Erkekler de örer, hem de nasıl güzel örer

Çocuğunuzun tercih ettiği oyun ve oyuncaklar sizi de bazen endişelendiriyor mu? Özellikle bizim toplumumuzda kız ve erkek çocuklarının oynayacağı bazı oyun ve oyuncakların belirli ve birbirinden farklı olması gerektiği yönünde derin bir algı söz konusu. Örneğin kız çocukları mutfak eşyalarıyla, bebeklerle oynarken, erkek çocukları ise kızlardan farklı olarak top, araba gibi oyuncaklarla oynamalı. Durum böyle iken doğal olarak bunun tam tersinin gerçekleşmesi de anormal bir durummuş gibi algılanabiliyor. Oysa bu gibi ayrımlar yaparak çocuklarımızın en değerlisi olan, onlara has kalan ve özgür oldukları tek alan olan oyunlarını bile kısıtlamış oluyoruz.

Özellikle 0-3 yaş arasında çocuklarımızın karma oyuncaklarla oynamasına fırsat sunmalıyız.

Çünkü bu dönemde cinsiyete ait belirtiler pek azdır ve her iki cinsiyet de benzer özellikler sergiler. Bu yüzden bebeğimize, iki cinse özelleşmiş varsaydığımız (erkeklere araba, kızlara bebek) oyuncakları ayırmaksızın sunmalıyız. Zaman ilerledikçe çocuğumuzun hangisini tercih edeceği de net bir şekilde belli olacaktır.

Bu çocuk ileriki yaşamında hayatın bütününü karşı cinsten çok daha farklı boyutlarda yaşayacak zaten. Bırakın şimdi dileğince kursun, bozsun, oynasın. Ama yeter ki oynasın! Oynasın ki gelecekte karşı cinsle kuracağı hayatta şimdilerde oynadığı oyunları ona rehber olsun. Ön hazırlık olsun. Zamanı gelince de kendi cinsiyetine ait rolleri muhakkak sergileyecektir. Lakin güzelim çocuklukları henüz çekip gitmemişken bırakalım erkekler de kek yapsın, bebek sallasın; kızlar da araba yarıştırsın, maç yapsın…

Altın tavsiye: Yanlış anlaşılmasın burada çocuğa cinsiyet yönünde bir tercihten değil, oyuncak ve oyun materyali yönünde bir tercihten bahsetmekteyiz. Keza kişinin cinsel tercihinin de, çocukluk döneminde hangi oyuncaklarla oynadığıyla ya da hangi kostüm ve kıyafeti giymek istediğiyle bir ilgisi yoktur. Bu yüzden çocuğumuzu, oyun veya oyuncak seçimleriyle yargılamak hakkımız değil. Zaten anne baba olarak da görevimiz bu değil…

Altın söz: Çocuklarınızın oyunlarına katılın; zira onların oyun arkadaşları meleklerdir.  Hz. Muhammed (asm)

Altın oyun: Velhasıl kelam, kim demiş kızlar araba yarıştırmaktan; erkekler ise ince işten, örgüden ne anlar diye? Anlar, anlar, bal gibi de anlar. Hatta âlâsını bile yaparlar efendim! Öncelikle daire şeklinde kestiğimiz karton parçasını 8 eş parça olacak şekilde işaretliyoruz. İşaretlediğimiz 8 noktayı iyice belirginleştirelim ki, boş olan noktayı çocuğumuz daha rahat algılasın. İşaretlediğimiz noktaları dairenin merkezine doğru yarımşar santim keselim. Ardından dairenin tam orta noktasını kalemle delelim.

İşte geldik iplere! İstediğimiz renkte (ilk etapta çocuğun algılamasını kolaylaştırmak için 7 farklı renkte olması daha iyi) ipleri birleştirip bir ucundan düğümleyelim. İplerinizin ince olmamasına da dikkat etmelisiniz. İp ne kadar ince ise etkinliğin süresi o kadar uzadığı için çocuklar yorulup pes edebilir.

Şimdi de haydi parçaları birleştirmeye! Bir ucuna düğüm attığımız ipi dairenin ortasındaki delikten geçirelim. Ardından iplerin her birini dairenin kestiğimiz kenarlarına sıkıştıralım. Şimdi ise erkekler de örer, hem de nasıl güzel örer görelim bakalım! Boşluk kalan nokta bize baksın. İpleri boşluktan başlayarak saat yönünde tekerleme gibi sayacağız ki çocuğumuz kolay öğrensin; “Boş-1-2-3-Çıkar-Tak.”

Bu işlemi daha da ayrıntılı anlatacak olursak; boşluğu kendimizden tarafta tutuyoruz, boşluktan itibaren saat yönünde “Boş-1-2-3” şeklinde sayıyoruz, 3. ipimizi çıkartıyoruz ve boşluğa takıyoruz.

Her seferinde yeni boşluğu kendimize çevirerek aynı işlemi tekrarlıyoruz. Çocuğumuzun bileğine uygun halde olduğunda ise sıkıştırdığımız ipleri çıkarıp o ucu da düğümlüyoruz. Herkesin el emeği, göz nuru bilekliği hayırlı olsun!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir