hayatlarına da şahitlik ediyoruz.

Katılımcılarla gönül bağı kuruyoruz

Hocalarımızla, eğitmenlerimizle gönül bağını kurmanın da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Eğitime gelen konuşmacının, katılımcıların haliyle hallenmesi mühim. Aynı zamanda ortamdaki güzel sinerjiye de dahil olmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bizim projemizin farklı bir enerjisi olduğuna inanıyorum. Oraya gelen arkadaşlarımızla beraber zaman geçiriyoruz, çay içiyoruz, aralarda yemek yiyoruz. Bu anlamda birlikte, yan yana olmak, o bağı yakalamak bizim için çok değerli. 9-10 haftalık eğitim programımız bittikten sonra, evliliğinde problem yaşayan bir kardeşimizin, takıldığı, kafasının karıştığı anda telefon açıp veya buraya gelip danışabileceği, sıkıntısını paylaşabileceği ablaları ve hocaları oluyor. Dertleri sıkıntılara bir çözüm üretmek adına kafa yorduğumuz, gerekirse beraber gülüp, beraber ağladığımız bir ortam oluşturuyoruz. Ailede huzur en büyük derdimiz. Bu konuda elimizden geleni ortaya koymaya çalışıyoruz. Sonuçlar Rabbimin elinde. Her yeni grupta, her yeni programda, aynı duayı ediyoruz; hayırlara vesile olsun inşallah.

Not: Proje hakkındaki detaylı bilgilere, derneğin sitesinden ve iletişim numaralarından ulaşabilirsiniz.

Erdem Kültür Ahlak ve Dayanışma Derneği

545 365 44 88 | 212 428 37 57

iletisim@erdemder.org | www.erdemder.org

Röportaj: Hatice Sena Ağaçkesen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir