Nedir bu DUBG?

Başlığı okuduğunuzda bunun editöryal bir hata olduğunu, aslında PUBG yazmak istediğimi düşünebilirsiniz.Ben de bu kavramı arama motoruna yazdığımda “Bunu mu demek istediniz: PUBG” ile karşılaştım. Muhtemelen ilk defa duyduğunuz bu kavram; Uzm. Gelişim Psikologu Sinem Özen Canbolat’ın geliştirdiği bir uyutma yöntemini ifade ediyor. Açılımı:  Destekli Uyku Beceri Gelişimi. Daha önce yazdığım “Nedir bu uyku eğitimi?” başlıklı yazıyı okuduysanız bu konudaki kanaatlerimi hatırlıyorsunuzdur. Genel olarak şiddetsiz, şefkatli, bağlanma odaklı, doğal bir ebeveynlik yaklaşımı benimsemiş biri olarak katı tutumlu uyku eğitimlerini doğru bulmadığımı ifade etmiştim. Bu düşüncem devam etmekle birlikte güncellenen birtakım düşüncelerimi sizle paylaşmak ve size bir kitap tavsiyesinde bulunmak için karşınızdayım bu ay. Ama önce bu süreci nasıl yaşadığımı kısaca anlatayım.

2 ay önce büyüme atağı hakkında yazmıştım. O ataklardan sonra köpek dişi çıkarma huzursuzluğu, hastalık gibi başka kriz zamanları daha geçirdik. Bütün bunların verdiği yorgunluk bir yana çocuğumu uyutma konusunda artık çok zorlanmaya başlamıştım. Doğduğundan beri hiçbir konuda çocuğuma bir şey dayatmamıştım. Şu kadar emmeli, bu kadar saat uyumalı, şu saatte uyuyup bu saatte uyanmalı gibi bir düşüncem hiç olmamıştı. Çünkü çocuğumda herhangi bir konuda bir eksiklik, gelişim bozukluğu vs de yoktu.  Çok kilolu değildi ama gelişimi normaldi, çok fazla uyumuyordu ama enerjisi yerindeydi gibi. Bu gibi konularda kaygısız hatta başkalarının fazla rahat olarak gördüğü tutumumu doğal ebeveynlik anlayışıma borçluydum. Ve bundan da hiç pişman olmadım. Ne var ki çocuğum artık büyüyordu ve giderek bağımsızlaşıyordu. Bebekliğindeki kadar bakıma muhtaç olmamakla birlikte, iradesi güçlendikçe ona sunulan /sunulması gereken yardım ve destek de ters orantılı şekilde azalmalıydı. Çocuğu gelişimi ve ihtiyacı ölçüsünde sınırlandırmaya başlamak terbiyede önemli bir nokta olduğu gibi aslında çocuğun kendini daha güvende hissetmesi için yani güvenli bağlanma için de gerekliydi. Öte yandan çocuğum sağlıklı şekilde bağımsızlaşsın diye ona hemen her fırsatı sunmaya çalışıyordum; fakat uyku konusunda yapabileceğim bir şey olduğunu sanmıyordum. Kendi kendine sakinleşme ve uykuya dalma becerisini çok daha sonraları kazanılabilecek bir beceri olarak görüp bu konuda adım atmam gerektiğini, atabileceğimi hiç düşünmüyordum. Ancak uzun saatler süren çocuğumu uyutma çabalarımın beni de artık çok yorduğunu, yavaş yavaş tükettiğini fark ediyordum. Artık akşam saatlerim bana ait değildi; ama ne yapabilirdim ki? Benim çocuğum böyleydi ve ben bir anne, fedakâr bir anne olarak buna sabretmekten yanaydım tabii ki de. Ben gereksiz yere böyle bir misyon yüklenmişken birden hiç beklemediğim şey oldu. Birkaç kere çocuğum kendi kendine uyudu. Ben hiçbir şey yapmadığım, onu zorlamadığım ve hatta bunu beklemediğim halde. “Nasıl, zamanı gelmiş olabilir mi yani?” diye düşünüp araştırdığımda aslında çok daha öncesinde bile çocuğumu bu beceriyi kazanması için destekleme fırsatımın olduğunu ama benim bunu gözden kaçırdığımı fark ettim. Sonraki süreçte yaptığım araştırmalar ve karşılaştığım bazı uzmanlar bu konuda müthiş bir aydınlanma yaşamama sebep oldu.

 

Yazının devamını Bizim Aile dergisi Eylül sayısından okuyabilirsiniz.

 

Kitap: Uyku, Güvenli Bağlanma ve Bebeğiniz (0-36 ay) / Uzm. Gelişim Psikologu Sinem Özen Canbolat

İnstagram: yeoynauyu , nyxuyku

Spotify: benzersizyolculuk programı

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir