“Bizim dinimiz şefkat dinidir!”

Lihyanoğulları izlerini sürüp buldukları on sahabe ile zorlu bir çarpışma neticesinde hayatta kalan üç Sahabeyi, ellerindeki yayların kirişleri ile bağladılar. Ve sürükleye sürükleye Mekke’ye götürmeye başladılar. Fakat üç Sahabeden bir tanesi olan Hz. Abdullah bin Târık (ra) Mekke’ye gitmeye razı olmadı. Ellerindeki bağı kopararak müşriklere tekrar saldırdı. Fakat müşrikler onu da orada taşlayarak şehid ettiler.

Geride Hz. Hubeyb bin Adiy (ra) ve Hz. Zeyd bin Desinne (ra) kalmıştı. Resulullah’ın (asm) verdiği keşif vazifesini yapmaya imkan buluruz ümidiyle sabrettiler, müşrikler ile beraber Mekke’ye vardılar.

Mekkeli müşrikler Bedir ve Uhud Savaşı’nın intikam hırsıyla, Sahabeleri satın aldı. Fakat öldürmeyi yasakladıkları aylar girmiş olduğundan, onları evlerinin bodrumuna hapsederek, yasak aylar bitene kadar orada beklettiler.

Hz. Hubeyb bin Adiy’in (ra) hapsedildiği evde bulunan, daha sonradan Müslüman olan cariye Mâviye anlatıyor:

“Hubeyb’i bodrum kata hapsettiler. Fakat ben ondan daha hayırlı bir esir görmedim. Ne zaman baksam ya namaz kılıyor, ya Kur’ân okuyordu. Hapsedildiği hücrede bizim görmediğimiz yiyeceklerle beslettiriliyordu. Demek Allah ona rızık veriyordu. Bir gün ona bir isteği olup olmadığını sordum.

Bana:“Beni öldürecekleri gün yaklaştığında, mutlaka haber ver” dedi.

Öldürüleceği gün yaklaştığında ona gidip haber verdim. Fakat öldürüleceğini duyduğu halde yüzünde en ufak bir korku görünmüyordu. Hayret ettim. Benden vücut temizliği yapmak için bir ustura istedi. Ben de çocuğuma usturayı vererek yanına gönderdim. Fakat gönderdiğim anda içime bir korku düştü. Elindeki ustura ile çocuğuma bir şey yapabilirdi. Arkasından koşup çocuğuma baktım.

Hz. Hubeyb (ra) çocuğumu dizine oturtmuş, onunla muhabbet ediyordu. Beni görünce bana dönerek şunları söyledi:

“Bu çocuğu öldüreceğimden mi korkuyorsun? Bizim dinimiz şefkat dinidir. Böyle bir zulme müsaade etmez.”

Devamı gelecek…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir